Musul Barzani'ye fatura Türkiye'ye

 Suriye'den sonra Irak gündemi de Türkiye için çetrefilli bir hal aldı. TSK'nın bir yandan Musul operasyonuna çağrılması bir yandan da Başika kampından çıkmasının istenmesi kafaları karıştırıyor. ABD güdümlü Irak merkezi hükümeti işgalci ilan ettiği Türkiye'yi geçtiğimiz günlerde BM'ye şikâyet etti.

Ankara bu duruma tepki gösterirken ABD de Irak hükümetinden yana tavır aldı. Amerikan ordusundan yapılan "Başika'daki Türk askeri varlığı illegaldir" açıklamasından sonra bir uyarı da ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk'tan geldi.

McGurk Türk askerlerinin yerel güçleri eğitim amaçlı Musul yakınındaki Başika’da bulunmasına ilişkin bir soru üzerine,"Bu konudaki temel prensiplerimiz çok açık. Irak’taki tüm askeri eylemler Irak hükümetinin tam rızası ve koordinasyonuyla olmalı. Biz Irak’ta koalisyon olarak Irak hükümetinin rızası olmadan hiçbir şey yapmıyoruz" dedi. McGurk, kampta yerel güçlerin eğitildiğini ve bunların Iraklıların komutasında operasyonlara katılacağının söylendiğini hatırlatarak, "Musul operasyonunda ana prensip şu, bir plan ve bir komuta var. Bunun dışındaki herhangi bir silahlı grup çok ciddi bir problem olabilir" dedi.

Ankara hazır ama…

ABD ve kuklası Irak, Türkiye'yi tehdit eden ortak açıklamalar yaparken bir yandan da Türk askerinin Musul operasyonuna koalisyonun bir parçası olarak katılmasını istiyorlar. Ankara ise hem tehditlere tepki gösteriyor hem de Musul operasyonuna hazırız mesajı veriyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu önceki gün İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia-Margallo ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında "Musul’da DAEŞ’e karşı mücadelede her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

Operasyona terör örgütlerinin (PYD-YPG) katılmamasını isteyen Çavuşoğlu şunları söyledi: "Biz Musul operasyonunun Musul’daki yerel güçler tarafından hayata geçirilmesini isteriz. Bu en gerçekçi yaklaşımdır. Bizim Başika kampında eğitip donattığımız yerel güçler esasen Musul’un kendi insanları. İçinde Araplar, Kürtler, Türkler, Yezidiler var. Bu yerel güçlerin de DAEŞ’e karşı operasyona katılması, operasyonun başarısı için önemli. Sonuçta DAEŞ’i de Musul’dan temizleyebiliriz. Biz bugüne kadar DAEŞ’e karşı her türlü mücadelenin içinde aktif katılım sağladık, Musul’da DAEŞ’e karşı mücadelede her türlü desteği vermeye hazırız.”

Planlayan da komuta eden de ABD

Obama’nın IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’un açıklamalarındaki "Musul operasyonunda ana prensip şu, bir plan ve bir komuta var. Bunun dışındaki herhangi bir silahlı grup çok ciddi bir problem olabilir" sözleri Türkiye’ye uyarı olarak yorumlandı.

Uzmanlara göre bu sözlerle ABD, Türkiye’ye ve Türkiye’nin kontrolündeki gruplara Musul’a yönelik operasyonda ABD planlarına ve emirlerine uyulması gerektiğini ifade etmiş oldu.

Cevap bekleyen Musul soruları

Planlama ve komuta noktasında ABD’nin belirleyici olduğu Musul operasyonunun öncesinde ve sonrasında merak edilen pek çok konu var. Öncelikle Başika'da Peşmergeler başta olmak üzere diğer yerel güçlere eğitim veren Türk askerinin akıbetinin ne olacağı merak ediliyor.

Türkiye’ye karşı ağız birliği etmiş olan Irak ve ABD’nin tehditlerine Ankara’nın daha ne kadar dayanabileceğini tam olarak kestirmek mümkün değil. Musul operasyonu başlatıldığında Türkiye’ye doğru yeni bir göç dalgası başlayabileceği ifade ediliyor. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın açıklamasına göre yaklaşık 1 milyon kişi Musul'dan çıkacak ve Türkiye'ye yönelecek. Şu anda 3 milyondan fazla mülteciyi barındıran Türkiye 1 milyonluk yeni yükün altından nasıl kalkacağı da merak edilen bir diğer konu.

Musul kimin olacak?

Musul operasyonunun asıl nirengi noktası ise IŞİD çıkarıldığında Musul’un kimin kontrolünde olacağı. ABD'nin öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Suriye'deki operasyonlarında IŞİD’den temizlenen bölgeler adeta gümüş tepsi içinde terör örgütü PYD-YPG'ye teslim edilmişti.

Suriye’de IŞİD’den temizlenen bölgeleri PYD-YPG'ye teslim eden ABD, Irak’ta IŞİD’in çekildiği bölgeleri ise Mesut Barzani’nin kontrolündeki peşmerge güçlerine bırakmıştı. Aynı senaryo şimdi de Musul'da tekrarlanacak gibi görünüyor.

Daha önce 4 iliyle küçük bir Balkan ülkesi büyüklüğünde olan Barzani yönetimi, fiili olarak genişlettiği topraklarla birçok Ortadoğu, Avrupa ve Afrika ülkesini geride bıraktı. Barzani, IŞİD saldırılarından sonra topraklarını 30 bin kilometrekare daha büyüterek 78 bin kilometrekareye çıkardı.

Kürt yönetimi, terör örgütü IŞİD ile devam eden savaşla birlikte petrol zengini Kerkük ile Kerkük’e bağlı bölgeler, Musul’un Mahmur, Sincar, Telafer, Tilkef ilçeleri ve Güver, Sinun, Zummar, Rabia nahiyelerini, güneyde Selahaddin’e bağlı Tuzhurmatu ilçesini, Diyala’ya bağlı Hanekin, Celavle ve Sadiye’yi de kontrolü altına aldı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, IŞİD'den kurtardıkları bölgelerden “kesinlikle çıkmayacaklarını” ve bu toprakları “Kürdistan toprağı” olarak kabul ettiklerini açıklamıştı. ABD’nin planları hedefine ulaşırsa Musul’un tamamı Barzani’nin olacak.
Anahtar Kelimeler:
MusulBarzaniyeVeriecek
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.