İkinci eş zina sayılacak mı?

Son günlerde artan çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün partisinin grup toplantısında bununla ilgili bir yasa hazırlandığını bunun için 6 bakana talimat verdiğini açıkladı. Grup toplantısı çıkışında gazetecilere konuşan Erdoğan, zina konusunun da bu kapsamda değerlendirileceğini belirtti ve şunları söyledi: Zina konusunda yeniden ele alınmasının çok isabetli olacağının düşüncesindeyim. Bu toplumun manevi değerler noktasında farklı bir konumu var. Biz Avrupa Birliği sürecinde, bu bir özeleştiridir; bu konuda bir yanlışımız oldu. Zina ile ilgili düzenlemeyi de yapmak suretiyle tacizler vs. belki de aynı kapsam içinde değerlendirmemiz lazım. Bu Türkiye'nin, batı ülkelerinin birçoğundan farklı konumda olduğunu gündeme getirmesi bakımından önemli.


Habertürk Gazetesi'nden Fatih Altaylı konuyu bugün köşesine taşıdı. Altaylı, Anayasa'nın eşitlik ilkesine sadık kalınmasını ve cinsiyet ayrımcılığı yapılmamasına dikkat çekerken ilginç bir de soru sordu, "2. eş, hatta 3. eş sahibi olanlar "Zina yapıyor" sayılacaklar mı?" yazdı.


İşte Altaylı'nın o yazısı...


1990'ların sonuna kadar "zina" Türk Ceza Kanunu'nda "eşitliğe son derece aykırı" bir biçimde ele alınmıştı.
TCK'nın, Anayasa Mahkemesi'nin 1996 yılında verdiği bir kararla iptal edilen 440. maddesine göre erkeğin evlilik dışı ilişkisinin "zina" sayılabilmesi için "devamlılık" şartı aranıyordu ve bir başka kadınla aleni biçimde ayrı bir evde ikamet etmesi şartı vardı. Bunun dışında erkeğin kısa süreli ilişkileri "zina suçu" kapsamına girmiyordu.
Kadınlar içinse bir sonraki maddede kalan düzenlemeye göre bir kerelik bir ilişki bile "zina" idi ve 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezası gerektiriyordu.
Ben 1990'lı yılların sonunda bu "eşitsizlik içeren yasa" hakkında pek çok yazı kaleme aldım ve bir yerel mahkeme hâkiminin konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıması sonrasında yasa değişti.
1999 yılında Anayasa Mahkemesi ilgili kararında, açıkça Anayasa'nın 10. maddesine dayanarak bu yasanın eşitliğe aykırı olduğunu söyledi ve iptal etti.
Daha sonra 2004 yılında yürürlüğe giren yeni TCK'da da zina suç olmaktan çıkarıldı. Sadece karı kocanın özel hukuk ilişkisi içinde ele alındı.
Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan, zinanın yeniden suç kapsamına alınabileceği yolunda bir açıklama yaptı.
Bunun Türkiye Cumhuriyeti'ndeki anlamı şudur.
Zina pek yakında yeniden suç kapsamına alınacaktır.
Şahsi kanaatime aykırı bir yaklaşım olsa bile bununla ilgili itiraz dile getirecek halim yok. Alınır veya alınmaz,
TBMM'nin bileceği iş.


Ben sadece Anayasa'nın "eşitlik ilkesi"ne sadık kalınmasını ister, kadın ile erkek arasında farklı hükümler içerecek bir düzenleme yapılmasına karşı çıkarım.
Yani cinsiyet ayrımcılığı olmamalı.
Suç diye tanımlanan şeyin kriterleri ve cezası kadın ve erkek için farklı olamaz.
Fakat merak ettiğim bir şey de yok değil.
Özellikle büyük saygı duyduğum İslamcı feminist yazarlardan öğrendiğimiz bir gerçek var.
"Muhafazakâr yaşam tarzını benimsemiş" pek çok kişinin, birden fazla eşi olduğunu yazıyorlar ve okuyoruz.
Bu durumda ne olacak?
Yani 2. eş, hatta 3. eş sahibi olanlar "Zina yapıyor" sayılacaklar mı?
Sayılmayacaksa nasıl olacak?
"İmam nikâhı" şartı mı aranacak?
Ben bu işin içinden çıkamam.
Bakalım yasayı çıkaracak olanlar nasıl çıkacaklar!


YA BEKÂRLAR!


ZİNA Yasası çıkarken merak ettiğim bir şey daha var.
Bizim anladığımız şekliyle zina deyince akla gelen, taraflardan birinin veya her ikisinin evli olduğu halde, evli olduğu kişi dışında başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi.
Daha kolay tanımıyla "aldatma".
Ancak dini açıdan tanım daha geniş. Dini tanıma göre "Evli olmayan, yani aralarında nikâh bağı bulunmayan kadın ve erkeğin cinsel ilişkiye girmesi, nikâhlanmamış kız arkadaşla veya nişanlıyla yapılan cinsel ilişki de zinadır".
Bu tanıma bakınca yasal düzenlemenin bekârları da kapsayıp kapsamayacağını merak ettim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.