İttifaklar ve Yerel Seçim 31 Mart 2019 tarihi yani yerel seçimler yaklaşırken belki de ilk defa net bir şekilde partilerin anlaştığı, anlaşmaya çalıştığı ve ittifaklar sürecinin seçimi şekillendirdiği bir yöne doğru gidiyoruz.

MHP’nin ne yaşanırsa yaşansın tavizsiz tavrı seçimlere giderken ittifakları mecburi ve zorunlu kılıyor. MHP’nin ‘ittifaklar yerel seçimlerde’ olmalıdır çıkışıyla birlikte MHP ve Ak Parti arasında oluşan ‘ittifak’ mecburi olarak karşı cephede bir ittifak arayışını ve görüşmelerini ortaya çıkardı.

Karşı cephede diyorum çünkü; her iki taraf seçimlerin ‘karşıtlıklar’ üzerinden geçmesini açık şekilde arzuluyor.

Ak Parti, Yerel Seçimlere doğru giderken ‘genel seçimlerde’ kurguladığı planın aynısını işletmeye çalışarak karşıtlıklar ve kutuplaşmalar üzerinden bir seçim dönemi geçmesini istiyor.

24 Haziran seçimlerinde gördüğümüz üzere projelerden daha çok toplumu ayrıştıran konu başlıklarını konuşuyor, tartışıyor ve iki kutuplu olması arzulanan bir sisteme doğru isteyerek yöneliyoruz. Bu sadece Türkiye’yi yöneten Ak Parti tarafından değil; bu denli varlığını karşıtlığa borçlu olan CHP tarafından körükleniyor.

Özellikle 2007 sonrası yapılan her seçimde ‘karşıtlıklar’ üzerinden bir zafer inşa etmiş Ak Parti’nin oyunu CHP’de fazlasıyla karşıtlık buluyor.

2002’den beri her geçen gün biraz daha yıpranan, artık ürettikleri ile değil; tükettikleri ile konuşulan Ak Parti iktidarı Ağustos ayından beri açık bir şekilde yaşanan ‘ekonomik kriz’ ve bu krizin etkilerini nasıl aşacağını çok iyi biliyor.

Eğer vatandaşın gündemi konuşulursa, seçim sürecinde projeler ve vaatler konuşulursa kaybedeceğini bilen Ak Parti, kutuplaşmanın özellikle sosyal yaşam tercihleri yükselmesini ve nihayetinde seçimleri bu şekilde kazanacağının farkında…

Gönül isterdi ki; bu seçimler her partinin kendi adayları, kendi düşünceleri ile girdiği ve toplumda ki karşılığını bulduğu bir seçim olsaydı. Fakat son günlerde iyice netleşen tablo ile Cumhur ve Millet ittifaklarının ve yer yer başka birkaç partinin olduğu bir pusula göreceğiz.

Daha önce gerçekleşen yerel seçimlerde sonuçlar bizlere özellikle ‘belediye başkanlıkları’ ve ‘meclis üyelikleri’ oyları ile farklı bir tablo çiziyor, mesaj veriyordu. Sanıyorum ki; bu seçimlerde birbiri ile bire bir uyumlu bir sonuç ile karşılaşacağız.

Muhalefet geç olmadan ve henüz geç değil iken; kutuplaşan ve ayrışan Türkiye siyasetinden vazgeçmelidir. Yerel seçim sürecinde vatandaşın ekonomisi ve vatandaşın dertleri üzerinden, vatandaş merkezli gelişecek bir dil ile birlikte ‘projeler’ konuşulmalıdır.

Ak Parti ve MHP’nin kendisine oy verenler üzerinden kurduğu ‘matematik’ dili reddedilmeli ve muhalefet kendi dilini bu söylem üzerinden geliştirmemelidir.

Biz vatandaşlar olarak; hesaplaşmayacağız.

Bizleri en iyi yönetecek ismi ve kadroları seçeceğiz. Muhalefet evvela ‘hesaplaşma’ dilinden bir an evvel kurtulmalıdır.

Türkiye’nin aydınlık yarınlarına inananlara saygı ve sevgilerimle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.