Türkiye'nin en karanlık yılı!

Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliği, 17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonlarının yıldönümüne ilişkin afişler nedeniyle CHP İl Binası hakkında arama kararı çıkarttı. CHP Genel Merkezi’ndeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sürerken açıklama yapan parti sözcüsü Haluk Koç, Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliği’nin arama kararına ilişkin şunları dile getirdi:

“AB’YE NASIL ANLATACAKSINIZ”

“17-25 Aralık Hırsızlık ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası nedeniyle ilginç bir mahkeme kararı var. Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliği’nden, Gümüşhane CHP il binasına yönelik arama kararından bahsetmek istiyorum. 17-25 Aralık Haftası nedeniyle o binanın camında afişler varmış. Bunlar suç unsuruymuş. Masum insanları zan altında bırakıyormuş. Mahkemeden karar alıyor, Emniyet de Gümüşhane CHP il binasında arama kararı çıkartıyor. İbretlik bir karar. Sayın Bozkır, siz bu kararları Avrupa Birliği’ne nasıl anlatacaksınız? Sadece Gümüşhane değil, birçok ilde aynı durumla karşılaştık. Milletin hakkının yenilmesinin teşhir edilmesine dönük, topluma bunu unutturmamaya dönük bir siyasi hatırlatma yapan CHP binalarında, CHP’lilere karşı şiddet kullanıldığını gördük. Bu arama kararı, üzerine tuz biber ekmiştir. Yönlendirilmiş bir polisle, ‘Biz her şeyi yapabiliriz’ diyorlar. ‘Her türlü kanunu kılıfına uydurup her türlü hoşumuza gitmeyen şeyin üzerine gidebiliriz’ diyorlar. Aynısı MHP il binalarında da yaşanmış. Bu şekilde demokrasi tarif edilmez. Siz şu anda vicdanlarda iktidar değilsiniz, çürümüş durumdadır. Onun için soruşturma komisyonundaki oylama kendi içlerindeki çelişkiyi de ortaya çıkaracaktır.”

CHP’Lİ KOÇ: KOL KESEN DAVUTOĞLU’NUN İŞİ

CHP sözcüsü Haluk Koç, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması kapsamında suçlanan eski bakanlar Egemen Bağış, Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar’ın Yüce Divan’a gidip gitmeyeceğine ilişkin oylamanın 5 Ocak’a ertelenmesine ise şu sözlerle tepki gösterdi: “Yüce Divan’a sevk kararı verilirse şöyle bir kanı doğacak: Demek ki reddettikleri her şey doğruymuş. Diğer yandan Yüce Divan’a sevk kararına gerek yok sonucuna varırlarsa; bu işin üstüne yatmayı sürdürelim paralel, darbe, örgüt aynı şarkılar söylensin diyecekler. Velhasıl işleri zor. En zoru da kol kesen Davutoğlu’nun işi. Ne diyor Davutoğlu; ‘hazineyi, milletin malını soyanlar kendi içimizde olsalar da kollarını keseriz.’ Şimdi komisyon Yüce Divan’a sevk noktasındaki oylamayı erteledi. Kolsuz kahramana sormak lazım. Komisyon’dan Yüce Divan’a sevk kararını Başbakan olarak nasıl çıkartamıyorsun? Abinin vesayetinden çıkmak için bir fırsat daha sana.”

‘HIRSIZLIK’ PANKARTI POLİS ZORUYLA YERİNDEN İNDİRİLDİ

MHP Zeytinburnu İlçe Başkanlığı binasına asılan “Hırsızlık Oğuldan Babaya Değil! Babadan Oğul’a Geçer” yazılı pankart, polis tarafından kaldırıldı. Büyük boy pankart önceki akşam binanın dış cephesine asıldı. Akabinde MHP ilçe binasının penceresinden caddeye sahte dolarlar atıldı. Bazı vatandaşlar, gerçek sandıkları dolarları alarak bölgeden uzaklaştı. İlçe binasına gelen polis ekibi, partilileri pankartı indirmeleri yönünde uyardı. Partililer pankartı indirmeyince bina önüne itfaiye ekibi istendi. Herhangi bir gerginlik ihtimaline karşı bölgeye çevik kuvvet polisleri de sevk edildi. Yaklaşık 5 saat boyunca asılı kalan pankart, itfaiye merdivenine çıkan iki polis tarafından söküldü. Bu esnada bir grup, “Hırsız var” diye bağırdı. Binadan indirilen pankart polis ekipleri tarafından sivil polis aracına konularak götürüldü. Akabinde açıklama yapan MHP Zeytinburnu İlçe Başkanı Reşat Ok, “Emniyet yetkilileri bununla ilgili bize sarih bir belge sunamadılar. Tamamen siyasal iktidarın baskısıyla Türk polisinin yapmış olduğu bir işlem. Hiçbir yasal dayanağı yok” dedi.



GAZETECİ EŞİ DE HEDEF

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş’ın Tunceli’de Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından alt gelir grubu için yapılan konutlardan aldığını ortaya çıkaran DHA Tunceli Muhabiri Ferit Demir’in Tunceli Devlet Hastahanesi’nde hemşire olarak çalışan eşi Ülkeye Demir görevinden alındı. Demir, eşinin görevden alınmasına Twitter üzerinden şu sözlerle tepki gösterdi: “Çemişgezek TOKİ Skandalı haberini yaptığım için Sağlık Bakanlığı, eşimi görevden aldı….” Demir, devamında şu ifadeleri kullandı: “Habere diyecek söz bulamayan ve haberimi TOKİ konutlarını geri iade ederek doğrulayan AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ve eski Çemişgezek Belediye Başkanı Metin Levent Yıldız, günlerdir eşimi görevden aldırmak için çabalıyorlardı. Unutmasınlar TOKİ Skandalı sadece o kadar değildi. İktidar sizin elinizde, bunu yapabilirsiniz eşimi görevden aldınız, bu sizi kısa süreliğine mutlu edebilir ama unutmayın yalaka gazeteci değilim. Kafama sıksanız bile mezarda haberi yazarım bilginize.” Demir’in tweetlerinden sonra pek çok isim Ülkeye Demir’in görevden alınmasına tepki gösterdi. İşte o tepkilerden bazıları:

SOSYAL MEDYA TEPKİLİ

Sabahat Akkiraz: [email protected] bu ayıp ve günahla mı yeni Türkiye’yi kuracaklar. Geçmiş Olmasın ne geliyorsa elimizden yapalım. Eylem, dava ve ne gerekiyorsa.” t Nedim Şener: “Çemişgezek’teki TOKİ usulsüzlüğünü ortaya çıkaran @DemirFerit in hemşire eşinin sözleşmesini Bakanlık feshetti.” t Mustafa Balbay: [email protected] Bugünlerden geriye direnenler kalacak. Diren Ferit.” Fatih Portakal?: “DemirFerit rahatsız etme bizi diyorlar. Bizdensin ya da değilsin zihniyeti. Gazeteci olarak hiç düşünmüyor zaten. Geçmiş olsun.” t Uğur Dündar: [email protected] tanımış olmaktan ve birlikte çalışmaktan onur duyduğum çok değerli gazeteci kardeşlerimden biridir.”

ANAOKULUNDA YILBAŞI YASAĞI

Bartın Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir, okul müdürlerinin cep telefonlarına gönderdiği mesajda, yılbaşı kutlamalarının ‘Hıristiyanlık propagandası’ olduğunu ileri sürerek, bu kutlamaların çocukların bilinçaltını işgal etmesine fırsat verilmemesini istedi.

TELEFONLA MESAJ GÖNDERDİ

İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir, yılbaşı nedeniyle kentteki 108 okul müdürünün cep telefonuna mesaj gönderdi. Mesajda şöyle denildi: “Kıymetli yönetici arkadaşlarım; yaklaşan yılbaşı nedeniyle yüzde 99’u Müslüman olan bu güzel Anadolumuzun anasınıfı, anaokulu ve tüm okullarımızda çocuklarımıza Anadolu insanının gelenek ve görenekleri ile bağdaşmayan, Hıristiyanlık propagandası olan noel-yılbaşı kutlamalarının çocuklarımızın bilinçaltını işgal etmesine fırsat vermeyerek, milli bir hassasiyet sergileyeceğiniz için şimdiden teşekkür ederim.”

GEZİ’DE SAKAT KALAN LİSELİYE HAPİS CEZASI

Geçen yıl, İzmir’deki Gezi Parkı eylemleri sırasında Gündoğdu Meydanı’nda kurdukları çadırları kaldıran polise karşı geldikleri iddiasıyla, yaşları 18’den küçük olan beş lise öğrencisi hakkında açılan davaya İzmir 4’üncü Çocuk Mahkemesi’nde devam edildi. Davanın sanıkları arasında geçen yıl İstanbul’daki Gezi Parkı yakınlarında gaz bombası kapsülüyle başından vurulan ve bir ayı aşkın süre hastanede tedavi altında kalan M.A.T. de bulunuyor. Beş öğrenci, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından 1 ile 4.5 yıl arasında hapis cezası ile yargılanıyordu. Öğrenciler dünkü duruşmaya katılmazken, avukatları Dinçer Çalım hazır bulundu.

GÖSTERİLER BARIŞÇIYDI

Avukat Çalım, gösterilerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 11’inci maddesi kapsamında barışçıl gösteriler olduğunu, polise mukavemet suçunun oluşmadığını dile getirip, müvekkillerinin tümünün beraatını talep etti. Daha sonra, Hakim Cahit Kargılı, yargılanan çocukların “polise mukavemet” suçunu işlediklerine dair somut delil bulunmadığından beraatlarine, “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaktan” ise 3’er ay 10’ar gün hapis cezasına çarptırılmalarına karar verdi. Hakim Kargılı, 4 çocuk hakkındaki cezanın hükmünün açıklanmasını geri bıraktı. Çocuklardan C.A.U. hakkında başka bir davadan böyle bir karar olduğu için, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedildi.

MİMARLARA YURTDIŞI YASAĞI

Cumhurbaşkanlığı Sarayı başta olmak üzere, Gezi Parkı, Üçüncü Havalimanı gibi büyük ölçekli projelere karşı açtığı davalarla gündeme gelen TMMOB’a (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) bağlı meslek odaları yurtdışına çıkmak için artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan izin alacak. Dünkü Resmî Gazete’de TMMOB’a bağlı bazı odaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın idari ve mali denetimine alınmasına ilişkin bir tebliğ yayımlandı. Tebliğde denetime ilişkin düzenlemelerin yanı sıra, oda yöneticilerinin yurtdışına çıkışlarına da kısıtlama getiriliyor. Buna göre yurtdışına çıkacak Oda temsilcileri Bakanlık’tan 15 gün öncesinden izin almak zorunda. Tebliğe tepki gösteren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Hükümet kendisine muhalif olan herkesi susturmaya çalışıyor. Kendisine karşı oluşan uluslararası muhalefeti bildiği için böyle bir düzenlemeye gidiyor. Bizim uluslararası kongrelere katılarak Kaçak Saray benzeri hukuksuzlukları anlatmamızdan rahatsız oluyorlar” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK HAYSİYET DİVANI’NA ÇAĞRI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, dilediği zaman TMMOB’un ve ilgili odaları idari ve mali açıdan denetleyebilecek. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri şikâyet ve ihbar konularını inceleyip düzenleyecekleri raporu Bakanlığa gönderecek, Bakanlık gerekli görürse Rehberlik ve Teftiş Kurulu’nu görevlendirerek konuyu inceletecek. Bakanlık, TMMOB Yüksek Haysiyet Divanını gerekli gördüğü durumlarda toplantıya çağırabilecek. 17 Kasım 2013’te alınan Bakanlar Kurulu kararında TMMOB’a bağlı odaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca denetlenmesi öngörülüyordu. Basında, TMMOB’a bağlı odalar üzerinde iktidarın baskı kurmak amacıyla yaptığı düzenleme eleştirilmişti.



Kaynak: Taraf

Anahtar Kelimeler:
TürkiyeYılKaranlık
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.