Suriye topraklarını nasıl kaybetmiştik ?

Ömer Aymalı / Dünya Bülteni / Tarih Dosyası

I.Dünya savaşında Osmanlı devletinin mücadele ettiği cephelerden biri Sina-Filistin cephesiydi.  Osmanlı devleti 1915-16 yıllarında Süveyş Kanalını ve Mısır’ın kontrolünü ele geçirmek amacıyla iki harekat yapmış ancak başarılı olamamıştı. Bu başarısızlıkların ardından General Allenby’ın komutasındaki İngiliz kuvvetleri Sina ve Filistin bölgesine yönelik harekatlar başlattı. Osmanlı orduları Gazze muharebelerinde İngiliz kuvvetlerini iki kez püskürttüler ancak 1917 yılının Ekim ayından itibaren önce Gazze sonra Yafa ve son olarak da Kudüs şehri İngilizlerin eline geçti. Filistin’i işgal eden İngilizlerin yeni hedefi ise Suriye toprakları oldu.  

\"\"  
Osmanlı makineli tüfek birliği  

Osmanlı kuvvetlerinin cephedeki başarısızlığının ardından 25 Şubat 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Falkenhein'ın görevine son verildi ve yerine Mareşal Liman von Sanders atandı. Bu tarihlerde Osmanlı ordusu Filistin’de güneyden kuzeye doğru siperler içerisinde bulunuyordu. Güneyden kuzeye bu hat başta Şam olmak üzere Suriye topraklarını koruyordu.  İngiliz kuvvetleri ise 1918 Martından itibaren Osmanlı cephesini yararak Amman’a da ulaşmak istediler. Ancak 40 bin askerden oluşan Osmanlı ordusu, 160 bin askerden oluşan İngiliz kuvvetlerini mağlup etmeyi başardı ve sonuçta 1918’in nisan ayında İngilizler Filistin cephesindeki faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.

1918 yılının Ağustos ayında Yıldırım Orduları’na bir önemli tayin daha oldu. Mustafa Kemal  ikinci kez Filistin’de bulunan 7.Ordu komutanlığına tayin edildi. 7.Ordu Osmanlı hattının merkezinde yer almaktaydı. Miralay İsmet ve Miralay Ali Fuad’ın kumandasındaki iki kolordusu vardı.  Sağda Miralay Refet kumandasında kıyaya kadar uzanan mevzileri tutan 22.kolordu ile birlikte 8.Ordu bulunmaktaydı. Solda ise 4.Ordu bulunmaktaydı. Bu ordunun görevi ise Hicaz demiryolunun güvenliğini sağlamaktı.

İngiliz ordusuna karşı cephede durum bu iken Mekke Emiri Şerif Hüseyin Osmanlı devletine isyan etmiş ve İngilizlerle birlikte hareket etmeye başlamıştı. Şerif Hüseyin’in oğlu Emir Faysal kendine bağlı Araplar ile Lawrance’in kumandası altında demiryollarını tahrip etmekte, telgraf ve telefon hatlarını kesmekte, köprüleri uçurmaktaydı. Osmanlı ordusunu zor durumda bırakan bu gelişmeler aynı zamanda askerlerin maneviyatını çökertmekteydi.

Osmanlı cephesinde bunlar yaşanırken General Allenby yaz ayları boyunca büyük bir taarruzun hazırlığını yapmaktaydı. 30 bin kişi olarak düşündüğü Osmanlı kuvvetlerini yenmek amacıyla 200 bin kişilik bir kuvvet hazırlamıştı. General Allenby’ın 19 Eylül günü büyük bir taarruza kalkışacağını tahmin eden ve bu konuda istihbarat alan Mustafa Kemal Paşa bunu Liman Von Sanders’e iletmişti. Ancak Alman General aynı fikirde değildi. Bunun üzerine Mustafa Kemal herhangi bir saldırıya karşı kendi birliklerini hazır hale getirdi. İstihbarat ve tahminler yanlış çıkmadı.

\"\"  
Nablus yarması  

19 Eylül sabahı İngilizler taarruza geçtiler. Bu büyük taarruz karşısında 8.Ordu kısa süre içinde tamamen dağıldı. Mustafa Kemal’in emrindeki 7.Ordu ise büyük bir zayiat verdi. Buna karşın Mustafa Kemal ordusunun bir kısmını muhafaza edebilmiş ve hızlı bir şekilde Rayak’a doğru geri çekilmişti. Nablus muharebeleri adıyla tarihe geçen bu mağlubiyetin ardından 1 Ekim 1918’de İngilizler kuvvetleri Şam’a girdi.

Ordu dağılmış ve askerlerin maneviyatı tamamen çökmüştü. Sadece askerler değil yüksek rütbeli subaylardan dahi orduyu bırakıp kaçanlar vardı. Şam’ın da düşman işgali altına girmesinin ardından Mustafa Kemal elde kalan askerlerle birlikte Halep’e çekilmenin ve orada bir savunma hattının kurulmasının en doğru strateji olacağını düşünmekteydi. Ancak bu bütün Suriye topraklarının terk edilmesi demekti. Liman Von Sanders ise mevcut mevzilerde yani Şam-Rayak hattında mücadelenin devam etmesi yönünde bir emir göndermesine karşın Mustafa Kemal gelen bu emrin altına “Gördüm. Benim emrimden başka türlü hareket etmek mümkün değildir” yazmış ve o gün kendisine şu cevabı vermişti: “Bugün, Ordu’ya verdiğim direktifin bu hal içinde uygulanmasının mümkün olmadığı bildiriliyor. Bu emrin içindekilere göre kapsamını orduların haline ve durumun bugünkü şekline yakından olan vukufum itibariyle sözle açıklayacak olursam, zatı devletleriyle tüm olarak düşünce birliğinde bulunduğumdan kesinlikle kuşkum yoktur. Aslında benim emrettiğim hususlar, düşmanın baskısıyla kendiliğinden meydana gelecektir... Emrimde bildirdiğim surette hareket edilmediği takdirde, bundan sonra Orduya bir şekil dahi vermeye imkân kalmayacağını büyük bir itaatle arz ederim.”

3 Ekim 1918’de Mustafa Kemal ile Liman Von Sanders buluştular ve durum değerlendirmesi yaptılar. Mustafa Kemal: ‘Elde kalan 7.Ordu bir enkazdan ibarettir. Bunlar, Halep’te Suriye’nin kuzeyinde toplanmalı, bundan sonra yeni bir karar alınmalıdır”.diyecek Alman General ise Mustafa Kemal’e bu planın makul olduğunu ifade etmekle beraber tarihe geçen şu sözleri söyleyecekti: ‘Ancak, bu emri ben veremem. Ben yalnızca bir misafirim. Büyük bir felaket olmaksızın Osmanlı imparatorluğunun en büyük dilimlerinden birini düşmana bırakmanın sorumluluğunu üstüme alamam. Bu kararı vermek, siz Türklere, memleketin sahiplerine kalmış bir meseledir.”  Mustafa Kemal bu cevaba karşılık sorumluluğu ben üstüme alıyorum, “O halde karar uygulanacaktır.’ diyecek ve Diyarbakır’da bulunan Kurmay Başkan Kazım Paşanın da ikna edilmesi ile ordu hızlı bir şekilde Halep’in güneyine çekildi.

Bu arada Akdeniz kıyısındaki Suriye şehirleri bir bir elden çıkıyordu. Şerif Faysal İngilizlerle birlikte 20 bin kişilik bir ordu ile Şam’dan Halep istikametine doğru harekete başlamıştı.  Mustafa Kemal ise Halep’i savunmak için hazırlıklarını yapmaktaydı.  25 Ekim günü Halep’in güneyinde düşmanla önemli muharebeler yapıldı. Ancak şehir kısa bir sürede İngilizlerin ve Arap isyancıların eline geçti. Halep’i de boşaltmaktan başka çare kalmamıştı. Mustafa Kemal ordusunu Halep’in kuzeyine çekmek zorunda kaldı. Böylece 400 yılı boyunca Osmanlı idaresinde bulunan Suriye toprakları kaybedilmiş oldu. 

 

Kaynaklar:

Cemal Kemal, Osmanlının Filistin Cephesi’ndeki Son Muharebesi

Süleyman Hatipoğlu, I. Dünya Savaşı Sonunda Halep Sokak Muharebeleri ve Mustafa Kemal Paşa

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.