20 Ocak: Şehit kanı ile kazanılan Azerbaycan

Şehitlik ömrün tacı,

Şehitti baş tacımız
Sehitti nice nice kardeşimiz bacımız(Sabir Rüstemhanlı).
Karabağ`ı Ermenistan`a birleştirmek isteyen Gorbaçov başkanlığındakı yönetime karşı Azerbaycan`da halk ayaklanmıştı ve mitingler tüm ölkeni sarmıştı…
Ermeniler, gizlice silahlandırılır, Azerbaycan halkının ise av tüfengine bile el konulurdu. Aynı devletin içinde yaşamamıza rağmen, Karabağ konusunda haklı olsak bile ermenilerin yanında ve arkasındaydı Kırmızı Moskof…
Azerbaycan halkı, silahsız ve yalnız bırakılmıştı…


Ama halkı meydanlardan uzaklaştırmak mümkün değildi…
Moskova`nın itirazları bastırmak için Bakıya asker yerideceği söylenilirdi…
Nitekim, bunun alt yapısı hazırlanmış, düzmece Sumgayıt olayı Rusya Tehlühesizlik Komitesinin planlamasıyla töredilmiş ve ortam silahlı müdahele için ayarlanmıştı… Rus silahlı küvvetleri çoğunlukla ermenilerden oluşturulmuşdu, rus ve ermeni ordusu Hazar`daydı ve namlular Bakü`ye doğru çevrilmişti. Azerbaycan halkı 70 sene beraber yaşadığı rusun, ermeninin önünü yalın ellerle kesmiş,ama rus ve ermeninin zalimliyini hesaba katmamıştı. Sinelerini tankların önüne siper etmişlerdi.
Tarih: 20 Ocak 1990. O gece Azerbaycan halkı bir kahramanlık dastanı yazacaktı… Zalimin topu var, zülmü varsa, benim de Allahım var, diyerek, üç rengli bayrağımızın kan kırmızısı ile Vatan toprağın boyayacaklardı o gece…
Azerbaycan türkü korku mülkünü yıkacak,ölümleriyle koynuna göçdükleri vatan toprağına Azatlık tohumları ekeceklerdi…
O gece bu günkü Azerbaycanın temel taşları Şehidlerimizin kanlarıyla atılacaktı. O gece benim milletim zalimden korkmadığını Azatlık diye haykırarak ilan edecekti.
O gece ay bu zülmü ve dökülen masum kanları görmemek için buludların arkasında yüzünü gizleyecekti…Şehidimin al kanından utanarak karanfiller boynunu bükecekdi, kendi kendine “ağla karafil, ağla” diyecekti.
Civanlara kıydılar,
Tanklar altda koydular
Kanın içib doydular,
Ağla karanfil, ağla.
Karanfil Şehit kanı,
Ağla karanfil,ağla,
Ağla inlet meydanı,
Ağla karanfil,ağla (M.Aslan).
O geceni gören ve yaşayan birisi gibi hiç unutmadım…
22 Ocak şehitleri uğrunda şehit oldukları toprağa emanet edecektik. Dünyayla bağımız koparılmış,dünyanın Bakü’de yaşanan bu katliamdan ve işlenen cinayetden haberi yoktu… Azerbaycan genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş, Bakı sokakları rus tankları ve askerleri ile doldurulmuştu. Millete sokaklara çıkma yasağı vardı, televizyon ve radio yayınlarına el konmuştu, ülke resmen Rus ve Ermeninin işğalı altında idi.
Şehidlerimizi helikoptelerle taşıyıb, denize dökürdüler ki, kaç insan öldüyü bilinmesin… Olayı dünyaya duyurmamaq telaşı ile elerinden geleni arkalarına koymadılar…
Milletin gözünü korkutduklarını düşünürdüler. “Korkacak ve şehidine sahib çıkmayacak” düsüncesindeydiler. Hesabları baş tutmadı. Millet çığ gibi Azatlık meydanına – şehidinı son menzile uğurlamaq için akmıştı.
Böyle bir uğurlanmanın eşine az rastlanır…
Şehitlerin geçeceyi yollar kırmızı karanfillerle bezetilmiş, kilometrelerce yollara milyonlarca karanfil düzülmüştü…
Azerbaycan`ın dört bir yanından insanlar Bakü`ye geliyorlardı. Şehitler milyonların omuzunda şimdiki Şehitller Hiyabanı`na doğru yola çıkmıştı…
Azerbaycan geleneğinde kadınların defn merasimine gitme geleneği yoktu… Ama o gün, kadınımız ön safta yer tutmuştu, başına karalar bağlamış, evladını uğruna sehit verdiyi toprağa emanet etmek için gelmişti….
Gözümüzde yaş, dilimizde kınalı kuzularımıza ağıt vardı…
Hiç unutmam… Şehitler Hiyabanı yolundayken başımızın üstünde keşif yapan bir rus helikopteli geçiyordu.Çok aşagıdan uçurdu ve bir asgerin elinde kamera vardı,olub biteni çekirdi.Bu zaman acılı şehit analarından biri yüzünü kadınlarımıza tutaraq haykırdı:”Elinizdeki karanfilleri başınıza tutun, düşman,başımıza bağladığımız kara yaylığı görüb, acımıza sevinmesin…” Muhteşem görüntüydü… Bir anda yüzlerce kadın elindeki karanfili başına tuttu, Şehitler Hiyabanı kırmızıya büründü ve yukardan bize bakan düşmanın gözü dağlandı.
İşte, benim milletimin kadını böyle bir kadındır…
Biz tüm yapılanlara rağmen, zülme, korkuya, zalime boyun eymedik, şehit verdik, ama ölmedik…
Azerbaycan,bağımsızlığını kazandı, Sovetler yıkıldı, zalimin zülmü yerde kalmadı, Şehidimiz ise hiç bir zaman unutulmadı…
Azerbaycan Türkü tarihe yeni bir kahramanlık dastanı yazdı o gün… Tıpkı 100 yıl önce Çanakkale`de yazdığımız şerefli dastan gibi…
Biz Türk Milleti olarak, tarihimizi şerefle yazar, şerefli tarihimize dil uzadan şerefsizleri de tarihin çöplüğüne gömeriz…
Vatan toprağı size emanet şehidim!
Mekanı cennet olan şehidim, yattığın toprağı saygıyla öperim…

Tenzile RÜSTEMHANLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.