Türkiye'den 'Alman heyet' açıklaması

 Çavuşoğlu, Ankara'da Malta Dışişleri Bakanı George Vella ile düzenlediği ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Çavuşoğlu, Almanya Savunma Bakanlığından bir yetkiliye İncirlik Üssü’ne girişine izin vermediğine yönelik haberlere ilişkin, Türkiye’nin IŞİD’e karşı koalisyonun aktif bir üyesi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin IŞİD ile mücadele etmek için İncirlik Üssü'nde asker bulundurmak ve uçaklarını getirmek isteyen koalisyon üyesi ülkelere her türlü teknik desteği verdiğini belirten Çavuşoğlu; bu çerçevede Almanya, ABD, İngiltere, Katar, Suudi Arabistan’ın unsurlarının İncirlik’te konuşlandığını hatırlattı.

Çavuşoğlu, “Bu üsse gelmek isteyen askeri teknik heyetlerin hepsi gelebiliyor fakat şu aşamada askeri olmayan heyetlerin ve özellikle de siyasetçilerin İncirlik’e girişi uygun görülmemektedir. Olayın özü budur” diye konuştu.  

HEYET KRİZİ

Alman Federal Meclisi’nin 2 Haziran'da, 1915 Olayları'nı ‘Ermeni Soykırımı’ olarak kabul etmesinin ardından gerilen Türkiye ile Almanya ilişkilerinde son olarak da milletvekili krizi çıkmıştı.

Türkiye, gelecek ay İncirlik’teki NATO üssüne resmi ziyaret planlayan Federal Savunma Bakanlığı Müsteşarı Ralf Brauksiepe ve bir grup Alman milletvekiline izin vermemişti.

Dün konuyla ilgili Federal Meclis Savunma Komisyonu üyelerine bilgi veren Korgenaral Dieter Warnecke, Türkiye’nin tutumunun Federal Meclis’in aldığı soykırım kararıyla ilgili olduğunu söyledi. Türkiye’nin ziyaret yasağı milletvekilleriyle birlikte Federal Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’e vekaleten İncirlik Üssünü ziyaret edecek Savunma Bakanlığı Müsteşarı Ralf Brauksiepe’ni de kapsıyor.

ALMANYA TEPKİLİ

Türkiye’nin milletvekillerinin resmi ziyaret talebine izin vermemesi Almanya Federal Savunma Bakanlığı’nın tepkisini çekti. Bakanlık sözcüsü, NATO partneri bir ülkenin aldığı tutumun doğru olmadığını belirtirken, “Ziyaret yasağı ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için çaba harcanıyor” dedi.

"PROVOKASYON"

Hırıstiyan Sosyal Birlik Partisi'nin (CSU) Federal Meclis dış ve güvenlik politikaları sözcüsü Florian Hahn, Ankara'nın tavrını eleştirerek, "Bu, her türlü siyasi mantıktan uzak, NATO müttefiği bir ülkeye karşı sorumsuzca davranıştır" dedi.

Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre, Türkiye'nin tavrını "hesaplanmış provokasyon" olarak tanımlayan Hahn, bunun Almanya'nın güvenlik politikalarını etkilediğini söyledi. CSU sözcüsü Hahn, "Tornado keşif uçaklarını konuşlandırabilmek için Ürdün'deki Amman hava üssü olmak üzere alternatif yer arayışına girmeliyiz" ifadelerini kullandı.

"UYGUN BİR KARŞILIK VERİLMELİ"

Eski Savunma Bakanı Franz Josef Jung da "Mitteldeutsche Zeitung" gazetesine yaptığı açıklamada Türkiye'ye tepki gösterdi. Hıristiyan Demokrat Birlik partisi (CDU) mensubu Jung, "Türkiye'ye tarafımızca uygun bir karşılık verilmelidir" dedi.

Bild gazetesine konuşan Yeşiller Partisi'nin savunma politikaları uzmanı Tobias Lindner ise Alman hükümetini İncirlik'te askeri üs kurma planından vazgeçmeye çağırdı.

İSRAİL İLE İLİŞKİLER

Maltalı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, İsrail ile ilişkilerin normalleşme sürecinde Türkiye’nin Gazze ablukasının kaldırılması ısrarından vazgeçtiği yönündeki haberleri de değerlendiren Çavuşoğlu, “Türkiye’nin geri kalan iki şarttan biri olan, toplamda üç şattan biri olan Gazze’ye yönelik ambargoların ve blokajların kalkması şartından vazgeçtiğini söylemek milletin aklıyla alay etmek demektir. Türkiye bunlardan vazgeçseydi bugüne kadar zaten normalleşme sağlanırdı” diye konuştu.

Türkiye’nin abluka altında yaşayan Gazzelileri ve Filistinlileri yalnız bırakmayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Bu şartımızdan da kesinlikle vazgeçmeyiz. Ne Hamas’ı müzakere konusu yaparız, bu şartların yerine getirilmesi sürecinde, ne de Gazze’ye yönelik ambargoların kalkmasından vazgeçeriz. Bu bizim için çok önemlidir. Dolayısıyla iki şartın da mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. Bu şartlar nasıl yerine getirilecek, Gazze’de ve Filistin’de zulüm altında yaşayan insanlara insani yardımlarımızı, kalkınma yardımlarımızı, altyapı desteklerimizi nasıl ulaştırırız ve var olan engelleri nasıl kaldırırız, bunu İsrail’le görüşüyoruz. Ama kesinlikle bu şartımızdan vazgeçmedik ve vazgeçemeyiz.” 

AB İLE İLİŞKİLER

Türkiye'nin vize serbestisi ve geri kabulün uygulanması için yapıcı tavrını bugüne kadar devam ettirdiğini fakat Avrupa’da artan İslamofobi ve Türkiye karşıtlığının yansıması olarak buradaki politikacılardan olumsuz açıklamalar geldiğini hatırlatan Çavuşoğlu, siyasetçilerin bu yola tevessül etmesinin Avrupa’nın geleceği için çok endişe verici olduğunu anlattı.

Çavuşoğlu, 67 ya da 69 kriteri yerine getiren bir ülkeye böyle bir muamele yapılamayacağını vurguladı.

Türkiye'nin hangi adımları atabileceğini, hangilerini atmayacağını muhataplarına söylediğini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Örneğin bu ortamda terör ile ilgili bir değişiklik yapamayacağımızı söyledik. Timmermans ile Antalya'da mutabık olduğumuz üzere uzmanlarımız 2-3 Haziran'da bir araya geldi. Bu arada, çalışma grubunu tekrar harekete geçirdik. AB ve Avrupa Konseyi nezdinde diyaloglarımız devam ediyor. Dün Timmermans ile telefonda görüştük. 30 Haziran’da 33. fasılı açacağız ancak ayrıca da Timmermans ile AB Bakanımız ve hatta Adalet Bakanımızı da davet edeceğiz ve bir araya geleceğiz. Biz başından beri nasıl AB üyesi ülkeler Türkiye’nin AB üyeliğini referanduma götüreceğiz dedilerse biz de müzakereler bittikten sonra sözünü söyleyin, biz de Türkiye olarak halkımıza soracağız demiştik. Yani müzakereler tamamlandıktan sonra tabii ki halkımıza soracağız. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz. Bu, tıkanmalar olduğu zamanlar için de geçerlidir. Yani şu anda müzakere süreci tıkanırsa, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemek istediği, bundan sonra nasıl devam edeceğimizi halka sorabiliriz.

Çünkü halkımız da AB'den gelen açıklamalardan dolayı büyük bir rahatsızlık ve AB’nin sözünde durmamasından dolayı da bir güven bunalımı var. Biz de çok ciddi baskı altındayız. Vatandaşlarımız bizi de eleştiriyor. Bu kadar Türkiye karşıtlığının olduğu bir yerde bizim daha fazla adım atmamızı ya da gözden geçirmemizi istiyor. Dolayısıyla ileride tıkanma olursa vatandaşımıza sorarız adım atmak için. Bunları söyledikten sonra sanki bir tehdit gibi algılanıyor. Bu bir tehdit değil, Türkiye’nin hayati konularda karar alırken halkıyla istişaresi gibi algılamalıdır. Ama biz inanıyoruz ki önümüzdeki toplantılarla beraber yine aklıselim hakim olacak ve yolumuza AB ile özellikle vize serbestisi konusunda devam etmek istiyoruz. Hakkımız olan bir şeyi istiyoruz. Gürcistan tüm kriterleri yerine getirdiği halde bile bu ülke halkına vize verilmemesinin de ayrı bir haksızlık olduğunu da vurgulamak isterim."

“SURİYE REJİMİYLE İŞ BİRLİĞİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Çavuşoğlu, bir basın mensubunun Türkiye’nin PYD’ye karşı Esad rejimiyle iş birliği yapabileceği yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine, bu iddiaların doğru olmadığını söyledi.

Çavuşoğlu, “Bizim halen sivillere, hastane, okul ve evlere saldıran; kimyasal silah, varil bombaları kullanan bir rejim ile iş birliği yapmamız mümkün değil. Elbette DAEŞ ile de YPG ile de mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.