Mevlana\'yı Budaya benzettiler

 

Son yıllarda büyük İslam âlimi Mevlana Celaleddin-i Rumi üzerine yürütülen maksatlı yozlaştırma çalışmalarına bir yenisi daha eklendi. Hz. Mevlana’nın doğum yıldönümü vesilesiyle “Mistik Müzik Festivali” düzenlendi. Bu çirkinlik yetmezmiş gibi, festivalin tanıtımları için hazırlanan afişte Hz. Mevlana Budistlerin ruhani lideri Buda’ya benzetildi.

AHMET AÇIKAY

MEVLEVİ POSTNİŞİNİ TEPKİLİ

Mevlana’nın doğumunun 806. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 10’uncusu düzenlenen Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali’ne Mevlevi Postnişini Mehmet Çıpan, bugünün Kur’an-ı Kerim okunarak geçirilmesi gerektiğini söyleyerek, müzik eşliğinde yapılan programların yanlış olduğunu dile getirdi. Çıpan yaptığı açıklamada, “Mesnevi’de Hz. Mevlana Muhammed Celaleddîn-i Rumi, kendi doğduğu günü Allah’tan ayrılık günü olarak kabul etmiştir. Kendi Şeb-i Arus’una yani düğün, kavuşma, bu dünyadan ayrılma gününe kadar Allah (c.c.) hasretiyle feryat etmiştir” ifadelerini kullandı.

Logo Yakında Karşımıza Put Olarak Çıkacak

Mistik Müzik Festivali’nin tanıtımının yapıldığı afişlerin de yanlışlıklar içerdiğini söyleyen Çıpan, “Buda heykeline sikke giydirip bir put oluşturuyorlar. Derviş, neyzen figürlü putlardan zaten rahatsızız. Bir de bu çıktı. Mevleviler, diz çöküp oturur, bağdaş kurmazlar, bunlar Mevleviliği bilmedikleri için de Buda oturuşunu koyuyorlar. Maalesef İslam’ı yozlaştırmak için Mevleviliğin kullanılmaya çalışıldığı, yeni bir Sufizm, yeni bir Mistisizm ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Hiçbir Mevlevi İslam’a aykırı hareket edemez. Ediyorsa zaten Mevlevi değildir” eleştirisini dile getirdi.

 

 

Konya’da geçtiğimiz günlerde Hz. Mevlana’nın 806’ıncı Doğum Yıl Dönümü nedeni ile düzenlenen etkinlikler başta vatandaşlar olmak üzere görenleri şaşkına çevirdi. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Uluslararası Mistik Müzik Festivali kapsamında yapılan afişler ve ortaya konan sahneler bir saygısızlığı daha ortaya koydu. Hz. Mevlana’nın doğum yıl dönümü vesilesi ile düzenlenen etkinliklerde ortaya çıkan sahneler görenleri şaşırttı. Hz. Mevlana’yı anmak için düzenlenen ve kentin dört bir yanına da konulan afişlerde Budistlerin ruhani lideri olan BUDA’ya Mevlana’nın başına giydiği ve ölümsüzlüğü temsil eden sikkesi giydirildi, BUDA, afişte semazenlere benzetildi.  Afişlerde BUDA’nın bağdaş kurup oturuşu da Mevleviliğe benzetilerek, semazenlerin giydiği adı Tennure olan elbisede BUDA’ya giydirilmiş olarak resmedildi.

9 Ülkeden Sanatçı

10’uncu Uluslarararası Mistik Müzik Festvali kapsamında Fransa, Hindistan, Zimbabve, Güney Kore, Azerbaycan, Fas, Ermenistan, Pakistan ve Türkiye’den sanatçılar sahneye çıkıyor. Özellikle kendi ülkelerinde farklı sözde ruhani özellikleri ile ön plana çıkan mistik müzik örneklerinin sergilendiği festival boyunca, BUDA gibi şahısların da hayatları anlatılıyor.

Postniş Mehmet Çıpan Tepkili

Konya Kültür Sanat Derneği Başkanı ve Mevlevi Postnişini Mehmet Çıpan, bugünün Kur’an’ı Kerim okunarak geçirilmesi gerektiğini söyleyerek, müzik eşliğinde yapılan programların yanlış olduğunu dile getirdi. Çıpan, “Mesnevi’de Hz. Mevlana Muhammed Celaleddîn-i Rumi, kendi doğduğu günü Allah’tan ayrılık günü olarak kabul etmiştir. Kendi Şeb-i Arus’una yani düğün, kavuşma, bu dünyadan ayrılma gününe kadar Allah (c.c) hasretiyle feryat etmiştir. Doğum günü, Hz. Mevlana Muhammed Celaleddîn-i Rumi’nin hasretinin başladığı gündür. Hz. Mevlâna’nın hakikate ulaşmak için yaşadığı aşk, keşfettiği hakikatler, diyârı Mevlânâ’dan başlayarak tüm dünyaya ilahi aşkı öğretmektedir” dedi. Mistik Müzik Festivali’nin tanıtımının yapıldığı afişlerin de yanlışlıklar içerdiğini söyleyen Çıpan, bu buda heykeline sikke giydirilmesinin yanlış olduğunu dile getirdi. Çıpan, “Bu logonun daha dikkatli seçilmesi gerektiğini belirterek, “Mistik Müzik Festivali bugün bahanesiyle yapılmamalıydı. Kullanılan logo daha dikkatli seçilmeliydi. Sikkesiyle oturan bir buda siluetine dönüşmüş logo, yakında karşımıza yeni bir put olarak çıkacaktır. Turizmin geliştirilmesi ve tanıtım bahanesiyle yapılan bu tür çalışmalar, istemeyerek de olsa, kısa zaman sonra, Sufizm, dinler üstü Mevlânâ, sınırsız hoşgörü palavralarına destek halini alabilir, bu konuda yakın geçmişten kaynaklı endişeleriz vardır” ifadelerini kullandı. Hz. Mevlana’nın mirası olan Mevlevilik’in bugün kendi amacından saptırılarak, Hümanistik yapıya dönüştürülmeye çalışılması Mevleviler’den de tepki çekiyor. Mevlevi Postnişi Çıpan, “Mevlevilik nerede ise Kur’an’dan uzak, Hadis’ten uzak, bir Hümanistik ve sevgi dini, Sufizim adı altında işlenmeye başlanıyor. Bu durumdan Hz. Mevlana’da rahatsızdır, bizler de rahatsızız. Şimdi ‘ister Yahudi ol, istersen Budist ol Mevlana’yı sev, yeter’ deniyor. Gerçek Mevleviler Hz. Mevlana’ya aşık olan kişiler değil, onun aşık olduğuna aşık olanlardır. O’nun aşık olduğuna ulaşmak için onun gittiği yoldan gidiyoruz. Hz. Mevlana’ya yanarak aşık olan varsa da ellemeyin yansın. O yanacak nasıl olsa. Böyle yaparak şirke düşüyorlar. Hz. Mevlana kendisine aşık olmamış, rabbine aşık olmuştur” diye konuştu.

Mevlevilik de başa giyilen sikke’nin anlamı!

Meslevî giysileri yediyüz yıllık bir geçmişe sahiptir. Gayet sade ve zarif görünümlüdür. Giysiler mevlevi, kültür ve tefekkûrüne ait ince ve derin anlamlarla yüklüdür. Sikke, “damga”, “alâmet”, “kaide”, “namus” ve “kanun” anlamına gelir. Mevlevîlerin başa giydikleri alâlet-i farîkalar olan başlıklardır. Dövme yünden yapılır. Kahve ve bal rengindedir. Beyaz olanları da vardır. Mevlevîlik gibi gerçekten her bakımdan onur verici tarikate mensup ve müntesip olmanın verdiği kıvançtan dolayı Sikke”ye, “Fakir”de denilmiştir. Mânevi kıymetinden dolayı, “Sikke-i Şerif” diye anılmıştır. “Külâh”, “Külâh-ı Mevlevî” diye de anılan “Sikke” önceler iç içe geçirilmiş vaziyette iki kattan meydana gelir

Bağdaş Kurmaz

Konya İl Kültür Turizm Müdürü Mustafa Çıpan’ın dünkü bir yerel gazeteye verdiği söyleşide afişteki logoyu 1949 yılındaki bir kitaptan alıntıladıklarına ilişkin ise Mevlevi Postnişi Mehmet Çıpan sert tepki gösterdi. Postniş Çıpan, “Birkaç yıldır bu etkinlik Hz. Mevlana’nın doğum yıldönümüne denk getirildi. Kutlu doğum adı altında yeni bir şey ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Bunun Ümmet’i Muhamme’de ne faydası var. Bu çalışmanın Konya’ya bile bir ekonomik faydası yoktur. 1949 yılında birisi bir kitap yazıyor. O kitap da kullanılan BUDA’YA benzeyen logoyu alıp bu gün kullanmışlar. Ona dayanak olarak da bu gün oturan BUDA heykeline sikke giydirip bir put oluşturuyorlar. Derviş, neyzen figürlü putlardan zaten rahatsızız. Bir de bu çıktı. Mevleviler, diz çöküp oturur, bağdaş kurmazlar, bunlar Mevleviliği bilmedikleri için de BUDA’ya oturuşunu koyuyorlar. Maalesef İslam’ı yozlaştırmak için Mevleviliğin kullanılmaya çalışıldığı, yeni bir sufizm, yeni bir mistisizim ürünü olara karşımıza çıkıyor. Hiçbir Mevlevi İslam’a aykırı hareket edemez. Ediyorsa zaten Mevlevi değildir” eleştirisini dile getirdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.