Türkiye, siyasal-ekonomik bağımsızlığını kaybetti

Birgün'den Yaşar Aydın'ın sorularını yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

Son günlerde her tarafta seçim konuşuluyor ama vatandaşın temel gündemi ekonomi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üzülerek söylüyorum ki kriz sürpriz olmadı, yaşanacağını hepimiz biliyorduk. 24 Haziran seçimlerinden önce de sonrasında da uyardık. Ama onlar genel hatlarıyla ifade edecek olursak, “Nasıl olsa bir şeyleri satar, bir yerlerden sıcak para bulur ve krizin üstesinden geliriz” diye düşündüler. En son şeker fabrikalarını da bu anlayışla sattılar. Basiretsiz yönetim sonucunda geldiğimiz nokta ekonomik kriz… Üstelik ciddi bir kriz… İktidar ne ölçüde bunun farkında emin olun ben de bilmiyorum… Saray ve çevresinde tam bir vurdumduymazlık egemen… Yaşadığımız derin ekonomik krizi, egemen güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda kullandıkları gerçeği ile karşı karşıyayız. Bunu Türkiye'nin ekonomik, hatta siyasal bağımsızlığını büyük ölçüde kaybetmesi şeklinde özetleyebiliriz. Çok iddialı bir söz gibi gelebilir ama maalesef doğru. Türkiye ekonomik ve siyasal bağımsızlığını son 10 yılda büyük ölçüde kaybetmiştir.

Size bunları düşündürten ne?

Hatırlayın, Erdoğan her konuşmasında, “Faizleri yükseltmeyeceğiz" diyordu. Ama borç para istedikleri çevreler, “Şartımız faizleri yükseltmen" dedi ve faizler yükseldi. Bugün bu güçlerin her türlü talepleri yerine getiriliyor. Papaz Brunson'ın bırakılması, Merkel'le, Macron’la yapılan görüşmeler sonucu Almanya ve Fransa vatandaşı gazetecilerin serbest bırakılması da dahil olmak üzere her alanda egemen güçlerin istediği yapılıyor.

Son olarak ise Cemal Kaşıkçı cinayeti meselesi... Cinayeti işleyenlerin ve doğrudan cinayete karışmamış olsa bile bir numaralı tanığı konumunda olan Başkonsolosun, elini kolunu sallaya sallaya Türkiye’den ayrılmasına göz yumuldu. Tüm bunlar ekonomik ve siyasal özgürlüğümüzün kalmadığının somut örnekleri. Yuların egemen güçlerin elinde olduğunu gösteriyor.

Çok uyardık ama dinlemediler. Şimdi borç alınan paranın faizini ödemek için de borç alır noktaya geldik. İşin özeti Türkiye’yi Londra'daki tefecilere teslim ettiler. Onların borusu ötüyor.

Hükümetin attığı adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sorunların çözümüne yönelik, ekonomik krizin vatandaşlarımızın hayatında yarattığı geniş tahribatı yok etmeye yönelik hangi adımı atıyorlar ki? “Mış” gibi yapıyorlar, önlem alıyormuş gibi, sorunu çözüyormuş gibi.. Oysa hiç bir şey yapmıyorlar. Yapamazlar da... Çünkü ellerinde tek bir tutarlı program yok. Örneğin Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapatan bir yönetim, krize karşı nasıl başarılı olacak? Olamaz! Çünkü geleceği planlayamaz. Bu örgütü kapatarak geleceği planlamayı başkasına bırakıyorsunuz. Bırakın 2023, 2071 projeksiyonu yarın sabah ne yapacaklarını dahi bilmiyorlar. Biz çok iyi niyetlerle krizden çıkış için 13 maddelik bir öneriler paketini kamuoyuna sunduk… Ama iktidar olanlar günlük yaşıyorlar. “Bugünü nasıl atlatırız” düşüncesiyle hareket ediyorlar. Bu anlayış Türkiye’yi içine girdiği darboğazdan kurtarmaz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.