Türköne 'Erdoğan 16 yıldızlı forsun arkasına sığınıyor'

Zaman gazetesi yazarı Mümtaz'er Türköne, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili ilginç bir iddia ortaya attı. Erdoğan'ın bir rakibe ihtiyacı olduğu belirten Mümtaz'er Türköne, "Kim bu rakip? Erdoğan'ın karizmasını geriletecek, ondan bir şeyleri söküp alacak, onun liderliğine rakip oluşturacak kim var?" diye sordu. 

Mümtaz'er Türköne, bu soruya Ahmet Davutoğlu yanıtını verdi: "Davutoğlu'nun yıllarca talebelerine siyasî tarih derslerinde anlattığı konulara benzemiyor mu? Erdoğan'ın camdan yani ‘prompter'dan okuduğu bu ders konularını Davutoğlu amfilerde gözü kapalı defalarca anlatmıştır. Erdoğan düpedüz Davutoğlu'na öykünüyor, onunla rekabete girişiyor."

 

Mümtaz'er Türköne'nin 'Erdoğan'ın yeni rakibi' başlıklı bugünkü yazısının ilgili kısmı şöyle:

 

ERDOĞAN 16 YILDIZLI FORSUNUN ARKASINA SIĞINIYOR

 

Erdoğan'ın şiddetle bir rakibe ihtiyacı var. Meclis'teki muhalefet partilerinin liderleri bu ihtiyacı karşılayamaz. Eşit şartlarda değiller ve Erdoğan sıkışınca Cumhurbaşkanlığı'nın 16 yıldızlı forsunun arkasına sığınıyor. Öbür taraftan Erdoğan'ın kişisel temposunu tutturabilmek için rekabet edeceği ve kendini karşılaştıracağı boyuna uygun bir rakibe hemen şimdi ihtiyacı var. Kim bu rakip? Erdoğan'ın karizmasını geriletecek, ondan bir şeyleri söküp alacak, onun liderliğine rakip oluşturacak kim var?

 

Ahmet Davutoğlu değil mi? Erdoğan'ın Marmara Üniversitesi'nde yaptığı konuşmayı bu gözle değerlendirmeyi deneyin.

 

Davutoğlu'nun yıllarca talebelerine siyasî tarih derslerinde anlattığı konulara benzemiyor mu? Erdoğan'ın camdan yani ‘prompter'dan okuduğu bu ders konularını Davutoğlu amfilerde gözü kapalı defalarca anlatmıştır. Erdoğan düpedüz Davutoğlu'na öykünüyor, onunla rekabete girişiyor. Peki, becerebiliyor mu? Kişilere yüklediğimiz anlamlar üzerinden ülkenin kaderini bu soru belirleyeceği için cevap çok önemli. Bana kalırsa beceremiyor.

 

LAWRENCE MAGAZİN FİGÜRÜ

 

Meselâ Kut Zaferi'nin tarihi 7 Aralık 1915 değildir. Erdoğan'ın verdiği tarih kuşatmanın başladığı tarihtir, İngiliz Ordusu Halil Paşa'ya 29 Nisan 1916'da teslim olmuş ve bu tarih Cumhuriyet döneminde bile uzun süre Kut Zaferi olarak kutlanmıştır. Lawrence Cihan Harbi'nin magazin figürlerinden biridir; tarihçilerden ziyade casus hikâyesi peşinde koşanların merakını celbeder. Tarihten ders çıkartmak isteyen Lawrence yerine, Kut Zaferi'nden tam 40 gün sonra başlayan Arap ayaklanmasına ve bu ayaklanmanın lider kadrosuna eğilmelidir. Filistin hezimetinin arkasında bu ayaklanma vardır. Bugün Erdoğan'ın söz söyleyemediği Suud sülalesi ve Körfez'de teşrik-i mesai yaptığı refikleri işte bu lider kadronun torunlarıdır. Altınlar mı? İngilizlerin o gün dağıttığı altınların aynısını bugün işte bu adamlar dağıtıyorlar. Acaba kime dersiniz?

 

Konuyu fazla deşmeyelim; zira Davutoğlu'nun bu örtülü rekabetin farkına varması siyasî olarak pek yakışık almaz. Erdoğan hiç bilmediği konularda, sırf Davutoğlu'nu taklit etmek için konuşmaya devam edecekse, bu durum bize sadece Erdoğan'ın çabalarının istikametini gösteriyor. Hatırlayın cumhurbaşkanlığı seçiminde rakibi İhsanoğlu'nu yabancı dil bildiği için bile eleştirmişti; beceremezse çabası tahfife dönüşebilir. Kim bilir belki de becerir. Bize Erdoğan'ı yeni rakibine göre ölçüp-biçmek ve öngörülebilir hale getirmek düşüyor.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.