Büyük Türkiye Müzesi geliyor

Dünyanın önde gelen 250 müzesini gezen Yıldız Sarayı Vakfı Başkan Vekili Ali Serim, yeryüzünde eşi olmayan bir Büyük Türkiye Müzesi projesi için hayli iddialı: “Sergilenecek yer olmadığı için depolarda bekletilen Picasso gibi isimlerin eserleri bile gün yüzüne çıkarılsa, dünya sanat tarihi değişebilir. Bu bir açılıma, ‘çılgın bir kültür projesine’ de dönüşebilir...”

Türkiye’nin tek saray vakfı olan Yıldız Sarayı Vakfı Başkan Vekili Ali Serim’in bir hayali var: Büyük Türkiye Müzesi. Sergilenecek yer olmadığı için depolarda çürüyen eserlerin bile Fransa’daki dünyanın en çok ziyaretçi çeken müzesi Louvre’dakilerden daha değerli ve sayıca daha fazla olduğunu ifade eden Serim, milyarlarca dolar değerindeki Picasso gibi ünlü isimlerin yapıtlarının depolardan çıkarılmasının dünya sanat tarihini değiştirebileceğini söylüyor. Büyük Türkiye Müzesi’nin ülkemizin kültürel renklerinin sergilendiği bir açılıma, ‘Çılgın bir kültür projesi’ne dönüşebileceğini de söyleyen Ali Serim, en uygun yerin Topçu Kışlası projesi olduğu düşüncesinde.

Ali Serim, koleksiyoner Refet Günsay’ın torunu. Yani aileden koleksiyoner. Kendisine miras son üç yüzyıla ait değerli İstanbul hatta İngiltere Kraliyet Sarayı’na uzanan fotoğraf ve dökumanları daha da geliştiren bir sanat düşkünü. En büyük hayaliyse, depolarda çürümeye yüz tutan paha biçilemez eserlerin gün yüzüne çıkarılması. Yıldız Sarayı Vakfı Başkan Vekili olarak işe önce Yıldız Sarayı’ndan başlamış. Sultan II. Abdülhamid’in 33 yıl devleti yönettiği Saray’ın daha sonra Harp Akademisi olduğunu hatırlatan Ali Serim “Binlerce nadide eser envanteri çıkarılarak bu sırada Saray’dan toplanıp depolara taşınmış. Sadece Abdülhamid’in tahta çıkışının 25’inci yılı nedeniyle gönderilen yeşim taşından yapılmış bir saati örnek vereyim. Daha kötü bir örneği uluslararası müzayedelerde 6 milyon dolara satılıyor. Depodaki binlerce paha biçilmez hediye ve eserleri düşünün”

Yıldız Sarayı’na ait eserlerin kurtarılması için yola çıktığında sorunun büyüklüğünü gören Ali Serim, bugün başta Topkapı Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi depolarında kilitli kalan eserler için de harekete geçmiş. Serim, depolardaki bu eserlerin Louvre Müzesi’ndekilerden daha değerli olduğuna vurgu yapıyor: “Dünyanın en değerli koleksiyonlarının bir kısmı İstanbul’da ve maalesef tutuldukları koşullar depreme dayanıksız, rutubetli ve farelerin kemirdiği ortamlarda. Ve sokaktaki Ayşe veya Ahmetler ‘Bu hazineler benim’ idrakinde olmadığından bu haldeler. Biz bu bilinci oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi Louvre, Fransa’da kıymet arz eden kültür hazinelerinin bir çatı altında toplanarak halka ‘Bu hazineler sizin’ denilmesi amacıyla yapıldı. Louvre Müzesi’ndekiler mi yoksa İstanbul’un depolarındaki eserler mi daha kıymetli? Louvre dahil önde gelen 250 müzesini gezdim. Dünyanın en önemli müze koleksiyonları İstanbul Topkapı Sarayı ve depolarında. Padişahların tahta çıkışlarında aldığı hediyeler, düğün, doğum, sünnet törenleri ve elçi kabullerinde takdim edilen hazineler, padişah porte ve kıyafetleri, Arap, Emevi, Abbasi, Memluk, İran, Türk, Tatar, Hint, Avrupa ve Japon kültürlerine ait 52 bin adet benzersiz silah koleksiyonu, 12 bin parçalık Çin ve Japon porselen, 2 bin eserlik gümüş koleksiyon ve tabii ki kutsal emanetler. Hz. Muhammed’in hırkası ve sakalı, Uhud Savaşı’nda kırılan dişinin saklandığı muhafaza, ayak izleri, mektupları, oku ve kılıcı! Dünyanın en büyük müzesine sahip olabiliriz...”

ÇILGIN BİR KÜLTÜR PROJESİ

Peki ama bu depo ve müzelerdeki eserler nerelerde sergilenebilir? Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Arkeoloji ile Resim ve Heykel Müzesi gibi merkezlerdeki yer sorunu nedeniyle depolarda tutulan eserlere dikkat çeken Ali Serim, en iyi adresin Taksim Gezi Parkı’nda yapılması düşünülen müze projesi olduğunu söylüyor. Sergi alanı bekleyen Helenistik dönem öncesi Anadolu ve Mezopotamya eserlerinden Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Türk-İslam eserlerine uzanan eşsiz kültür mirasının sergilenmeyi beklediğini anlatan Serim, böylesi bir projenin ‘müzenin yerine’ ilişkin tartışmalardan çok daha önemli olduğuna inanıyor: “Gezi Parkı’nda 40 bin metrekarelik bir müze alanı düşünülüyor ama yerin altına da 10 kat inerek dünyanın en büyük müzesini yapabilirsiniz. İstanbul’a böyle bir şey yapılacaksa en uygun mekan Osmanlı dönemine ait bir eserin yeniden canlandırılmasıyla ve Taksim gibi en ulaşılabilir noktada olur. Maalesef Gezi Parkı’na yapılacak müze üzerinde büyük bir siyasi tartışma çıktı. Bunu dile getirmemden dolayı yakın çevremde hakarete uğruyorum. Depolardaki eserlerin kurtarılması, Taksim Gezi Parkı’na bir şey yapmaya karşı çıkanların ideallerinden de oraya bir şey yapmayı düşünenlerinkinden de büyük bir mesele.  Ayrıca bir depremdeki yağmadan da kurtulacaklar. Dünyanın en pahallı tablosu 130 milyon dolar değerinde olduğu sanılan Picasso’nun Rüya tablosudur. İnanmak zor olsa da André Derain, François Dubois, François-Claude Hayette, Raoul Dufy, Léopold Lévy, Henri Matisse, Pablo Picasso, Edouard Pignon, Maurice Utrillo gibi ünlü sanatçıların paha biçilmez eserler depolara mahkum. Biz bu eserleri sadece envanterlerdeki isimlerinden biliyoruz. Saat veya kitap gibi 100 yeni koleksiyon açabiliriz. Müzayede fiyatlarıyla kıyasladığımızda değerleri da 1 trilyon doları aşar. ”

Projenin bir açılıma da dönüşebileceğini belirten Serim “Bu memleketimizin ihtiyacı olan bir çılgın kültür projesidir. Bu bir kültür açılımına bile dönüşebilir. Türkiye kültürünü, bu coğrafyada nasıl kaynaştığımızı kendimize ve dünyaya göstermemiz lazım” diyor.

‘Yıldız Sarayı dedeme ait’

ALİ Serim, AB destekli MSE2 programıyla Yıldız Sarayı’nı yılda 50 bin öğrencinin gezmesini sağladıklarını anlatıyor: “Saray artık kiokslardaki dokunmatik ekranlardan 360 derece gezilebiliyor. Çocuklar bu tip teknolojik kaynaklardan bilgi edinmeyi sevdiği için çok faydalı olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerin büyük çoğunluğu ilk kez bir saray ve müze gördü. Yıldız Sarayı’nı görünce şaşırıyorlar. Saray’ın kime ait olduğunu sorduğumuzda kimi ‘Padişah’, kimi ‘dedeme’ diyor ama biz onlara ‘Bu tarihi miraslar bizimdir’ düşüncesini aşılamaya çalışıyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.