Kur’an’ın nüzul hikmeti, tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet’tir. İdarecilik ve siyaset ise yüzde bir bile değildir. İslam hiçbir zaman makam, imamet ve saltanatı tavsiye etmemiştir. Aksine bunları talep edeni hoş görmemiş, görev de vermemiştir. Efendimiz (sav), kendisinden valilik isteyen amcası Hz.Abbas (ra)’ı dahi bu konuda ikaz etmiş, idareciliğin ağır mesuliyetini hatırlatmıştır. Hadis-i şerifte de “İdareciler, nefsini ve ailesini düşündüğü gibi, yönettiği kimseleri düşünmedikçe, ahirette cennetin kokusunu bile alamaz." buyurulmaktadır. (Buharî, Ahkâm 8)

Devlet idareciliği, millete hizmet esasına dayandığı için, yöneticilerin fedakarlık yaptığı, almayıp verdiği makamlardır. Fedakar; din, devlet ve millet uğrunda mal ve canını infak edenlere denir. Efendimiz’in (sav) tavsiye ettiği hakiki Müslüman idarecileri, nefsinin kurbanı olmuş Emevi (Ömer bin Abdulaziz hariç), Abbasi ve diğer Müslüman devletlerin idarecilerinden ayıran örnekleri Raşid Halifeler’de görmekteyiz. Hz. Ebubekir, fakir olarak Hicret etti. Parası olmadığı için, Medine’nin dışında Sinh Mahallesinde bir evde oturuyordu. Ücret karşılığı halkın koyunlarını sağarak geçiniyordu. Halife seçilmesine rağmen bu işini devam ettiriyordu. Devlet işleri aksar endişesiyle, Hz.Ömer zorla bu işi bıraktırdı, ona maaş bağlattı. Ama Hz.Ebubekir, artan maaşı servet edinmedi, bir testiye biriktirdi ve beyt’ül mala iade edilmesini tavsiye etti. Hz.Ömer Halife olunca ticaret yapamadı. Ailesini geçindiremeyince sahabeyi toplayıp istişare etti. “ Ben tüccar biriyim. Beni devlet idaresiyle meşgul ediyorsunuz. Ailemi geçindiremiyorum.” dedi. Hz. Osman da beyt’ül maldan istediğini alabileceğini söyledi. Hz. Ali ise itiraz etti. “Hayır Ya Ömer, istediğini değil, ancak ailene yetecek kadar alabilirsin.” dedi. Hz. Ömer de Hz.Ali’ye darılmadı, aksine hakkı söylediği, onun şeytanına yardım etmediği için, “Sözün doğrusunu söyledin Ya Ali!” deyip Hz. Ali’ye sarıldı, tebrik etti. Hz. Osman, memurlara maaş dağıtırken, durumu iyi olmayanlara kendi malından takviye yapıyordu. Halka vergi bindirmiyor, devleti borca sokmuyordu. Hz.Ali, Halife olunca yemeden içmeden kesilmişti. Kufe’ye gelen bir dilenci, sürekli mescitte oturan, halinden aç olduğu anlaşılan, cübbesinin haline bakılırsa garip olan adamın Hz.Ali olduğunu bilmiyordu. Sen kimsin? diye sorduğunda Hz.Ali: “Garip garibin dostudur. Ben de bir garibim.” demişti. Hz.Hasan’ın kapısına giden dilenci: “Şu mescitte oturan bir garip adam var, galiba çok aç. Ona biraz yiyecek verseniz” diye ricada bulunmuş, Hz.Hasan da, o garibin, babası halife Hz.Ali olduğunu söylemişti. İslam fedakarlığa bina edilmişti. Ardından gelen talihsiz, çakırkeyf, çilesiz ve mirasyedi idareciler millete çok kötü örnek oldular. Devletin malı deniz diyen toplumdan, toplumun ve devletin malını yiyen ve idareciler zuhur etti. Emir’ül Mümin’in değil, Emir’ül Mide’ün, yani Midelerin Emiri oldular. Adalet ve fedakarlık, Emir’ül Müminlerin vasfıdır. Hz. Ali’ye: “ Bazen sana iki davalı adam gelir. Bunlardan biri seni canı kadar severken, diğeri düşmanı gibi nefret eder. Sen, seni sevmeyeni de haklı görüyor, sevenin haksız olduğuna hükmediyorsun. Bu nasıl olur? Seni seveni desteklemen, haklı çıkarman lazım değil mi?” dediklerinde. O şöyle diyordu: “ Hak meselesi öyle bir meseledir ki, nefsime kalsa, beni sevenin lehinde karar veririm. Ama adalet, Allah’ın koyduğu nizamdır. Bana acı gelse de hakkı uygulamam lazım.” Kendine “emir’el müminin” şekli veren ama nefsini aşamayan idereciler, hem kendi kuzularını, hem de Dicle’nin kenarındaki koyunları maalesef çakallara yem ederler. Allah, evvela hakkı ve adaleti tam uygulayan toplum, sonra da toplumu idare eden yöneticileri bizlere nasip etsin. İdareciler, toplumun kaymağıdır. Süt nasılsa, kaymak da öyle olur. Önce kendi nefsimizde adaleti ve fedakarlığı yaşamalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet KORKMAZ 9 ay önce

rabbi̇m razi olsun

Avatar
Abdurrahman+El-Gafiki 9 ay önce

Muhterem+hocam+yine+kalbimizi+titretmi%C5%9Fsiniz.+Yaz%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1+hem+%C3%BCrperti+hem+de+keyif%28huzur%29+i%C3%A7inde+okuyoruz.+Kaleminize+y%C3%BCre%C4%9Finize+sa%C4%9Fl%C4%B1k...