Yeniçeri: Daraltılmış Bölge Seçim Sİstemi ile AKP millete karşı entrika peşindedir

MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması durumunda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın yetkilerini birlikte kullanacağını söyledi.

Yeniçeri, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda toplumu şokeden çocuk cinayetlerinde büyük artış olduğunu vurguayarak, toplumun yozlaşmasının sonucu olan cinayetlerin açlık, işsizlik, cinsel istismar ve ahlaki yozlaşma nedenlerinden ileri geldiğini, çocuk cinayetleri için idam cezasının yeniden getirilmesi gerektiğini ileri sürdü.

Yeniçeri'nin Basın Toplantısı'nda yapmış olduğu konuşma şu şekilde:

Çocuk Cinayetleri!
 
Son zamanlarda toplumu şok eden çocuk cinayetlerinde büyük bir artış görülmektedir. Sık sık şu tür haberler televizyon ve gazetelere düşmektedir.
 
- Sakarya'nın Hendek İlçesi'nde, çuval içinde cesedi bulunan 7 yaşındaki Ömer Den'i tecavüz ettikten sonra iple boğarak öldürdüğü iddia edilen 60 yaşındaki şahıs çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
 
- Kırklareli’nde okula gitmek üzere evinden ayrılan ve 4 gündür haber alınamayan 10 yaşındaki Halil İbrahim Aktaş dün ölü olarak bulundu. Katil zanlısının Halil İbrahim Aktaş’a tecavüz etmek isterken direnmesi üzerine ellerini ayakkabı bağı ile bağladığını tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği öğrenildi.
 
- Aydın'da tüyleri diken diken eden cinayet. Evlerinin önünde oynarken kayıp olan 4 yaşında ki Caner Cerit öldürüldü. Aydın'da boğazı ve sağ bileği kesilmiş halde ağır yaralı bulunan 4 yaşındaki Caner Cerit, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Tüyleri diken diken eden vahşet, merkez Efeler İlçesi'nde meydana geldi.
 
- Kars Emniyet Müdürlüğü, kaybolduktan sonra cesedi eski bir tabyanın içinde bulunan 9 yaşındaki M.A.'nın tecavüz edildikten sonra öldürüldüğü anlaşıldı.
 
Çocuk cinayetleri giderek artan toplumun yozlaşmanın sonucudur. Bu cinayetler açlık, işsizlik, cinsel istismar ve ahlaki yozlaşma gibi nedenlerden ileri geldiği açıktır.  Bu yozlaşma her gün başka biçimde karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman kadın cinayetleri, kimi zaman aile içi şiddet, kimi zaman çocuk gelinler gibi.
 
Çocuk Cinayetleri İçin İdam Cezası Getirilmelidir
 
Savunmasız ve masum çocukların çeşitli nedenler yüzünden vahşice katledildiği haberler gündemden düşmüyor. Çoğu çocuk katillerinin ise failleri bulunamıyor. Failleri bulunan çocuk katilleri caydırıcı olmayan cezalar sonrası çok kısa bir süre içinde salıveriliyor. Bu yüzden çocuk cinayetlerinin arkası kesilmiyor. Katliam aşamasına gelmiş olan çocuk cinayetlerini kamu vicdanı artık kaldıramıyor.
 
Kamu vicdanını derinden yaralayan çocuk cinayetlerinin caydırıcı hale getirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle çocuk cinayetleri için idam cezasının yeniden düşünülmesi gerekmektedir. Çocukları katledenler için idam cezasının getirilmesi canileri bugünkü duruma göre çok daha caydırıcı olabilecektir.
 
İptali Kaçınılmaz MİT Yasası
 
MİT Yasasını TBMM’den geçiren zihniyetin arka planını anlayabilmek bakımından şu iki olguya dikkatinizi çekiyorum.
 
Bunlardan birincisi mevcut İçişleri Bakanına ait olduğu iddia edilen ve internete düşmüş olan ses kayıtlarında ifade edilmişti:
 
“O sav­cı­ya te­le­fon et, se­ni bu­ra­ya alı­rız çe­te­de­n”, “ka­pı­yı kı­rın tu­tuk­la­yı­n”. ‘Biz ya­sa ya­pan ye­riz. Yap­tı­ğı­mı­zı suç ol­mak­tan çı­ka­rı­rız. Yüz­de 50 oy al­mış bir par­ti­nin ira­de­si­ni söy­lü­yo­ru­m’.
 
Tayyip Erdoğan ise alenen bir Atatürk Orman Ciftliğinde yapılan inşaata yönelik yürütmeyi durdurma veren mahkeme kararına karşı; “Güçleri yetiyorsa yıksınlar!” şeklinde bir meydan okumada bulunmuştu.
 
Bu tür bir hukuk anlayışına sahip bir iktidarın çıkardığı bir MİT Yasasından söz ediyoruz.
 
MİT, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlar ile diğer tüzel kişiler ve tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlardan bilgi, belge, veri ve kayıtları alabilecek, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından yararlanabilecek, bunlarla irtibat kurabilecek. Bu kapsamda talepte bulunulanlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstermek suretiyle talebin yerine getirilmesinden kaçınamayacak.
 
Denetim mekanizması olmayan, kerameti kendinden menkul bir MİT yapısı oluşturuluyor.
 
Devlete ve hukuka değil AKP’ye bağlı ve bağımlı bir yeni bir istihbarat teşkilatı meydana getirilmek isteniyor. İstihbaratta AKP’ye bağlı, AKP iktidarını korumak ve kollamaktan sorumlu yeni bir yapı meydana getiriliyor.
 
“Devlet Sırrı” Denilip Geçilebilecek!
 
Yasa MİT’in yürüttüğü faaliyetlerinde ki denetimsizliği gizlemek için TBMM bünyesinde Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu kurulmasını öngörüyor. İlgili kurumların görevleri gereği yürüttükleri güvenlik faaliyetlerine ve istihbari nitelikteki faaliyetlere ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığı'nca hazırlanacak yıllık raporlar Başbakanlık'a gönderilecek. Başbakanlıkça bu raporlar üzerinde hazırlanacak yıllık rapor, Mart ayı içinde Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu'na sunulacak. Komisyon, incelemelerini ve görüşmelerini raporun kendisine intikalinden itibaren 90 gün içinde tamamlayacak ve hazırlayacağı raporu bu süre içinde TBMM Başkanlığı'na sunacak.
 
Meclis Başkanlığına sunulacak raporlarda devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgelere yer verilemeyeceği de belirtilmiş durumdadır. Herhangi bir bilgiye devlet sırrı kapsamında diyerek raporlara  bile yansıtılmayabilecektir.
 
MİT ile ilgili raporların akibetinin Sayıştay raporlarına dönüşmeyeceği hususunda kimsenin herhangi bir garantisi de yoktur.
 
Yasayla MİT’e Meclis denetimi getirildiği ifade ediliyor. MİT’in denetimsizliğini gizlemek için sözde işlevsiz bir TBMM komisyonu kuruluyor. Bu komisyonun adeta MİT faaliyetlerine ilişkin yargının yapacağı denetim gibi bir denetim görevini yerine getireceği söyleniyor.
 
Sır Komisyonu!
 
Başbakana bağlı, yargı denetiminde uzak ve TBMM’de de AKP’nin çoğunluğuyla oluşturulacak bir komisyonun hangi denetimi yapacağı tartışmaya açık bir husustur.
 
Türkiye’de ilk kez kurulacak bu komisyon tam anlamıyla “sır komisyonu” olacak.
 
Oturumlarını kapalı yapacak komisyonun çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgelerin saklanması ve korunmasında da gizlilik esas olacak. Komisyon görüşmelerine katılanlar ile bu görüşmelere herhangi bir şekilde vakıf olanlar da komisyon çalışmaları ve görüşülen konulara ilişkin hiçbir açıklama yapamayacak, bunları sır olarak saklamakla yükümlü olacaklar. Komisyon raporları ile eklerini taşıyan, çoğaltan, teslim alanlar da dahil tüm görevliler de bunların korunması için gerekli dikkat ve özeni gösterecek. 
 
Cumhurbaşkanı Bu Yasayı Veto Etmelidir!
 
Komisyon çalışma ve faaliyetleri izlendiğinde bu tür komisyonların yasada öngörülen sırları saklayacağını da kimse söyleyemez. Tecrübeler komisyon toplantılarına intikal eden gizli bilgilerin şu veya bu şekilde sızdırıldığını göstermektedir.
 
Çıkarılan yeni MİT yasası açıkça Anayasaya aykırıdır. Umuyoruz ki, Cumhurbaşkanı şimdiye kadar yapmadığını yapar, işi Anayasa Mahkemesine bırakmaz ve bu yasayı veto eder.
 
E-Bilet Konusu
 
Spor faaliyetlerinin seyirci güvenliği, fanatizm ve holiganizmle mücadele önemlidir. Ancak bu yapılırken sporseverlerin Anayasal hakları hiçbir surette göz ardı edilmemelidir.
 
Bu bağlamda e-bilet sisteminde sporseverlerin kişisel bilgilerinin ticari bir mal olarak kullanılması kabul edilemez. E-Bilet yöntemiyle seyircilerden elde edilen bilgilerin üçüncü kimselere satılması haksız, hukuksuz ve mantıksız bir uygulamadır. Anayasaya, evrensel hukuk kuralları ile insan haklarına da aykırıdır.
 
E-bilet uygulaması hakkındaki kaygılarımızı Ocak 2013’te yazılı bir soru önergesi ile gündeme taşımıştık. Bakanlığın verdiği yanıt ile bugün geçilen uygulama kaygılarımızın ne kadar haklı gerekçelere dayandığını ortaya koymuştur.
 
Uygulama ile toplanan bilgilerin “federasyonun sponsorları ve anlaşma yaptığı kurumların reklam ve diğer hizmetleri için kullanılabilecek ve saklanabilecektir.”
 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. Maddesi ve Anayasamız ile güvence altına alınan temel bir hak olan kişisel verilerin bir yönetmelik hükmüyle ticari bir mal haline getirilmesi ve hatta bunların pazarlama hakkının belirsiz üçüncü kişilere/kurumlara devredilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
 
Diğer yandan Yargitay bassavcılığının Aziz Yıldırım ile igili kararını Anayasa Mahkemesinden önce açıklanmasının sebeplerinden birinin de Fenerbahçe Spor Kulübü’nün e-bilet uygulamasına karşı çıkmış olmasına bağlayanlar vardır.
 
Bu vesile ile başta Fenerbahçe ile oynanacak olan derbiye e-bilet uygulaması yüzünden gitmeyeceklerini açıklayan Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı olmak üzere tüm taraftar oluşum ve grupların kimlik bilgilerine sahip çıkmalarını doğru bulduğumu belirtmek istiyorum.
 
AKP’nin Demokratik Sisteme Karşı Hazırladığı Tuzak
 
AKP, Haziran 2015'te yapılacak milletvekili seçimlerinde 'daraltılmış bölge' sisteminin uygulanması düşüncesini tartışmaya açtığına ilişkin bilgiler geliyor. AKP'nin hedefi, bu sistemle seçime girip en az 350-360 milletvekili çıkarmak, ardından jet hızıyla Anayasa'yı değiştirip, Köşk'e çıkması Cumhurbaşkanı olarak çıkıp 'başkan' veya 'partili cumhurbaşkanı' olarak devam etmektir.
 
AKP’nin hesabı budur. Erdoğan'ın daha önce gündeme getirdiği 'daraltılmış bölge sistemine' göre, Türkiye'de her seçim bölgesi 5-6 milletvekilinden oluşacak. İller buna göre seçim çevrelerine ayrılacak. Küçük iller ya başka iller ile birleştirecek ya da birkaç milletvekilli bir bölge sayılacak. Böylece Türkiye 110 seçim bölgesine ayrılacak.
  Böylece AKP daha az oyla daha çok temsil elde edeceği bir sisteme geçmiş olacaktır. Daraltılmış bölgeye geçilmesi durumunda 12 Haziran seçim sonuçlarını baz alarak yaptığı hesaplara göre, AKP'nin milletvekili sayısı 25-30 civarında artarak 350-360 aralığına ulaşacağı hesaplanıyor. Böylece AKP'nin arzu ettiği Anayasa değişikliğini gerçekleştirebilecektir.
 
2015 Haziran Milletvekili seçimlerinden hemen sonra 'başkanlık sistemi' veya 'partili cumhurbaşkanlığı' sistemini AKP gündeme getirilmesi hesaplanıyor. Köşke çıkması durumunda Cumhurbaşkanı olarak göreve başlayacak Erdoğan Anayasa değişikliği ile birlikte yola 'başkan' olarak devam etme hesapları yapıyor.
 
AKP millete karşı entrika peşindedir. Ama milletin de elbette başka bir hesabı olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.