Ülkemizde Felsefenin İmajı Neden Kötü?

 Felsefe, tarihten bu güne uzanan çizgide üzerinde en çok söz söylenmiş düşünce alanlarından biri. Düşüncenin sınır tanımadığı ve söz alanlarının çeşitliliği göz önüne alındığında felsefe alanında ortaya konan her fikrin kabul görsün ya da görmesin felsefe dünyasında yer edinmesinden dolayı felsefe, kavram karmaşasının en sık yaşandığı alanların başında gelmekte. Bu yüzden felsefenin daha iyi anlaşılması için ortaya konan eserler de son derece önem arz ediyor.

Mustafa Çevik, felsefe alanında çalışmaları olan bir akademisyen. Telif ve çeviri eserleriyle çalışmalarını sürdüren Çevik, Mevlana üzerine de çalışmalar yürütüyor. Felsefenin daha iyi anlaşılması ve felsefî bakış açısının insanlar üzerindeki etkisi gibi alanlarda halen faaliyetleri bulunan Çevik, felsefe yapmanın kıstaslarını da belirleyerek bu alanda söylenecek sözlerin yerinde olması için çaba sarf eden önemli isimler arasında.

Medeniyetin felsefesini bilmek


İlk bölümde Mezopotamya, Mısır ve Yunan felsefesinin ana temasını veren yazar daha sonra 9. ve 13. yüzyıl dünyasındaki felsefeyi ve Avrupa felsefesini incelmiş. Medeniyet kurmanın da bir felsefesi vardır vurgusu kitapta sık sık dile getiriliyor. Bilim ve felsefeyi birbirinden hiç ayırmıyor Mustafa Çevik. İlerlemelerde ve medeniyet inşasında felsefe varsa bilim de vardır sonucuna ulaşılıyor kitabın birçok yerinde. Mezopotamya ve Mısır felsefesinde gördüğümüz gerçek şu: Bilimin olduğu yerde felsefe de son derece büyük bir gelişme gösteriyor.

Felsefenin imajı neden kötü?

Felsefe yapmak, işin felsefesini anlamamak, felsefî düşünmemek ve daha birçok söz var sohbetlerimizde tekrarlanıp duran. Felsefeye uzak duran, bakış açısını sürekli “temkinli” olmaya ayarlayan bir bakış var felsefeye dair. Ülkemizde felsefenin imajı çok da sağlam değil. “Türkiye’de Felsefenin Kötü İmajının Nedenleri” bölümünde Mustafa Çevik, halkımızın felsefeyle olan mesafesinin nedenlerini anlatıyor.

Kulaktan dolma bilgiler, yanlış bilgilendirmeler halkımızın felsefeye bakışını da etkilemekte. “Genelde dinsizlik veya şeytan işi olarak kabul edilmektedir.” diyor Mustafa Çevik ülkemizdeki felsefe algısını açıklarken. Bunun doğru olmadığını da örneklerle anlatıyor. Bu önyargıyı iki nedene bağlıyor yazar: Birinci neden Gazali’nin Felsefe’nin Tutarsızlığı kitabı, ikincisi de İbn-i Rüşd’ün Tutarsızlığın Tutarsızlığı kitabı. Bu kitaplardaki yaklaşımın Türk insanının felsefeye bakışında etkili olduğunu örneklerle anlatıyor yazar. 

Felsefenin yanlış anlaşılmasının sebeplerini daha da genişletiyor Mustafa Çevik. Tarihsel, dilsel, batıl inançlar gibi başlıklarla felsefenin ülkemizde geri kalmasının, tam olarak anlaşılamamasının ayrıntılarını da ortaya koyuyor. “Felsefede kesinlik yoktur”, “Değişmeyen tek şey değişmedir” gibi yanlış ifadelerin felsefenin doğru anlaşılamamasının önündeki en önemli engellerden olduğunu örneklerle anlatan Çevik, doğru kaynakları işaret ederek bu algının ortadan kalkması için felsefenin kaynağına inmek gerektiğini tavsiye ediyor.

İlahiyatta felsefe eğitiminin ele alındığı bölüm de ilahiyat ve felsefenin ortak paydalarını tarihi süreçte inceleyen bir bölüm olarak dikkat çekiyor.

Felsefe söyleşileri de var

Mustafa Çevik, kendi düşünceleri ile felsefenin ülkemizdeki durumunu anlattıktan sonra son bölümde günümüzde felsefe dendiğinde akla gelebilecek birçok isimle söyleşiler yapmış. Ahmet İnam, İhsan Fazlıoğlu, İoanna Kuçuradi, Neşet Toku, Ömer Naci Soykan, Rahmi Karakuş, Şahabettin Yalçın, Vefa Taşdelen yazarın söyleşi gerçekleştirdiği isimler.

Söyleşilerdeki ortak kanaat ise felsefenin bir birikim olduğu ve geçmişten gelen kaynaklarla beslenerek güçlenebilecek bir yapıya sahip olduğu gerçeği...

Düşünce geleneği ile bilimin alt yapısını felsefeden ayrı düşünmek yanlış algılanacak bir felsefi alt yapıya sebep olmakta. Mustafa Çevik’in bu çalışması felsefe el kitabı olacak nitelikte hazırlanmış rehber bir kitap. Felsefeye ilgi duyan herkesin rahatlıkla okuyabileceği Felsefe Bayiliği, ülkemizin felsefe bayiliğine aday bir çalışma olmuş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.