Ben Veli Küçük!
 "Ben Veli Küçük" ismiyle piyasaya çıkan kitapta Küçük,"Susurluk komisyonuna çağrılmadığım için gitmedim" diyerek "Susurluk'a çağrıldı ama gitmedi" iddialarını yalanlayarak çarpıcı bir iddiada bulundu.
 
Ergenekon üyeliği suçlamasıyla 21 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edilen ve Silivri Cezaevi'nde 5 yıldır tutuklu bulunan gazeteci Hikmet Çiçek, aynı cezaevinde kalan iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapse mahkum edilen emekli Jandarma Tuğgeneral Veli Küçük'ün hayatını yazdı. Kitapta çarpıcı açıklamalar yapan Küçük'ün bu açıklamaları gündeme oturacak cinsten.
 
Yıllardır "Susurluk Komisyonu'na ifadesi için çağrılsa da Veli Küçük, komisyona katılmamıştır" açıklamalarını Küçük,"TBMM'de oluşturulan Susurluk Komisyonu'na çağrıldığım ama gitmediğim iddiası doğru değildir. Komisyon Veli Küçük'ü çağırmayı düşündü fakat çağırmadı. Komisyon üyesi Fikri Sağlar, iddiasına bugün de sürdürüyor. Anadolu'da bir söz vardır. Çağrılmayan yere simitçi ile gazozcu gider. Çağrılmadığım yere ben neden gideyim" diyerek bu iddiayı yalanladı. Kitapta Küçük'ün bu açıklamalarının altına düşülen, "TBMM Susurluk Komisyonu Veli Küçük'ü çağırmaktan neden vazgecti? Acaba Veli Küçük çağrılsaydı Komisyon'a Mehmet Ağar hakkında bilgiler mi verecekti?" sorusu ise dikkat çekiyor.
 
"TRT'NİN 40 YIL ÖNCE KÜRTÇE RADYO YAYINI YAPMASINI İSTEDİM"
 
Küçük'ün kitapta dile getirdiği,"TRT'nin 40 yıl önce Kürtçe radyo yayını yapmasını istedim" iddiası da dikkat çeken ayrıntılar arasında yer alırken Küçük'ün 40 yıl önce yaşadığı bir anısı şöyle anlatılıyor: "Bundan 40 yıl önce Şırnak'tan Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı dönemde hazırladığı raporda TRT'nin Kürtçe yayın yapmasını önerdi. TRT'nin Kürtçe radyo yayını 40 yıl sonra, 2013 Eylül ayında başladı. Şırnak'taki bu ilk görevi Küçük'ün Doğu Anadolu'yu ve Kürt halkını tanımasına neden oldu. Şırnak halkıyla kısa sürede kaynaştı. Onu hiç yalnız bırakmayan eşi Necla Küçük ve üç yaşındaki kızı Zeynep de yanındaydı. Eşinin tayini çıktığında Necla Küçük'ün ağlayarak ayrıldığı tek yer Şırnak olacaktı."
 
DİNK CİNAYETİ ŞEMASINDA SADECE TUNCEL YOKTU
 
Hırant Dink Cinayetine de değinen Küçük,"Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in muhbiri Erhan Tuncel'in Dink cinayetindeki şemada olmamasının da ilginç bir ayrıntı olduğunu savunarak,'Bu cinayette M.T, Trabzon ve İstanbul Emniyeti, Emniyet İstihbarat ve Trabzon jandarmasına uzanan, yargının da dahil olduğu bir yapı var' diyen Erhan Tuncel'in o şemada olmaması ilginçtir" diye açıklamada bulunması dikkat çekti.
 
"DİNK'İN AVUKATI O İDDİAYI YALANLADI"
 
Öte yandan kitapta Veli Küçük'ün avukat kızı Zeynep Küçük'ün Dink cinayetiyle ilgili bir iddiası da dikkat çekti. Veli Küçük'ün Hrant Dink'i telefonla tehdit ettiği iddiası tamamen asılsızdır diyen Zeynep Küçük,"Dink'in avukatı Erdal Doğan, Hrant Dink cinayetinden hemen sonra yaptığı açıklamada 'Hrant Dink Veli Küçük'ten çekiniyordu' şeklinde talihsiz bir beyanda bulunmuş olup, akabinde bu kişi hakkında açmış olduğumuz dava sorasında yaptığı savunmada ise Veli Küçük'ün Hrant Dink'i tehdit ettiği yönünde somut bir bilgisinin bulunmadığını, Hrant Dink'in de kendisine böyle bir şey söylemediğini itiraf etmiştir. Bu beyan dava dosyasında mevcuttur. Ayrıca Hrant Dink'in abisi tarafından da bu husus teyit edilmiştir" dedi.
 
BAŞBUĞ'LA ESKİ FOTOĞRAFLAR
 
Kitapta Veli Küçük'ün, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Şener Eruygur,Aytaç Yalman ve Ergenekon'dan müebbet hapis cezası alan Eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'la çektirdiği fotoğraflar da yer alırken, kitapta Küçük, gözaltına alındığı saatleri, evde yaşananları ve cezaevindeki günleri de anlatılıyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.