Yaralı kurtulan işçilerden çarpıcı açıklamalar

Halk TV'de dün gece Uğur Dündar’ın programına katılan madende emniyetçi olarak çalışan bir çi söz aldı. İki yıldır Soma Holding’e ait madende çalıştığını anlatan işçi, "Makinalar ötüp duruyordu iki yıldır. Ben farkındaydım. Kazılmaması gereken metan gazlı bölgeleri kazıyorlardı çünkü. Müfettişler geldi ama sadece ana kolları geziyorlar. Detaylara bakılmıyor" dedi.

Kurtulan işçilerle konuşan Milliyet'ten Damla Yur'un haberine göre ise ocağı işleten firmanın sahibi Alp Gürkan, geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda ocakta bir yaşam odası bulunduğunu öne sürmüştü. Gürkan, “Kaza anında 500 işçinin 20 gün süreyle yer altında yeme-içme ihtiyacını karşılayacak, dışarıyla oksijen bağlantısının kurulduğu ‘yaşam odaları’ oluşturduk” demişti.
Habere göre Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta bazı işçiler 1 adet yaşam odasının bulunduğu belirtiliyor. İşçilerin bazıları ise yıllardır çalıştıkları madende bu odayı hiç görmemiş.
Faciadan sağ olarak kurtulanlardan Fatih Ocay, madende yaşam odası olduğunu ancak oraya ulaşabilen kimseyi görmediğini söyledi. Yaşam odasının bulundukları noktadan 300-350 metre uzakta olduğunu kaydeden Ocay şöyle devam etti:
“O odaya sığınmaya çalışsak giderken zehirlenme olasılığımız yüksekti. Hem orada gazın yoğunluğunun ne olduğunu da bilmiyorduk. Maskelerle odaya erişebilirdik belki ama bu bizim için riskti. Toplu karar alarak bulunduğumuz yerde perdeleme yapıp kendi kendimize yaşam odası yarattık. Ben bu yaşam odasına yaklaşık 1 yıl önce girip, bakmıştım. Oturaklar, yiyecekler vardı. Yaklaşık 150 kişinin sığınabileceği bir kapasitesi vardı. Bizim madende sadece 1 yaşam odası gördüm. Aralıklarla olduğunu görmedim” dedi.


‘Odada oksijen falan yok’
Kurtulan madencilerden Recep Gök ise olayın yaşandığı alanın 350 metre ilerisinde bir oda olduğunu ancak oraya ‘yaşam odası’ denilemeyeceğini söyledi. Gök, “Ben 2 senedir o madendeyim yaşam odası diye bir şey duymadım. Sığınma odası diye bir yer biliyorum. Eğer bizim patronumuz oraya yaşam odası yapmış bunu da gazetelerde söylemişse keşke bize de söyleseydi. Orası yemek yenebilen, sağlık hizmetlerinden yararlanılabilen bir oda. Yukarıdan gelen kumanyalar orada durur. Orada oksijen falan yok onun için oraya ‘yaşam odası’ falan denemez. Orada oksijenli hava olmadığını bildiğimiz için gitmedik. İyi ki de gitmedik gitsek kesin ölürdük” diye konuştu.



‘Oda oraya göstermelik konmuş’
İş güvenliği uzmanı Hasan Yanık, yaşam odalarına ilişkin şunları kaydetti: “Yaşam odaları Türkiye ’de olmayan, yeni yeni konuşulan bir sistem. Soma çevresinde olduğunu duymamıştım. Anladığım kadarıyla facianın yaşandığı bu madende bu oda göstermelik konulmuş. Normal şartlarda kömürün üretiminin yapıldığı, temiz havanın aktığı, panoların olduğu yer ve ana yol arasında bu yaşam odalarının olması gerekir. Çalışan sayısına göre yapılandırmalı. Bin kapasiteli bir yerde vardiya başına 500 kişi çalışır ve bu odalar da 500 kişiye yetecek kadar olmalı. Aynı zamanda bölüştürülmeli de. 1 tane 500 kişilik oda yapılmaz. Hayatta kalan işçiler iyi ki yaşam odasına gitmemişler. Panik halinde insanlar bir de birbirini ezer çok daha fazla ve acı bir ölüm tablosu görürdük.”
Maden Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Cemalettin Sağtekin ise yaşam odalarına ilişkin, “Yaşam odaları hem iletişimin sağlanabilecek hem gaz yoğunluğundan çıkış sağlanabilecek şekilde olmalı. Biz Şili kazasında yaşam odasıyla tanıştık. Odalar üretim panolarına yakın ve ulaşımın kolay olabileceği yerlerde olmalı” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.