Beklenen tarih geldi çattı. Tüm ülkücüler, 8 Nisan 2016 tarihinde, Cuma gününde, adaletimizin timsali Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden çıkacak kararı beklemektedir. “Adalet, mülkün temelidir.” Diğer bir deyişle, tarih sahnesinde bir devlet, kurulurken sahip olduğu adalet anlayışının üzerine inşa edilir.

Yine pek bilinen diğer bir sözü de aktarmamız gerekirse; “Mülk, küfr ile âbad olur, zulüm ile âbad olmaz.” Yani bir devletin halkı ve yöneticileri, İslam ile müşerref olmasa da kafir olsalar ama ülkelerinde adaleti tesis etmeye çalışsalar o devlet varlığını devam ettirebilir.Buna bilhassa batılı devletler örnektir. Fakat yine bir devlet halkı ve yöneticileri, müslüman olsalar ama buna rağmen zulüm ile muamele etseler, adaleti terketseler o devlet yıkılır.

Bu iki söz Türklerin kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu, Selçuklu Devleti ve daha birçok devletin kuruluş aşamalarında, yöneticilerinin daima dikkate aldığı sözler olmuştur. Kabaca söyler isek Türkler, ne zamanki devletlerinde adaletin yok olmakta olduğunu görüp onu ayağa kaldırmak imkanının da azaldığını hissetmişler, işte o zaman o devletin sisteminden vazgeçip adaletle hükmedebilecek yeni bir devlet sistemi kurmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesine çıkışı da böyle olmuştur.

Şimdi ve tabii ki uzun yıllardır bir velvele koparılmaktadır ki sormayın; o da şudur ki devletimiz bölünmektedir. Peki devletimiz bölünmektedir de neden bölünmektedir? Yukarıda yazdıklarımızdan açık seçik anlaşılmaktadır ki, çünkü adalet zeval etmektedir yani bozulmaktadır. “Zeval”, Arapça kökenli bir sözcüktür. Yükseldikten, kemale erdikten sonra inişe geçmek, bozulmak, duraksamak, tükenmek anlamlarına gelir ve “zail oldu,düştü, gitti” şeklinde de kullanılır. Bugün güzel Türkçemizde en çok kullanılan hali ise “zavallı (zeval-li)” kelimesidir. Düşkün hale gelmiş kişilere, zavallı yakıştırması yapılmaktadır. İşte herkes bilmelidir ki, bu ülke Allah korusun bir gün bölünür ise adaletini kaybettiği için bölünür. Siz, bu devletin muhterem yöneticileri, adaleti hakkıyla tesis ederseniz niçin bölünmekten korkasınız ki?

Sayın Dr. Devlet Bahçeli Beyefendi, 16 Mayıs 2015 tarihinde Antalya’da coşkulu bir toplantı (miting) düzenledi. O tarihte ülkemizin adalet sistemi ile alakalı şu değerli tespitlerde bulundu: “Türkiye tehdit altındadır…Adalet kundaklanmaktadır. Hukuk katledilmektedir. Ahlak yerlerde sürünmektedir. Kimsenin kimseye güveni kalmamıştır…Telefonlar dinlenmiş, haneler gözetlenmiş, insanlar izlenmiştir. Demokratik hak ve özgürlükler ağır bir operasyon geçirmiştir.”

Bu açıklamadan birkaç ay sonra, 10 Ocak 2016 tarihinde ise Kızılcahamam’da yapılan bir basın toplantısında MHP’de olağanüstü kongre toplanmasını isteyenlere yönelik yapılan bir açıklamada şöyle söylenmekteydi: “İmzayı kim ne kadar toplarsa toplasın müracaatı halinde kabulü mümkün olmayacak ve yasal haklarını kullanma yolu da açık olacaktır. Bizimle değil, mahkemelerle haklarını savunmalarını tavsiye ederiz.”

Bu iki açıklamayı peş peşe yazdıktan, okuduktan sonra bizim bir yorum yapmamıza hacet mi kalıyor?

Sayın Bahçeli, adalet sistemi ile alakalı yukarıda aktardığımız Antalya mitingindeki sözlerine şöyle devam ediyor: “Türkiye kumpasçıların eline geçmiş, rüşvetçilerin, rezillerin tutsağı olmuştur.” Bununla birlikte birçok ağır ifadeler daha kullandıktan sonra adalet sistemimiz ile ilgili tespitleri hususunda da iktidar partisini gerçek ve ilk sorumlu olarak ilan etmektedir.

Rüşvet konusuna değinmişken Latince bir sözün Türkçe manasını da burada sunmak isterim. Ünlü yazar Cervantes’in de aktardığına göre; Atinalılar aşağıda aktaracağımız sözü, üzerine öküz figürü basılmış bir madeni paradan esinlenerek kendi aralarında kullanırlarmış. Ne zaman ki bir hâkim, rüşvet için haklı ve adil olanı söylemeyi ya da yapmayı bıraksa o zaman şöyle derlermiş: “Dilinde öküz var.”

Özellikle yılbaşından bu yana olağanüstü kongre talebiyle başlayan ve akabinde mahkemeden gelecek cevabı beklemekle devam eden süreçte; hâkimlerin vereceği karar ile ilgili toplumda bir kanaat oluşmuştur. Ülkücü olan veya olmayan hemen her kesimden büyük bir çoğunluk, mahkemeden çıkacak kararın adil bir hüküm değil siyasi bir hüküm olacağını düşünmektedir.

Biz ise çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki; bugün kesinlikle böyle bir kanaate sahip değiliz. Çünkü devletimizin hemen her kademesinden yapılan açıklamalardan da görüldüğü üzere; iktidar ve muhalif tüm partiler de dahil olmak şartıyla hemen herkes şu hususta hemfikirdir ki; Türkiye Cumhuriyeti bir ölüm-kalım mücadelesi vermektedir. Bu var olma- yok olma mücadelesi, sadece siyasi sınırlarımız ve güvenlik açısından değil, ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer bir çok açıdan mevzubahistir. Devletimizin içinde bulunduğu bu hal de gözönüne alındığında, yazımızın başında sunulan sözlerin de ışığında görülüyor ki; Türk milletinin artık bir gram dahi adaletsizliğe tahammülü kalmamıştır.

Bu sebeple geçtiğimiz birkaç ay içerisinde, mahkemeden çıkacak hükmün adaletli olacağına dair bizim inancımız gittikçe artmıştır. Niyazımız da şudur ki; devletimiz, yani mevcut siyasi, adli ve mali sistemimiz bir gün İnşaAllah tüm dünyada adaletin timsali olacak bir hüviyete kavuşur.

Yok eğer bu mümkün olmaz ise, Hak-Hukuk-Adalet’in hâkim olduğu yeni bir sistem kurulur. Doğru yolda olanlar, ümidini kesmesin. “Rabbinin rahmetinden, dalalette olanlardan (doğru yolda olmayanlardan) başka kim ümidini keser?” (Hicr/56)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet DEMİR 9 ay önce

eskiden bizde çok bağırdık hak,hukuk adalet milliyetci hareket diye,birde devletin başına devlet gelecek derdik,nerden bilelim devletin devletin başına geçmek istemediyini,kandırdı bizi,meydanlarda hamasi nutuklar atıp,ankaranın kuytu köşelerinde mevki makam pazarladılar,biz dişimizle,tırnağımızla ülkücü hareketin iktidarına çalıştık,oysa lider zannettiklerimiz ülkücü hareketi maraba tabanıda teba zannedermiş ne bilelim,yıllar böyle geçti dile kolay bu idealler uğruna ömrünü feda edenlerin hakkı hukuku üzerimizde onların yüzü suyu hürmetine bu haramzadeleri mhp den temizleyip ülkücü hareketi iktidara taşımak boynumuzun borcu,ama önce kaybolan yılların hesabını soracağız,bize muhalefet düştü deyip iktidara yancılık yapanlara,tabana ihanet edip makam pazarlayanlara,ülkücü hareketi tanımayanlara tanıtacağız,bu saatten sonra mahkemedan çıkan kararın bizim açımızdan bir hükmü yoktur,biz hükmümüzü verdik bahçelide gidecek recebde gidecek,yerine milliyetci hareket,ülkücü irade gelecek

Avatar
göktürk bozkurt 9 ay önce

aynen mustafa ülküdaşıma katılıyorum bu saatten sonra hiç bir mahkeme hiç bir kurul ya da kişinin kararının önemi değeri yoktur. ülkücüler kararını verdi mhp de işgal ya bitecek ya bitecek !!! bahçeli ve ekibi de ülkücü irade nazarında artık bitmiştir arşive kalkma zamanı gelmiştir. bunların ülkücülükle ülkücü iradeyle uzaktan yakından alakası olmadığı bunların makam ve mevkileri ülkücülerden değerli gördüğü de aşikardır ve mhp yi bitirme pahasına adaletsiz hukuksuz tavırları da ibretle izlenmektedir bozkurtlar gereğini yapacaktır

Avatar
Hasan Baskan 9 ay önce

görecegiz bakalim ankarada hakimler varmi !!!
mhp yi tarihinin en hazin en canyakici sineye cekilemeyek kadar gurur kirici hezimetine ugratan bu yönetim ülkücüleri mahkme kapilarina düsürmüstür.
ülkücü hareketi mahkemeye düsürenler utansin ülkücü iradenin en dogal hakki olan kurultayin toplanmasini istemeyi vatan hainligiyle es deger tutan bu günkü mhp yönetimidir. mhp yi pkk tbmmsindeki subesi olan bölücü partinin alay konusu haline getirdiniz su bizim solumuzda oturan kücük milliyetci parti diyor haksizmiiiii realite bu degilmi bu durum karsisinda oturup konusmak istisare etmek lazim gelmezmi niye neden nicin kurultay toplamaktan kaciyor kaciniyorsunuz.karar ne olursa olsun ülkücü irade pesinizi birakmayacak

Avatar
mustafa kara 9 ay önce

milliyetçiler kararını vermiş,mahkemenin vereceği kararın bu saatten sonra pek bir önemi yok.yalnız mahkeme kongre kararı verirse,bu zihniyetin yancısı olanların hareketlerine dikkat edin.bu kıvraklık,dönüşler,dümene geçmeler vb.davranışları brezilya dizilerinde bile bulamazsınız...

Misafir Avatar
garip 9 ay önce @mustafa kara

kıvraklık, dönüşler vb. ifadeleri kullanmak kime yaraşır? kişi karşısındakini nasıl bilir?

Beğenmedim! (0)
Avatar
başkurt 9 ay önce

mustafa kara efendi, kıvırtma işini en iyi balgat yalayıcıları bilir, sizin de kıvırtma işinden oryantallere taşçıkarırcasına çok iyi anladığınız teşbihinizden anlaşılıyor.

Avatar
neval kavcar 9 ay önce

mahkemeler toplumda oluşan kanaate göre değil var olan yasalara göre karar verir. kaldı ki toplum dediğin ülkücü hareket safları ise 3 adayın gittiği ilerdeki toplama kalabalığından karşılığının olmadığı anlaşılıyor. Yine ülkücü kendi teşkilatına bağlı olur, altını oyacak, toplum nezdinde çökertecek cümleler kurarak eksiğini aramaz.
Defolu adayların MHP’ye katacağı bir şey olmadığı cemaat, iktidar gibi bağlantısı olanların vereceği zarar ortadadır. Umarım ki MHP bu operasyonu salimen atlatır.

Avatar
nk 9 ay önce

mhp genel merkezi değişmezse, mahkemeden de olumlu netice çıkmazsa diye sıralayan arkadaşlar açıkça söyleyin. hani diyorsunuz ya "mhp'ye oy vermeyeceğiz" diye. kime vereceksiniz?

uzun süredir mühür vurduğunuz ampul partisine mi?

Misafir Avatar
Mehmet DEMİR 9 ay önce @nk

ampul partisinden ne farkınız kaldı,yüzyıllık davayı yere düşürdünüz,ayaklar altına aldırdınız,pkk dan bile az lafınız geçiyor,yancılıktan,stepnecilikten kolpacılıktan başka işiniz yok,ne farkınız kaldı ampul partisinden nee ?

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
göktürk bozkurt 9 ay önce @nk

ben kendi adıma sana söyleyeyim outlet gazeteci neval ben oyumu 1 kasımda yaptığım gibi üç hilalin altına basıp zarfa koyacağım ve genel merkeze göndereceğim onlar artık münasip olanı yaparlar. bu arada akp ampul partisine mühür vurmasanızda sizin sayesinde kimlerin mühür vurduğunu iyi biliyoruz bize ayak yapmanıza gerek yok ampule mühür vurulmasından rahatsız olacağınızı hiç sanmıyorum aynı üst akılın uşağısınız bahçeli de bop un eş başkan yardımcısı olsun bari aranızdan su sızmıyor nasıl olsa havuz medyası da arkanızda, hem bahçeli dememişmiydi o dönem başbakan olan erdoğan için ona bir şey olursa ülke de kaos olur siz gidin kumda oynayın algı mühendisliğini bile beceremiyorsunuz gidin akp li abilerinizden biraz daha ders alın

Beğenmedim! (0)