S.Ahmet'te Asırlık Tatlar ve Sanatlar Çarşısı

 İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ramazanda geleneksel hale getirilen "Asırlık Tatlar ve Sanatlar Çarşısı" unutulmaya yüz tutmuş tatlar ve sanatları yeniden canlandırıyor.

Ramazanda Sultanahmet'te kapılarını açan çarşıda, sanatkarlar ve ustalar, ziyaretçileri için hünerlerini sergiliyor.

Çini, ebru, seramik, porselen, telkari, minyatür, tezhib, cam işçiliği, iğne oyası, filografi, yorgancılık, bastonculuk, bıçakçılık, kaşıkçılık, ipek dokuma, ahşap oymacılığı ve yemenicilik gibi el işçiliğinin sergilendiği çarşıda, helva, şerbet, turşu, lokum, kuru kahve, boza ve Kanlıca yoğurdu gibi asırlık lezzetler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.


Çarşıya yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, el işçiliği ürünleri satın alma imkanı bulduğu gibi, iftar ve sahur masalarını asırlık tatlarla zenginleştirme fırsatını da yakalıyor.


Çarşıda, "Hatay Sarısı" adı verilen ipek böceği türü ile üretilen ipeğin dokunduğu stant ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

Stantta ipek dokumayı sergileyen Ali Büyükaşık, 9 yaşından bu yana ipek üreticiliği ve dokumaya ilgi duyduğunu ve baba mesleğini devraldığını dile getirdi.

Büyükaşık, ramazanda en çok ipek dokuma şal ve başörtülerine ilgi olduğunu anlatarak, şunları söyledi:

"İpek böceği kozasından ipek iplik üretimi gerçekleştiriyoruz. Baba ve dede sanatı olan ipek dokumayı, Hatay'da 5. kuşak olarak yapmaktayız. Maalesef bu sanatımızla ilgilenen kişilerin sayısı az. Türkiye'de bu sanatımız hiç ölmesin istiyoruz. 2000 yılında kozacılık Türkiye'de sıfıra düşmüş durumdaydı. Şu an devletimizin desteğiyle 6-7 yıldır ciddi koza çıkıyor. Maalesef üretici olmadığı için biz alabildiğimizi alıyoruz. Bizden artan koza da Çin'e satılıyor." 



Seramik de var, iğne oyası da

Kütahya'dan gelen 37 yıllık seramik sanatçısı Mehmet Yıldırım da standında seramik üretiminin inceliklerini gösteriyor. 

Kaseden tabloya kadar çeşitli seramik ve çini objeler üreten Yıldırım, yıllardır gezerek sanatını tanıtmaya çalıştığını ifade etti. Seramik üretiminin ayakta kalacağını düşündüğünü aktaran Yıldırım, "Seramiğin içinde yaşıyoruz. Yüzyıllar boyunca bu sanat ve sancak nasıl geldiyse, inşallah böyle gidecek." değerlendirmesinde bulundu.  



Emekli öğretmen Semra Alp de iğne oyasının inceliklerini sergilediği standında, ziyaretçilere ürünleriyle ilgili bilgi veriyor.  

Lokumlu kadayıf beğeniliyor 

Çarşıdaki asırlık lezzetler stantları da ziyaretçilerin en çok uğradığı yerlerin başında geliyor.

Tatlıcı Recep Deneri, görev yaptığı stantta kadayıf, şekerpare, fıstıklı Halep sarması ve lokum çeşitlerini ziyaretçilere sunuyor.

Ürünlerinde glikoz şurubu ve tatlandırıcı kullanmadıklarını söyleyen Deneri, "Bu tatlılar Osmanlı'dan kalan mirasımız. Özellikle ramazanda burma ve lokumlu kadayıf çok dikkati çekiyor." dedi. 

Haberi Paylaş
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.