Yaşamak ilginç bir serüven. Olgunlaşmak ve gelişmek  arzusunun peşinden koşarız, insan bedeninin acizliğine aldırmadan, sözde ruhlarımızı büyütür,  erdemli olmaya çalışırız.
Hayat karşımıza çıkan anlar ile, ihtimaller, teklifler ile bazen hata, bazen hayıf, bazen de şaşkınlık yaratır. Bu tarz deneyimleri hepimiz yaşamışızdır. En çok da kadınlar.
Hayatta yaşadıklarımızın yekûnunun altını çizdiğimizde bize kalan tecrübe oluyor.
Kadına neyi istiyor ya da neyi istemiyor diye sorulmaz. Özgürlük duygusu, keşfi, sorguladıkları, yaşanmışlıkları, ağlamışlıkları, farkındalığı hep kendi tarafından dinlenendir kadın.  
Öyle ki kadına siyasette bile kadın kolları diye bir ayrımcılık yaftalanmıştır. Yani sen ikinci sınıf bir varlıksın, bunu her yerde bil ve ona göre davran denmiştir. 
Neden erkek kolları yok da kadın kolları vardır, hep sorgulamışımdır.
Değişimleri sindirme biçimine olgunluk diyoruz.  Ama bu olgunluk maalesef dünyada kadına karşı yapılan bir olgu değildir.  Kadın hep geri dönen, yönü değiştirilen olmuştur. En çok da siyasette.
Siyasette kadına yargıdan, hoşgörüye geçiş hiçbir dönem olmamıştır.
Kadın kollarının var oluşu. Kadınlar için özel olarak üretilen pembe otobüs projesi ile denktir.
Gişelerde kadına ayrılan özel bölümle eştir.
Eğitimde cinsiyet ayırımı ile eş değerdir.
Kadın olmak çok zor iş, maalesef hem hemcinsleri, hem de erkeklerle mücadele etmek zorundadır, her daim.
Siyaseti şekillendirecek olanlar hep irade bende kalsın diyenlerdir. Hal böyle olunca da lider ister erkek, ister kadın olsun kadının zekası ve sorgulaması ile karşılaşmak istemez.
Kadınların siyasette varlığı tecrübe olarak öğrenilmemiş olsa da, kadına saygı duyarak inanarak öğrenilmesinin kapıları da hep kapatılmıştır. 
Kadınları kadın kolları ile bir odaya kapatıp;  buradan dışarı çıkmayın denmiştir. Kadınla ilgili toplumsal yaraları da maalesef erkekler sarmaya çalışıyor. Oluyor mu olmuyor.
Kadın hareketi olarak çıkış yapan İyi Partinin kuruluş felsefesi kadınlar için gözaydınıydı.  Kadın kollarına gerek duymayan İyi Parti kadın ve erkeğin eşit şartlarda sahada çalışmasını öngördü. Erkek egemen siyaset yapısına dur diyecek bu hareket kadına moral ve motivasyon oldu. Sanırım Meral Akşener  Hanımefendinin etrafı partideki erkekler tarafından etten bir duvar olarak örülünce kadınlarla olan temas ve kontağı da kopmuş oldu.  Kadınlarla istediği mesafeyi alamayan Akşener acaba Kadın kollarını kurarak çemberin dışında kalan kadınları bu şekilde çemberin içine mi almayı düşünüyor?
Ama kadın kollarını anlamlandırmada ki referansım yetersizlik ve sığ kalmışlıktan öteye gidemez.
Kadının sosyal hayatın içindeki değişimi,kazanımı ve yeri ile ilgili gelişimi, maalesef liderler tarafından sağlanmamıştır. Çünkü kadın siyasette konuşmuyor, konuşturulmuyor…
İşte bu yüzden de Türkiye’de kadınlar siyasette bir yerlere gelmek için talepte bulunmuyor. Çünkü korkuyorlar.
Siyaset görünmeyen yüzlerin ortaya çıktığı, etrafının kalabalık ama yalnız yürüdüğün bir yoldur. Hele de kadınsan yapayalnız yürüdüğün bir yoldur.
Kadınların siyasette dayanıklı rol alamamalarının sebebi duygularıyla hareket etmelerindendir. Kadının siyasi hareket ve davranışları hep liderleri tarafından yönlendiriliyor.
Siyasette kadının morali ve motivasyonu sürekli erkekler tarafından bozuluyor.
Ama bir gerçek var ki, kadın bugün siyasette eğer sesi çıkmıyorsa bu kadın siyasetçiler yüzündendir. Mecliste kadını temsil edenler maalesef sadece ben olayım duygusuyla hareket edince kadına düşen tek görev kadın kollarına sığınmak oluyor.Kadını başta hemcinsi  sonra da erkekler engelliyor. 
Toplumda birey olmanın zorluklarını yaşayan kadın, siyasete mensup bir birey olabilmenin zorluklarını da yaşıyor. Hep engel, hep ikinci sınıf muamele.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kılıçkıran 4 ay önce

neremiz doğruki hanımefendi