İyi Parti Bir Proje Midir?

İyi Parti kuruldu. Ortalığı yine komploculuk kapladı. Parti Başkanı Meral Akşener’in yeni proje için seçildiği ve İyi Parti’nin de bir proje partisi olduğu söylenmekte.

İddialar genel olarak şöyle: Türkiye, Erdoğan’la liderini buldu. Bu lider Türkiye’nin emperyalizme bağımlılığına son verme mücadelesi yürütüyor. Bağımsız ve bölge siyasetinde söz sahibi olan bir Türkiye, emperyalistlerin işine gelmiyor. Erdoğan’a bunun için karşılar. Bu projenin sahibi ABD, İsrail ve Avrupa. Bunlar Erdoğan’ın, dolayısıyla Türkiye’nin düşmanları. Türkiye bir milli mücadele veriyor! FETÖ ile yapamadıklarını Akşener ve partisiyle yapacaklar! 2019 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi var. Yüzde 50 artı bir oy alan aday cumhurbaşkanı/başkan olacak. Proje sahiplerinin bütün çabası Erdoğan’ı seçtirmemek üzerine kurulu. Bunun için Erdoğan’ı destekleyen MHP’den oy koparmak ve kararsız çevrelerden oy alarak anayasa referandumundaki “hayır” kesimine destek sağlamak yoluyla Akşener’e parti kurduruldu diyorlar.

Bu iddiaların içerisinde tek gerçek, İyi Parti’nin AKP-MHP ittifakından oy koparacağıdır. Zaten bu nitelikte yeni bir parti kurulunca, bu partinin içinden çıktığı veya yakın olduğu diğer partilerin seçmen tabanından oy alması nesnel bir durumdur. Örneğin CHP’den bir grup ayrılarak parti kursa, bu yeni parti de CHP tabanından bir miktar oy alacaktır. Bu gerçeklikten hareketle partinin bir proje partisi olduğu nasıl iddia edilebilir? Bu mantığa göre her yeni parti, diğer partilerin seçmeninden oy alacağı için bir proje partisi olarak doğmaktadır.

Her yeni parti kurulurken komplocu fikirler sahaya sürülebilir ve bunun bir proje olduğu söylenebilir. Nasıl olsa dilin kemiği yoktur.

Erbakan’ın Fazilet Partisi’nden başta Erdoğan, Gül gibi ileri gelen kadroları AKP’yi kurduğu zaman da birçok çevre tarafından bunun bir proje partisi olduğu söylendi. Kimi İslamcı ve milliyetçi çevreler yükselen İslami trendin önünü kesmek, milli hamleci Erbakan’ı bitirmek, İsrail’in güvenliğine hizmet etmek için, kimi ulusalcı çevreler ise Atatürk Cumhuriyeti’ni boğmak için AKP’nin ABD ve İsrail tarafından kurdurulduğunu iddia ettiler.

Bugün Akşener’i FETÖ’cü ilan etmeye çalışanlar ve onun bir projenin figüranı olduğunu söyleyen komplocu dedektifleri, 17 yıl öncesine bakınız. Baktığınızda göreceksiniz ki, AKP’nin kuruluşu tam da bu komplocuların mantığına çok uygun bir seyir izlemiş.

Nasıl mı?

Erdoğan daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüşmeleri…  

Erdoğan’ın ABD’yi 1995, 1996, 1998 ve 2000 yılında ziyaretleri…

Erdoğan, AKP’nin 14 Ağustos 2001tarihindeki kuruluşundan 26 gün önce, 18 Temmuz 2001 tarihinde İsrail büyükelçisi David Sultan’la ile görüşmesi…

Erdoğan’a ve yeni partisi AKP’ye CIA ajanı Graham Fuller’in tam destek veren yazıları…

Siyasi hayatı komplolar ile izaha çalışanlar, bunlara ne diyecekler?

Erdoğan’ın ABD’li, İsrailli yetkililerle defalarca görüşmesi var. Bunlar bir projenin parçası olmuyor da ABD’li yetkililerle hiç görüşmeyen Meral Akşener mi bir projenin parçası oluyor?

Ne Erdoğan ne AKP ne Akşener birer komplonun, projenin ürünü değiller. Devletler veya siyasi odaklar elbette bazı siyasi hesaplar yapabilir, öngörülerde bulunabilirler. Örneğin Türkiye defalarca Barzani’yle görüştü, ona köstek de oldu, destek de. Şimdi Barzani Türkiye’nin projesinin bir parçası mı oldu?

Siyasi alanda, medyada, üniversite çevrelerinde tarihi, toplumsal ve siyasal ilişkileri bir tertip, bir üst aklın (iki ay öncesine kadar havuz medyasında üst akıl salvolarından geçilmiyordu) planlaması, bir komplo olarak gören çok sayıda kişi var. Dünyayı komploculukla açıklamak cazip gözükebilir ama bunun gerçeklerle ilişkisi yoktur. Komplocu açıklamalarda neden sonuç ilişkisi daha çok kişiler üzerinden basit ve düz mantıkla kurulur. Komploculuk düşünme zahmetine katlanmayan kesimlerde kolayca alıcı bulur.

Peki ne oldu?

Komplocuların dediklerinin hiçbiri çıkmadı!

Şimdi de Akşener ve İyi Parti için, bu bir proje partisidir deyip duruyorlar. Bunu daha çok AKP ve MHP çevresi dile getiriyor. O zaman AKP’de bir proje partisidir! Olmadığını kanıtlayın! 1969 yılında CKMP’nin* adını değiştirerek kurulan ve liderliğine de Türkeş’in getirildiği MHP’de ABD tarafından solun önünü kesmek için kurdurulan bir proje partisidir! Elbette bunlar bir komplonun ürünü değiller. Ancak bu ilişkilerin bir komplo olduğu iddia edildiğinde, komplo olmadığını kanıtlamak epeyi güçtür!

Güçtür, çünkü komploculuğun örgüsünde sürekli uyduruk gerekçeler üretildiği için kanıt olmaz! Daha doğrusu her kanıt, komplocu mantığa göre kendi zıddını içinde taşır ve size karşı ileri sürülen kanıtı pekâlâ muarızınıza karşı ileri sürebilirsiniz.

Bütün bunların siyasi değerlendirmeleri bir tarafa, bu kadar ahlaksızlığa, kişiliksizliğe pes doğrusu!

Siyaset, ekonomi, sosyal hayat, iktidar, devlet karmaşık ilişkiler ağından oluşur. Her bir olayda farklı dinamikler, onlarca çelişkiler mevcuttur. Siyasetin belirleyiciliği ile siyaseti belirleyen nesnel koşulların sınırları öyle tek tek kişilere, tek bir olaya bağlı olamaz.

Tarih ve siyaset ne yazık ki hala komploculukla, üst akılla, projecilik bakış açılarıyla değerlendiriliyor ya…

İşte bunun en acı sonuçlarından birini de hukukta görüyoruz! Komploculuk üzerine inşa edilen iddianameler vb.

İyi Parti malum çevrelere korku salmış olacak ki, daha baştan FETÖ’cülerin kullanımına açık, ipleri ABD’ye bağlı bir proje partisi olmakla suçlanıyor, bastırılmak isteniyor ya da bundan hiçbir şey olmaz diyerek yok sayılmaya çalışılıyor.

İyi Parti, adıyla özdeş bir parti olmayabilir, fakat komplo iddiacıları iddialarında değil ama korkularında haklılar! Mesele de bu ya! (HŞ/HK)

* CKMP - Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, 16 Ekim 1958'de Cumhuriyetçi Millet Partisi ile Türkiye Köylü Partisi'nin birleşmesiyle kuruldu. Kurucuları arasında Osman Bölükbaşı, Ahmet Tahtakılıç, Hasan Koçdemir, Enis Akaygen ve Suphi Batur vardı. 1961 genel seçimlerinde yüzde 14 oy alarak CHP ve AP'den sonra üçüncü parti oldu. 1962’de Genel başkanı Bölükbaşı istifa etti. 27 Mayıs 1960 Darbesinin ardından kurulan Milli Birlik Komitesi'nden (MBK) 14 subayın oluşturduğu “Ondörtler” CKMP’ye girdi ve partiyi ele geçirdi ve 1969’da partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi oldu.

HüseyinŞENGÜL

bianet

Anahtar Kelimeler:
IyiPartiBirProjemidir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bülent gezgin 2 hafta önce

evet, türkiye milli mücadele veriyor. tabii bu erdoğan'la olduğu gözüküyor. yalnız, bu toplumu milli mücadele konumuna kim getirdi? tabii ki, erdoğan ve taifesi. onların mücadelesi milli mukavemeti kırmaktı: kozmik oda misali. şimdi de rüzgar milli mukavemet tarafına geçince, olduk; erdoğan'la milli mücadele. unutmayın! milli mücadele milli olanlarla verilir...