23 Haziran seçimini toplumda yaşanan sosyolojik dönüşümü yakalayamayan yapı kaybetti.

Sosyolojinin en temel konularından biri olan toplumsal değişim dinamik güçleri içeren bir süreçtir.

Bu süreç doğru okunamadığında seçmenlerin sosyolojik dönüşümü de doğru değerlendirilemez.

**

Şimdi gelelim Türkiye’nin en büyük şehrinde yapılan seçimi gerçekten kimin kaybettiğine…

23 Haziran akşamı;

Kutuplaştırıcı-ötekileştirici, gerginlikten beslenen siyaset dilinde ısrar eden,

Ülkenin varlığının devamını kendi varlığı ile özdeşleştirerek tek adam düzenini dayatan,

İktidar kaynaklarını sadece yandaşlara dağıtarak acımasız bir toplumsal eşitsizlik üreten,

Hukuku gasp ederek millet iradesini görmezden gelen,

Hak ve adalet duygusunu yaralayan,

Cemaat, tarikat gibi dini grupları siyasetin öznesi yaparak din istismarı yapan,

Rakiplerini zillet, ihanet, Pontus gibi olumsuzlayan kavramlarla etiketleyen,

Seçim kazanmak adına terör örgütü liderinin mektubundan medet uman anlayış kaybetti.

**

Toplumla iletişimi zayıflayan,

Milletin taleplerine kulak tıkayan,

Millet iradesine saygı göstermeyen iktidar

Hezimet olarak nitelendirebileceğimiz bir sonuçla karşı karşıya kaldı.

**

İstanbul seçimleri Türk siyasetinde de taşları oynatacak, kırılmalara yol açacaktır.

Mutlak iktidar olmanın dayanılmaz kibrine kapılan iktidar partisi

Seçim sonuçlarını doğru okuyamadığı takdirde yaşadığı erimeyi durduramayacak ve muhtemel bir parçalanmaya sürüklenecektir.

**

23 Haziran akşamının belirleyicisi olan yeni seçmen sosyolojisinin üzerinde durmak lazım.

İdeoloji ve parti bağlılığından uzak,

Parti politikalarını sorgulayarak,

Rasyonel davranmayı tercih eden bu seçmen sosyolojisi

Taleplerine kulak tıkayan,

Demokrasiden uzaklaşan,

Topluma yabancılaşan,

Hukuk tanımaz yapılara karşı farklı seçmen davranışı gösterme eğilimli bir yapıdır.

Toplumsal değişimi okumaktan uzak,

Statik siyaset anlayışında ısrarcı siyasi yapılara mesafeli,

Genç ve dinamik olandan yana saf tutan

Bu seçmen sosyolojisi bundan sonraki seçimlerde de belirleyici olma özelliğini muhafaza edecektir.

Kendisini bu seçmen sosyolojisine göre gözden geçirmeyen,

Birleştirici,

Bütünleştirici bir siyaset dili oluşturamayan,

Korku ve tehdit üreterek ayrıştıran,

Demokratikleşmeye sırt çeviren,

Ehliyet ve liyakate önem vermeyen,

Kendini yenileyemeyen,

Refah üretemeyen,

Umut vermeyen,

Tabanın taleplerini dikkate almayan,

Cumhuriyet değerlerine düşmanlık eden siyasi yapılar

Bu kitlenin desteğinden mahrum kalacak,

Bu seçmen sosyolojisi belki de yeni siyasi oluşumları tetikleyecek ve kesintisiz iktidar rehavetine kapılanlara alternatif üretecek.

Kim bilir…

Müjdat ÖZTÜRK

25-06-2019

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.