Yukardaki üç kelime toplumların gelişmişlik düzeylerinin ana argümanlarıdır.

Hukuk; Bir toplumdaki fertlerin birbirleriyle olan münasebetlerini düzenleyen ve yöneten kuralların bütünü olarak tarif edilmektedir.

Toplum halinde yaşayan insanlar,  aralarındaki münasebetleri düzenlemek bunu belirli kurallara uydurmak için, toplumda düzeni ve barışı kuran müeyyideli kaideleri yani hukuku meydana getirdiler.

Demokrasi; Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi olarak tarif edilmektedir..

Demokrasi ile bir kurum, kuruluş yada topluluktaki ve genellikle bir ülkedeki tüm üye veya vatandaşlar, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olurlar

Magna Carta (1215) İngiliz Haklar Bildirgesi(1689) ABD. Anayasası(1787) İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi(1789) Köleliği Kaldırma Yasası(1833 ) Fransa’da Erkeklerin Genel Oy Hakkı(1848) tarihi önemdeki bazı demokratik gelişmelerdir.
Osmanlı’da Tanzimat Fermanı(1839), 1. Meşrutiyet(1876), 2. Meşrutiyet(1908), Türkiye Büyük Millet Meclisi(1920); Türkiye’de Kadınlara oy hakkı tanınması(1930), Çok partili demokrasi(1946) Demokrasi adına Türkiye’deki önemli gelişmelerdir.

Avrupa’da Rönesansla başlayan yeniden uyanış, dinde reform uygulamaları,  liberalizm akımları demokrasinin bugüne gelmesi için önemli kilometre taşları olmuşlardır.
Gerek tarihin geçmiş dönemlerinde ve gerekse günümüzde, bireyin hak ve hürriyetleri ile bütünlük içinde haysiyetli bir şekilde hayatını sürdürebilmesi ve bu değerlerini koruyabilmesi için, devletin üstün gücünün hukuki kayıtlarla sınırlandırılması yoluyla onun ceberutlaşmasının önlenmesi yönünde gelişen talep, çaba ve çetin mücadeleler neticesinde, “hukuk devleti” şeklinde ifade edilen olgu ortaya çıkmıştır.

Adalet, hukuki bir kavram olmanın yanında, dini, ilmi, felsefi, ekonomik, toplumsal, ahlaki boyutları da olan, devletin ya da yöneticilerinin davranışları yanında, bireylerin diğer insanlara, canlılara, tabiata ve çevreye karşı davranışlarını da içeren, kapsayıcı ve kuşatıcı nitelikte çok boyutlu bir kavramdır .. 

Adaletin olmadığı bir yerde maddi anlamda hukuk devletinin varlığından bahsedilemez. Bu iki kavram arasındaki yakın ilişki sebebiyle, hukuk devletinin diğer bir ifade şekli de “adalet devleti”dir . 
Eğitim; Belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme ve yeni kuşakların toplum yaşamında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları edinmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme. geliştirme işi olarak tarif edilmektedir..

Günümüz toplumunda,
HUKUK,DEMOKRASİ,EĞİTİM o kadar birbiri ile içiçedir ki, eğitim olmadığı taktirde demokrasi veya hukukun gerçekleştirilmesi mümkün olamamaktadır. 
Okumayan , araştırmayan ,sorgulamayan toplumların, yönetenlerden demokrasi talepleri ve paralelinde adaletin uygulanacağı  hukukun yerleşmesi beklenemez.
Netice olarak, ülkemizde Demokrasi ve Hukuk ihlallerinin olmaması , halkın eğitim düzeyi ile doğrudan ilişkilidir. 
BİR ÜLKEDE EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSELMEDİKÇE, O ÜLKEDE DEMOKRASİ VE HUKUKUN YERLEŞMESİ BEKLENEMEZ.

Dr Suat Sarı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.