Ahmet Takan, Öcalan'ın Kandil'e yazdığı mektupları yayınladı

Ahmet Takan bugünkü köşe yazısında bölücü terör örgütü PKK'ya Abdullah Öcalan'dan silah bırakma çağrısı yapılmasını şu sözlerle eleştirerek, yakın zamanda sınırdan yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan PKK’lı  teröristin üzerinden çıktığını belirttiği Öcalan mektupları ile ilgili notları gözler önüne serdi:

“Çözüm sürecinde Kandil-İmralı arasında pazarlıklar”  şeklinde. Haklısınız! O kadar yalanın içinde bunun ne olduğunu sormak bile ayrıntı olarak kaldı.

Amaa!.. Şimdi tam sırası. Bebek katili ile kanlı Kandil çetesi arasında gidip gelen mektupları bir görün. Ondan sonra isterseniz  “şanlı çekilişten”  sonra tezgahlanan Dolmabahçe dolmasını yutun.
 
 
Ahmet Takan "Terörist mektubu görülmüştür!.." başlıklı köşe yazısında söz konusu mektubun 3 ana gündemi olduğunu belirterek bunları şöyle sıralıyor:
 
“1-Çekilme olmayacak. 2-Silahsızlanma intihar olur. 3-Çözüm için demokratik ulus şartı.”
 
Ve ekliyor:
 
Öcalan mektuplarında, hükümetin istediği terör örgütü mensuplarının yurt dışına çekilme şartını anlamsız bularak bölge halkının öz savunma güçlerini süratle tamamlayarak, kaderleri için savaşmaya hazır olmaları istiyor.

Bebek katili, hükümetten istediği çözüm projelerinin yasal ve anayasal güvenceye alınmadan, teröristlerin tüm güçleriyle özgürlük hamlesi yapacak şekilde aktif olarak hazır olmaları talimatını veriyor.

Terörist başı, Kürt sorununun sadece Türkiye ile ilgili olmadığını Irak, İran ve Suriye Kürtlerinin bütün olarak düşünülmesini istiyor. Ayrıca sınır güvenliğinin azaltılarak bölgedeki halkların bir an önce birbirleriyle entegre olması talimatını veriyor.
 
Terörist başı Öcalan’a ait olan mektuplarda, AKP’nin reform diye çıkardığı yasaların aylar önce Öcalan tarafından İmralı’da hazırlanarak, AKP’den çıkartması için istediği yasalar olduğu ortaya çıkıyor. 
 
İşte Öcalan’ın mektuplarından ortalığı karıştıracak ayrıntılar:

1- MİT’e yasal statü verilmeli

Öcalan, MİT’le görüşmelerin artık diyalog aşamasından müzakere aşamasına geçtiğini belirtiyor. Çıkartılacak kanunla MİT’in müzakere görüşmelerinde yasal sorumluluktan uzak tutulmasının kendi isteklerinin yerine getirilmesinde önemli olduğunu söylüyor.
 

2- Jandarma hükümete bağlanmalı

 
Öcalan, terör örgütü mensupları için tehlikeli gördüğü Jandarmanın siyasi iradeye bağlanarak güvenlik komisyonlarının oluşturulmasını ve teröristlerin güvenliği için bölgede yeni bir demokratik güvenlik anlayışına geçilmesini istiyor.
 

3- Çözüm çerçeve yasası

 
Öcalan’ın, baştan beri ısrar ettiği ve çıkartılmamasını büyük bir eksiklik ve hata olarak gördüğü ‘Çözüm Çerçeve Yasası’ talebi, 16 Temmuz 2014 Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanunla giderilmiş olmuş.
 
 
"Yakalanan teröristin üzerinde bulunan mektuplarda Öcalan’ın birçok konudaki istek ve talimatı ortaya çıktı"   diyen Ahmet Takan bunları da şöyle sıralıyor:
 
MİT’e Kapsamlı Müzakereler İçin Yasal Statü Kazandırılması; Öcalan, 2009’da MİT’le girilen diyalog sürecinde alınan kararların resmi bağlayıcılığın olmadığı gerekçesiyle yazılı müzakere aşamasına geçilmesini istiyor. MİT ile yürütülecek bu müzakere sürecinde alınacak yazılı kararlarda MİT’in herhangi bir yasal sorumluluğunun olmaması için de 26 Nisan 2014 tarihinde çıkartılan MİT yasasının hemen çıkartılıp MİT’in yasal sorumluluktan kurtarılmasını istiyor. Öcalan, çıkartılacak yasayla MİT’in ’etkisiz ve yetkisiz’ olma durumunun son bulacağını düşünüyor.
 
Bölgede yeni bir demokratik güvenlik anlayışının benimsenmesi; Öcalan müzakere sürecinde kurulacak ‘güvenlik komisyonları’ ile bölgede teröristle mücadele eden özellikle özel kuvvet birlikleri, jandarma ve köy korucularının örgüt mensuplarının güvenliği için yeni bir demokratik güvenlik yapılanmasına gidilmesini istiyor. Bu aşamada İçişleri’ne bağlanacak Jandarmanın da tamamen siyasi iradenin kontrolüne geçmesini öneriyor.
 
Ahmet Takan yazısının devamında ise şu ifadeleri kullanıyor:
 

Öcalan vites büyüttü:“100 bin gerilla”...


Yakalanan PKK’lının üzerinden çıkan Kandil mektuplarında, Öcalan, AKP’ye yardımcı olunmasını ve bundan sonra da özerklik için her an aktif hale geçecek 100 bin kişilik silahlı bir gücün hazır olması talimatını veriyor. Terörist başı ayrıca, örgütten Hükümete karşı sorun teşkil edebilecek tüm unsurlara karşı AKP ile birlikte hareket edilmesini istiyor. Güneydoğu’da sivil toplum kuruluşlarına ait, vakıf, dernek, etüt merkezi, okuma salonu, dershane ne varsa bunlara karşı hükümetin mücadelesinde destek olunmasını istiyor.

Öcalan, İmralı’ya giden heyete “AKP seçimler için, ben ise bölgede daha fazla alan hâkimiyeti kazanmak için süreci uzatıyorum” dedikten sonra bölgede  “Özerk Kürdistan”  için her an çatışmaya hazır halde olacak 100 bin terörist hedefi veriyor.
 

ÖCALAN HAVUZ MEDYASINDAN MEMNUN


Öcalan havuz medyasında kendisi hakkında yer alan “Bebek Katili APO”  söyleminden  “Barışın Teminatı Öcalan”  noktasına gelinmesini, sürecin kendisi açısından gerçekleştirdiği başarıya bağlıyor ve bu değişen tavırları nedeniyle havuz medyasına övgüler düzüyor.
 

DAVUTOĞLU'NUN BAŞBAKANLIĞINI ÖNCEDEN BİLİYOR


Öcalan’ın İmralı’da hükümetle gerçekleştirdiği görüşmelerin içeriğinden bahsettiği mektuplarında, süreçte yaşanan gelişmeler ve başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’li Bakanlarla arasında geçen samimi ve ilginç ayrıntılar dikkat çekiyor. Davutoğlu’nun Başbakan olacağını da çok önceden bilmesi ise oldukça önemli bir ayrıntı.

Terörist başı Öcalan’dan Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı tebriki; Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açıklanınca Recep Tayyip Erdoğan, Sırrı Süreyya Önder’i arayarak sohbet ediyor. Sohbet esnasında “Biz işimizi bitirdik siz de süreci sonuna ulaştıracaksınız değil mi?”  diye Sırrı Süreyya Önder’e soruyor. Bu görüşmeyi terörist başına anlatan Önder ile Öcalan, “Tayyip Erdoğan’a tebriklerimi iletirsiniz, APO sizi kutluyor dersiniz”, ayrıca “Davutoğlu da Başbakan olacak onu da şimdiden tebrik ettiğimi söylersiniz”, mesajını gönderiyor.

Efkan Ala’dan Kandil’e olumlu yaklaşım; Kritik noktalarda yapılmakta olan kalekollara Kandil’deki teröristlerin “Hiçbir şekilde kabul edilemez” itirazı üzerine Öcalan, HDP heyetini görevlendirerek “Efkan Bey’e selam söyleyin, bu duruma olumlu yaklaşsın”  talimatını gönderiyor. Heyet, İçişleri Bakanı ile görüştükten sonra İmralı’ya gelerek Efkan Ala’nın  “Lice’deki kalekolun yapımının tamamen durdurulacağını, diğer kalekollar için de ortak bir komisyonla hangisi gereklidir hangisi gereksizdir, birlikte tespit edebiliriz” sözlerini terörist başına iletiyor.

Beşir Atalay ve Hakan Fidan’ı zorlamayın; Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa Tasarısının taslağı Haziran ayında İmralı da hazırlanırken, Öcalan heyete dönüp “Beşir Bey ve Hakan Bey’in konumları bizim isteklerimizi yerine getirmeleri noktasında stratejiktir, onları zorlamak olmaz” şeklinde talimat verdiğini mektuplarda ifade ediyor.

Öcalan Kandil’e rest mi çekmiş?..

Güldürmeyin!..

Yalancı dolmayı bir daha yutmak istemiyorsanız; bu satırları unutmayın!..



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.