Yargıyı örümcek ağı gibi saran örgütler!

 Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, BirGün gazetesine yazdığı “Majestelerinin yargısı” başlıklı yazıdan sonra Ankara’dan Şanlıurfa’ya sürüldü.

Karadağ sürgün edilmesinin ardından BirGün gazetesinden Meltem Yılmaz’a konuştu. Türkiye’de artık herkes, hiçbir hâkimin, hiçbir savcının siyasi iktidarın lafından çıkamayacağını biliyor diyen Karadağ “Bu kadar siyaset ile iç içe girmiş bir yargı sisteminin içinde sadece eleştirdiğimiz, yargı bağımsız, hukuk üstün, yargıç teminatlı olsun, örgütlenme hakkı ve ifade özgürlüğü korunsun dediğimiz için, bağımsızlık ve tarafsızlık gerçek anlamda gerçekleşsin, yaşama geçirilsin dediğimiz için görev yerimiz değiştiriliyor, sürgün ediliyoruz. Adalet talepli örgütlü mücadelemiz engellenmek isteniyor ve Sendika merkezinden uzaklaştırılıyoruz. Bu yapılan, hem yargıçlık teminatı bakımından hem de sendikal yasalar açısından, bütün ulusal ve uluslararası hukuka aykırı. Dahası ben 30 yıllık yargıcım, bunun 18 yılında da birinci sınıfım. 30 yıllık, birinci sınıf bir yargıcın Ankara’dan Urfa’ya atanması için ciddi bir sebep olması gerekir. Ama bugün kimse bir sebep gösterme gereği dahi duymuyor ve asıl tehlikeli olan kısmı da burası” ifadelerini kullandı.

“ŞİMDİ HANGİ ULEMA VAR DİYE SORUYORUZ”

Karadağ, “Yargıda FETÖ’nün yerini Süleymancılar, Menzilciler, Hakyolcuların aldığını söylemiştiniz. Bugün gelinen aşamada durum nedir?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Her şeyden önce seçim yasasında, bir seçimde aday olan hâkim ve savcıların mesleğe geri dönemeyecekleri yazıyor. Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda da hüküm var ve diyor ki: “siyasi partiye girenlerin meslekten ilişiği kesilir”. Fakat şimdi, Türkiye’de, AKP ilçe yöneticileri gibi, günlük siyasetin içine girmiş, tavrını belli etmiş kişiler hâkim olarak alınıyor. Daha önce seçimlere girmek için aday olmuş, seçilememiş ya da aday yapılmamış yargıçlar, bu dönemde mesleğe yeniden alınıyor. Düşünün, siyasetçi kimliğiyle “bunlara şöyle yapılmalıdır” diyen bir insan yargıç olduğunda nasıl adil karar verecek diye düşünmez misiniz? Yargıda önceden feyz alınan ulema Gülen cemaatinin ulemalarıydı, bugün ise “şimdi hangi ulema var” diye soruyoruz. Bunu sormak durumunda kalıyoruz, çünkü neticede yargı içinde ulemadan, tarikatlardan bahsediyoruz. Biri diğerinin yerine geçiyor. Yargı camiası içinde hâkim ve savcılardan biri bir yere atandığında, Hakyolcu, Süleymancı, Menzilci, fark etmez; hangi tarikata bağlı olduğu konuşuluyor.

2010’dan beri önceden HSYK olan HSK’nin oluşumu siyasi iktidarın iradesine bağlandı. Daha önce siyasi iktidarın desteklemesi ile de olsa, seçim sonucunda bu sonuçlar alınıyor idi. Şimdi doğrudan, siyasi iktidar temsilcisi ve partili cumhurbaşkanı tarafından belirlenen bir HSK olacak. Bundan sonra yargı tamamıyla siyasi iktidarın emrinde olacak. Meclis’te yapılan seçimlerden önce, HSK adaylığı için başvuran insanların içinden seçilecek kişilerin kim olduğu kulislerde dile getirilmişti. Ve komisyondan da bu kişiler geçti, arkasından Meclis Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’nin katılımıyla HSK üyeleri belirlendi. Bir adayın Meclis’te seçilme yeterliliğine sahip oy alması diğer adayların ise 5- 10 oyda kalması ve bu seçilenlerin de daha önce ismi telafuz edilen insanlardan olması çok ilginç. Bu kadar tesadüf ancak delil olur.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.