Operaya sokak sanatı bulaştı

"Ben operaya çok giden biri değilimdir. Ama hemen izledim ve beni çok heyecanlandırdı. Çünkü bu oyun bizzat sanatçı üzerine; sanatçı var, esinlenmeler falan var... ve tabii mekân! Kentsel bir mekânda ve bir atölyede geçiyor, yani aslında benim günlük yaşamımı yansıtan şeyler... ."

Stefan Strumbel sahne dekoru ile "La Boheme"i 19'uncu yüzyıldan çıkartmış ve günümüze getirmiş.

Terzi bir kadınla bir şairin sonu hüsranla biten aşkının anlatıldığı ünlü opera, şimdi kentsel bir mekânda sergileniyor.

Paris'teki bohem mekânın yerini yerel unsurları taşıyan bir Stuttgart barı almış...

Stefan Strumbel yaklaşık bir yıldan bu yana sürekli devlet operasının kulislerinde çalışıyor; artık buranın her tarafını neredeyse öğrenmiş durumda...

Operada 'sanatın oluşumu'

Sanatçı için bu sipariş, şimdiye kadar tanımadığı bir dünya ve o dünyanın son derece hamaratlı emektarları ile buluşma anlamına geliyor.

"Operada sahne, kostümler, ışık, müzik var... Ben aslında birçok mekânda enstelasyon yapmışımdır.. Ama genelde çalışmam şöyle olur: 'White Cube' denilen, beyaz kübik mekâna girerim ve orada istediğim herşeyi yaparım. Ama burada grup çalışması gerekiyor. Yani bir sürü parça bir araya geliyor ve bütün bir sanat eseri oluşuyor. İşte bunun üstesinden gelmem gerekiyordu ve aynı zamanda tam bir esinlenme işiydi! Edindiğim tecrübeden dolayı çok mutluyum."

Özellikle ikinci perdede tüm çalışanlar büyük bir performans gösterdi. Noel Pazarı Strumbel stilindeydi; yüksek tonda, rengârenk ve acayip görüntülü - Tüm dekorun üzerinde ise Mercedes yıldızı sembol asılıydı.

"Genel olarak Strumbel'in imzası her dört perdeye de damgasını basıyor. Ama tabii memleketimin havasını da buraya yansıtmış olduğum görülüyor. Örneğin geleneksel Cafe Momus sahnesinde bir Zaher pastası yeni yorumuyla sunuldu. Onun dışında Stuttgart'ın ünlü 'Heilig's Blechle'si, yani aşırı tüketimin sembolü olan altın renkli mantı presi, benim için tam bir Readymade-Obje oldu."

Rejisör Andrea Moses, klasik eserleri halkın hoşuna gidecek bir biçimde sahnelemesiyle ünlüdür. Moses için sahne düzenini Stefan Strumbel'in üstlenmesi isabetli bir karardı.

"Çünkü Stefan Strumbel'i insan ve sanatçı olarak son derece takdir ediyorum. Ve bu defa -burada gerçekten sanatçılar konu edildiği için- görsel sanatlardan birini bulmam gerektiği hissi doğdu. Bu kişinin benim gereksinim duyduğum, tasarladığım mekânları kendi yorumuyla günümüze aktarmasını arzu ettim."

Günümüzün sanat anlayışı

Günümüzün sanat anlayışını her iki sanatçı şöyle nitelendiriyor: Herşey sanattır ve herşey piyasaya sürülmelidir. Öğlen yemeklerini bile Facebook'ta paylaşan bir neslin abartılı künyesi bu işte.

Ve işte ilk aşk şarkısı hemen kayıt ediliyor ve piyasaya sürülüyor.

Ahlâki sınırlar tanımayan bir öz kimlik tanımlaması bu!

"Dördüncü perdede artık atölyede değil, gerçekten bol ışıklı bir sanat pazarında oynuyoruz. Tam bir satış ortamı. Ve orada ölüm sahneleniyor ve ölümün kendisi de sanat eserine dönüşüyor."

Kamera ölüm sahnesinde sabitleşir, ta ki son nefes verilene kadar... .

Ve ister 1830'ların Paris'i, ister 2014 yılının Stuttgart'ında; bu önemli değil... Mimi'nin ölümüne sıra gildiğinde gözlerden yaşlar boşalıyor.

"La Boheme" - heyecan dolu, çağdaş ve kentsel... Geniş bir izleyici kitlesini kucaklamaya hazır bir opera...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.