"Hemşehri Stratejisi" Türk Milliyetçiliği açısından sorunludur.
Milletleşme sürecinin önündeki engellerden biri olan ve dar aidiyet duygusunu körükleyen hemşehricilik toplumsal birliğin değil toplumsal dağınıklığın temsilcisidir. 
Hemşehrilik bir coğrafi mekandan ve ona duyulan ortak duygulardan doğan bir olgu.
Şehirleşme sürecinde bir toplumsal olgu olarak karşımıza çıkan ve şehire tutunma bağlamında bir dayanışma türü olarak kökleşen hemşehriciliğin milliyetçilik olarak billurlaşan milletin menfaatlerini her şeyden üstte tutma yaklaşımı ile örtüşmesi mümkün gözükmemektedir.
Hemşehrilik kimliği üzerinden belirlenen toplumsal ilişkiler siyasal alana da taşınır ve siyasal tercihleri milli hakikatler değil hemşehri çıkarları belirler.
Hemşehrililik kollamacılıkve kayırmacılıkla ilişkilidir.
Yani hemşehrililikte önemli olan önce kendi hemşehrilerinin çıkarıdır ve bu anlamda hemşehrililik dışlayıcıdır da.
İmamoğlu-Trabzonluluk örneğinde gördüğümüz gibi siyasal tercihte belirleyici olan siyasal doğrular değil hemşehrililik bağlarıdır.
Devlet mekanizmasında daha yıkıcı etkilere sahip hemşehrililik liyakatinde düşmanı olduğu gibi kaynakların eşitsiz dağılımında da önemli rol oynar.
Dolayısıyla kurucu ana kimlik üzerinden siyasi varlığını inşa eden Türk Milliyetçiliğinin kazanmak adına hemşehrililiği bir strateji olarak öne çıkarması ve belirleyici bir faktör haline gelmesi teorik olarak yanlış gibi geliyor bana.
Bu tartışmayı bugün içinde bulunduğumuz konumlanmalardan bağımsız yürütmenin de faydalı olacağına inanıyorum.

Müjdat ÖZTÜRK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.