Sirkeci Garı’nda antika zamanı!

 Engelsiz Yaşam Federasyonu (EYAF) tarafından Türkiye genelindeki engelliler yararına tertip edilen “Golden Horn Antika Festivali” 2 Temmuz Pazar günü Sirkeci Garı’nda sanatseverlere kapılarını açtı.

DERDE DEVA HARİCİNDE HER ŞEY SİRKECİ GARI’NDA!
Tarihi Sirkeci Garı’nda oluşturulan özel stant alanlarında Türkiye’nin muhtelif bölge ve illerinden gelen 200 civarındaki esnaf antika sevdalılarıyla buluşuyor.
Şair, Koca Ragıp Paşa’ya rahmeti vesile kılacak olarak Eminönü’ndeki etkinlik için “Turfe dükkân-ı hikemdir bu kühentâk-ı felek/Ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı” mısralarını gündeme getirebiliriz.
ANTİKA ESERLERİN ÜZERİNDE MAZİNİN İZİ VE YAŞANMIŞLIK VAR!
Onlarca stantta derde devadan başka, maziye ait, üzerlerinde yaşanmışlığı, mazinin izlerini ve eski sahiplerinin hatıralarını barındıran hemen her şeyi bulmak mümkün.  Son cümlemize her türlü efemerayı, muhtelif antika eşyaları, Osmanlıca evrakları, eski radyo-televizyonları, dönemlere ait oyuncakları, nostaljik gözlükleri, plakları, fotoğraf makinelerini, hat ve tezhip eserlerini, halı, kilim ve seccadeleri, bağadan kehribara, oltu taşından fildişine kadar birbirinden âlâ usta işi teşbihleri, eski saatleri ve birçok tarihi eşyayı son cümlemize dahil edebiliriz.
TAKLİT ÜRÜNLER ESNAFA OLAN GÜVENİ SARSIYOR
Festival alanındaki bazı tezgâhlarda usta hat ve tezhip sanatçılarının eserlerinin kötü taklitlerinin yapılarak satışa arz edildiğini gördük. Bu keyfiyet bir yandan ticaret ve sanat ahlakındaki yozlaşmaya işaret ederken diğer yandan esnafa olan güveni sarsıyor, bir diğer yandan da hat ve tezhip sanatı piyasasına vâkıf olmayan sanatseverlerin ilgisini suiistimal ediliyor.
ESNAF MEZATLARI İLGİ GÖRÜYOR
Festival alanında her gün 5:00-17:00 ve 19:00-21:00 saatlerinde esnaf müzayedeleri düzenleniyor. Mezatlara iştirak eden esnaf ve antikaseverler 5 TL’den başlayan fiyatlarda ilgi alanlarına giren eserlere ekonomik fiyatlar üzerinden temin etme imkânını yakalıyor. Esnaf mezatları yoğun ilgi görüyor.
OSMANLI TESBİHLERİ İLGİ GÖRÜYOR
Festival alanındaki stantlarda usta işi günümüz ve Osmanlı teşbihleri de tesbih sevdalılarının ziyaretlerini bekliyor. Balat’ta 40 yıldır antikacılık yapmakta olan, ülkemizin önde gelen tesbih koleksiyonerlerinden Kaya Büyükhan ile standında tesbih merakı üzerine konuşurken kehribar ve bağa teşbihlerden zikir sesi almanın gayretinde bulunuyoruz. Kaya Büyükhan’a tesbih merakının, Çınaraltı’nda uzun yıllar tesbih satan babasından miras kaldığını öğreniyoruz.

ANTİKACI ESNAFI İSTANBUL’A BÜYÜK UMUTLARLA GELMİŞ
Türkiye’nin pek çok vilayetinden antikacının İstanbul’a akın ettiğini söylemek mümkün. Esnaf İstanbul’a büyük umutlarla gelmiş. Festival alanında pek çok antikacıyla görüşme imkânımız oldu. Tezhip ve minyatür ustası Sezen Okur Altıner mezkûr antikacılardan biri. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi tezhip ve minyatür bölümlerinden mezun olan Sezen Okur Altıner, İzmir’de bir yandan geleneksel sanatlara yeni eserler ve isimler kazandırırken diğer taraftan da antikacılıkla meşgul oluyor. Sanatçı Altıner, İstanbul’daki festivale meslektaşları gibi büyük umutlarla gelmiş. Eski eşyaları, antikaları seven ve sevdiren sanatkâr, İzmir’de faaliyet gösteren Anadolu Kültür ve Turizm Derneği’nin başkanlık hizmetini de yerine getiriyor.
Soy ismiyle müsemma olarak tezhip sanatıyla meşgul olan muhatabımız İzmir’de geçtiğimiz yıllarda Mushaf-ı Şerif sayfalarının meyve sebze kasalarının üzerine atılmış vaziyette bulmuş. Bulduğu el yazmalarını temizleyen, restore eden ve akabinde üzerlerine tezhip ve minyatür nakışları yapan sanatçının standı örnek bir antikacı dükkanı olarak Sirkeci Garı’nın orta yerinde ziyaretçilerini bekliyor.
MÜZEHHİBE SEZEN OKUR ALTINER: HERKESİN İLGİ ALANI FARKLI
“Bugün Antika Festivalinin ikinci günü. İstanbul’dan umutluyum. Duyan gelmeye başladı. Bugün düne göre daha iyi, yarın daha iyi olacak inşallah. Herkesin ilgi alanı farklı. Dolayısıyla hemen herkes farklı bir eserin/emtianın koleksiyonunu yapıyor.”
İstanbul’un duayen antikacılarından, zaman zaman görüştüğümüz arkadaşımız Bilal Atış’ın standını ziyaret ettik. Atış Ticaret/Bilal Bey’in festival izlenimleri şöyle: “Güzel bir organizasyon. Tarihi bir mekânda tarihi eserlerimizi sergilemek bizleri mutlu ediyor. Tarihi mekan bir de yol üstünde olunca, vatandaşların yol güzergahında olunca hareketlilik daha fazla oluyor. Burada alıcıların yanında satıcılarla tanışma imkânımız da oluyor.
ANTİKACI BİLAL ATIŞ: BURADA HEM ALICIYLA HEM DE SATICIYLA TEMAS KURMA İMKÂNI BULUYORUZ
Bir antika ürününün alıcısı olan bir koleksiyoner aynı zamanda başka bir ürünün satıcısı da olabiliyor. Engellilere nasıl yardımcı oluyoruz şahsen herhangi bir fikrim yok. Tahta başına 700 TL ödeme yapıyoruz. Herhalde bu tutardan Engelsiz Yaşam Federasyonu’na belli bir miktar ödeme yapılıyordur. Satışlarımız fena değil. Allah’a hamd olsun, ekmek paramızı çıkartıyoruz.
Sirkeci Garı’ndaki festivalde tüm esnafın işleri Bilal Bey’inki gibi değil. Buna baht ve kısmet deniliyor tabii ki. Süleymaniye’de halı, kilim, minyatür levhalar özelinde ticaret yapan Hüseyin Eser’e göre Antika Festivali’nde işler iyi gitmiyor. Bu sözler Hüseyin Eser’e ait: “Malımızı satamıyoruz. Dükkânda iş olmadığı gibi burada da işler yok, piyasada da iş yok. Gelenler sadece bakıyor, alıcı maalesef yok.”


ANTİKA FESTİVALİ 10 TEMMUZ PAZAR GÜNÜNE KADAR SİRKECİ GARI’NDA OLACAK…
Mazinin yaşanmışlıklarına ait eskimeyen eşyalar, birbirinden ilginç antikalar, Osmanlı tesbihler, üzerlerinde sanatkâr dedelerimizin göz nuru bulunan sanat eserleri 10 Temmuz Pazar gününe kadar antika ve sanat sevdalılarını Sirkeci Garı’ndaki festival alanına bekliyor olacak. 
Anahtar Kelimeler:
SirkeciGarıAntikaFestivali
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.