Kahve nerede içilir?

 Gelin hep birlikte el ele verelim ve hayatı normalleştirelim. Sevdiklerimizle daha fazla vakit geçirelim, "Bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır" sözünden başlayalım örneğin. İster üçüncü dalga bir kahve dükkanında ister bir kahvehanede bir araya gelelim. Americano, filtre ya da okkalı bir sade Türk kahvesi fark etmez, barış ve dostluk için kahvemizi yudumlayalım.

Ben bu hafta bol bol kahve içtim. Kimi zaman üçüncü dalga kahve mekanlarında soluğu aldım, zaman zaman da eski usul kahvehanelerde hem tavla attım hem de oraletimi yudumladım. Sevdiklerimle bir araya geldim. 87 yaşındaki anneannemi alıp bol bol kahve mekanlarını gezdim.

KAHVEHANE-YENİ KAHVECİLERE KARŞI
Salacak'ta, Balat'ta, Fatih'te, Haliç'te bir kahvehane... Ya da Galata'da, Beşiktaş'ta, Bebek'te bir yeni nesil kahve dükkanı... Muhabbetler hep aynı... Ama kahveler ve tarzlar epey farklı...
'Üçüncü dalga kahve akımı' girdi artık hayatımıza. Bir de eski usul kahvehaneler var. Üçüncü dalga kahve dükkanlarında öyle tavşan kanı çay, Türk kahvesi gibi alışık olduğumuz çeşitler yok.
Hatta içeri adım attığınızda kahve siparişi kime verilir, nereden yemek alınır, servis elemanları mı masaya kahveyi getiriyor yoksa siz mi gidip alıyorsunuz, tüm bunları çözmek kolay değil.
Yeni nesil kahve dükkanlarının kiminden içeri girdiğinizde ufak tadım bardaklarında farklı ülkelere ait çekirdekleri tattırıyor ardından "Aeropress mi yoksa chemex mi?" gibi garip cümleler kuruyorlar.
Aeropress tek kişilik, chemex ise iki-üç kişilik demliklerde kahvenin servis edilmesi anlamına geliyor. "Bunlar beni aşar, ben en iyisi kahvehaneye gideyim" diyorsanız orada da anne baba usulü Türk kahvesinin cezvede değil, makinede yapıldığı gerçeğiyle karşılaşma oranınız yüksek.
Lakin popüler kahvelerde müşteriye yetişemeyen işletmeler çözümü makinede bulmuş. Öyle sobada, kömür ateşinde bakır cezvelerde yapılan Türk kahvesi artık pek az mekanda var...
Kimi masaların altında prizlerin bulunduğu yeni nesil kahve dükkanlarında frappe'sini içip çalışmayı kimi de iki tavla atıp, okeye döndüğü eski usul kahvehanelerde elma çayı içmeyi seviyor. Elbette içecek seçenekleri çok. Ama gelin ikisinden de alternatiflere bir göz atalım.

PETRA MI BEBEK KAHVE Mİ?
Topağacı'nda, Gayrettepe'de, Kanyon AVM'de yerleri var Petra Roasting Co.'nun. 87 yaşındaki anneannemi Gayrettepe'deki hem bir galeri ve butik niteliği taşıyan hem de enfes kahvelerin olduğu şubesine götürüyorum. Barista'nın (kahve uzmanı) "Acme harma alır mısınız? demesiyle kafası karışıyor. Ardından "Etiyopya Burtukaanna Guji ya da Konga" gibi cümleler kuruyor barista, yani yeni nesil kahve uzmanı... Bizimkinin cevabı ise "Bir sade Türk kahvesi" oluyor.
Elbette Türk kahvesi yok. Ufak bardaklarda barista ellerinde olan günün kahvelerini tattırıyor. Beğendiklerimizi ısmarlayıp yemek bölümüne doğru ilerliyoruz. O an aslında önce yemek sonra kahve ısmarlamamız gerektiğini anlıyoruz.
Önümüzde kurabiyeler, kekler... Bir de leziz menü var... Croque Monsieur, avokado tartin gibi yine anneanneme uzak ama bana yakın lezzetler... Sonunda anneannem menüde tanıdık lezzet olan çılbırı seçiyor bense brioche ve iki göz yumurta istiyorum. Oturup siparişimizin masamıza gelmesini beklerken zil sesi ile uyanıyorum. Meğer burada kahveni kendin alıyormuşsun, yemek ise masana geliyormuş.
Petra Roasting Co. oldukça ilginç bir mekan. İç taraflarında Ece ajandasından resimlere, kalemden mürekkebe farklı ürünlerin satışı da yapılıyor. Gördüğüm en iyi kahve dükkanlarından biri. En önemli özelliği masaların altında prizlerin olması ve gün boyu çalışıp kahve içebilmeniz.
İstanbul'un en ünlü kahvesidir Bebek Kahve... Boğaz'a nazır konumu da mekanın bir adım öteye çıkmasında yardımcı... Müdavimleri arasında sinema ve televizyon dünyasından birçok isim mevcut.
Gün boyu burada elma çayı içen, tavla atan ünlülere rastlayabilirsiniz. A la franga yemekler de var mekanda ama espresso, Americano gibi kahve çeşitleri bulunmuyor. Türk kahvesi ise makinede yapılıyor ama yine de lezzetli.
Zaten mekanın konumu keyifli. Gelenler genelde okey, tavla oynuyor ve saatlerini burada geçiriyorlar. Türk kahvesi fiyatıysa menüde yazmıyor. Müdavimlerden daha az alınıyor, ilk kez gelenlerden daha fazla.

Farklar neler?
 Yeni nesil kahve dükkanlarının çoğunluğunda çay ve Türk kahvesi bulunmuyor. Tavla, okey gibi oyunlar ise hiçbirinde yok.
 Kahvehanelerde espresso gibi ithal tatların olmasını zaten beklemiyoruz ama en azından közde, bakır cezvede pişen Türk kahvesi fikri fena görünmüyor. Maalesef birçoğu artık cezve kullanmayı bırakmış, "Makinede de aynı tat var hem anca yetişiyoruz" diyor. Tat olsa da duygu aynı olmuyor. Bu kez de insan Aşiyan gibi eski usul kahve yapan mekanları arıyor.
 Kahvehaneler, yeni nesil kahve dükkanlarına oranla çok daha ucuz. Ama onlarda da şarj, priz gibi teknolojik destek beklemek yersiz. Zira bu yüzden öğrenciler yeni nesil kahve dükkanlarını, emekliler ise kahvehaneleri tercih ediyor.

Yeni nesil kahveciler
 Karaköy'deki Coffee Sapiens'in özelliği 12 farklı çekirdekten kahveler sunması. İçerisi laboratuvara benziyor.
 Heykeltıraş Seçkin Prim'in Zorlu Center ve Bebek'te açtığı Cup of Joy da yeni nesil kahve dükkanlarına bir örnek.
 Moda'daki Walter's Coffee Roastery şüphesiz en ilginç yeni dalga kahve dükkanlarından biri... İçeri adım atınca Breaking Bad dizi setine gelmiş gibi hissediyorsunuz. Burada deney tüplerinde, sarı tulumlarıyla kahve hazırlayan baristalar sizi karşılıyor. Kahve çeşitleri kadar, ortam da epey farklı.

Eski usul kahveciler
 Cankurtaran'daki Erol Taş Kahvehanesi tam da tavla atıp kahve içebileceğiniz eski usul bir kahveci. Bir ara çok popülerdi, ünlü simalar da burada kahve içerdi.
 Közde kahve içmenin keyfi de bir başkadır. Maalesef birçok kahve teknolojiye boyun eğdi ama Balat'taki Nevi Cafe gibi hala közde kahve yapan mekanlar da var. Yok olmaya yüz tutmuş bir değeri günümüze kazandırmaya çalışan bir mekan Nevi Cafe. İçeri adım attığınız andan itibaren gürültü, stres gibi kirliliklerden uzak, kafanızı dinleyebileceğiniz antik bir kahve burası.

TADIN
Arnavutköy ANY sadece trendy bir kafe değil ayrıca önemli bir gurme destinasyonu. Burgerleriyle ön plana çıktığına bakmayın ve mutlaka dana lokum, ızgara somon, lavantalı ördek gibi lezzetlerini de tadın.
Ayrıca en üst katındaki long table (uzun masası) sosyalleşmek için harika bir alternatif. O halde keşfetmek için beklememeli...

FİT KALIN
Fit kalmak için işte size çok eğlenceli ve nostaljik bir yöntem: İp atlama.... Çocukluğumuz ip atlayarak geçti. Özellikle kız çocukları için ip atlamak ayrı bir hevestir. Haydi içimizdeki çocuğu ortaya çıkaralım ve ip atlayarak form tutalım.
Benim için ilk başlarda 100 kere atlamak zordu şimdi bin kez atlıyorum. Elbette arada takılıyorum.
Ama ip atlamak çok iyi bir kardiyo yöntemi unutmayalım.

YAKALADIN YAKALADIN
 Daha bir hafta var gösterisine... Ama biletler tükendi, tükeniyor... Hem gülmeye ihtiyacımız var. O halde buyurun Ata Demirer'in 12 Ocak'ta BKM 'de yapacağı tek kişilik gösteriye. Başarılı komedyen, Türk Sanat Müziği'nden operaya, halk müziğinden popa ve arabeske geniş bir repertuvara sahip. Seyircinin hasretle beklediği mizah dolu hikayeler de şarkı aralarında sahnede yerini alıyor. Biletler Biletix'te...
 Kiş, mereng gibi lezzetleri seviyor musunuz? O halde bunların yapımını da öğrenmek istersiniz. Bugün Le Cordon Bleu şefleri Fransız mutfağından kiş, poulet au vinaigre (sirkede tavuk) gibi lezzetlerin yapılışını öğretecekler. Kurs bugün saat 10.30'da başlıyor ve 17.00'ye kadar sürüyor.
Anahtar Kelimeler:
KahveNeredeIçilir
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.