Terör Örgütü, Türkiye’ye 280 Uçaksavar ve Füze Soktu, Süreç Artık Bitti'

 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanlığı görevinden istifa ederek MHP’den Gaziantep milletvekili adayı olan Prof. Dr. Ümit Özdağ ile Gaziantep’e hareketinden önce İstanbul’da bir araya geldik.

Sözcü'nün haberine göre, seçim çalışmalarını Gaziantep’te sürdürecek olan Özdağ ile hem adaylığını, hem de uzman olduğu güvenlik ve istihbarat konuları üzerinden Türkiye gündemini konuştuk. Değerlendirmelerinin analiz değil, “bilgi” olduğunun altını çizen Özdağ, PKK ve çözüm sürecine yönelik çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte o röportaj:

DEVLET BAHÇELİ İLE HEP ÇOK YAKINDIK

- MHP’de çalkantılı bir dönem yaşadınız ve şimdi yeniden milletvekilli adayısınız… MHP mi sizi bırakmadı, siz mi MHP’yi?

Sayın Genel Başkanımız ile1980 yılının ortalarından beri tanışıyorum. Aynı üniversitedeydik. Ben asistan olarak başladığımda hocamızdı ve yakın ilişkimiz vardı. Özellikle devlet güvenliği ile ilgili hususlarda her zaman partiye katkı sunmaya çalıştım.

- 2008’de MHP Genel Başkanlığı’na aday oldunuz. O dönemde bir kırgınlık yaşadınız mı Sayın Bahçeli ile?

Hayır. Ama ben o adaylık süreci sonrasında siyasetten çekildim. 2011 seçimleri öncesinde Genel Başkan beni partiye davet etti ve İstanbul 2. Bölge’de görevlendirdi. Seçim sonrasında tekrar günlük siyasetin dışına çekilme ve düşünce kuruluşunun başına geçme dileğimi kendisine ifade ettim. O da gülümseyerek dedi ki; “Ama siyaset seni bırakmayacak.” Haklı çıktı. Seçimler öncesinde kendisini ziyaret ettim ve görev istedim.

- Neden Gaziantep’ten aday oldunuz?

Gaziantep benim memleketim. Genel Başkanımız Gaziantep’te bulunmam gerektiğini ifade etti, ben de kabul ettim. Gaziantep bugün Türk ekonomisinin sıklet merkezlerinden bir tanesi. AKP döneminde Antep ekonomisinin büyüdüğünü kabul etmek lazım. Artık bu büyüme sona geldi. Eğer yeni bir yöntem geliştirilmezse, Suriye ile barış sağlanmazsa, mülteci olarak kabul ettiğimiz Suriyelilerin evlerine dönmesi için gereken koşulları sağlamazsak Antep’in geleceği iyi olmaz. İşte ben bu noktada hem Türkiye, hem Gaziantep için çalışacağım.

- 4 askerimizin yaralanmasına neden olan Ağrı’daki olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaşanan bu son çatışma, PKK’nın ayaklanma sürecini daha da öne çekebileceğini gösteriyor. Burada ilk defa size söylüyorum; yaşanan bu son olayda asker bölgeye on tim değil, bir tim olarak gitmiş. Hazırlıklı olan PKK saldırısından sonra diğer dokuz tim bölgeye sevk edilmiş. İlk ateşte üsteğmen kolundan yaralanmış. Ağır yaralanan uzman ise böbreklerinden yaralanmış.

PKK’DA İKİ GRUP VAR: BAYIK VE ÖCALAN

- Bunu açar mısınız? Çözüm süreci bitti mi?

PKK içinde iki grup var. Biri Cemil Bayık grubu. Diğeri Abdullah Öcalan grubu. Bayık, Öcalan’ın hapishanede ölmesini istiyor ve çatışma zemini oluşturuyor. Bağımsız Kürdistan’ın hemen şimdi kurulması için çalışıyor. Öcalan ise “Önce özerklik alalım, ben dışarıya çıkayım, bağımsızlık ondan sonra” diyor. Bayık, Türkiye Cumhuriyeti’nin beka sorunu yaşayan bir devlet olduğunu, en zayıf aşamasına geldiğini, alınacakların zaten alındığını, gerçekleşecek bir ayaklanmayla Türkiye’nin paniğe kapılarak, çok daha fazla şey vermek durumunda kalacağını düşünüyor ve buna inanıyor. Aynı Cemil Bayık, Kobani’yi Türkiye’nin içerisine taşımanın hazırlığını yapıyor. Bundan dolayı Türkiye içerisine 280 civarında uçaksavar ve sırttan atılan füzeler sokulmuş durumda. Süreç artık bitti. Bunu analiz olarak söylemiyorum. Bilgi olarak söylüyorum. Seçimden önce ya da hemen sonra PKK çatışmaları başlatacak.
Bu adil bir seçim olmayacak…

- MHP’nin seçim bildirgesini bilmiyoruz. Ama en azından şu soruya bir yanıt alabilir miyim; MHP’nin bu kez farklı bir söylemi olacak mı?

Burada altını çizmemiz gereken asıl konu şu: Türkiye’de bugün hegemonik bir devlet yapılanması var. Devletle muhalefet arasında seçime gidiyoruz. Karşımızda sadece AKP’li milletvekilleri adayları olursa, açıkçası ben bundan mutluluk duyarım. Ama maalesef karşımızda aynı zamanda iktidarın valilerinin, emniyet müdürlerinin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu adil bir seçim olmayacak. Devlet kaynaklarıyla politika yapan, baskıcı bir iktidarla karşı karşıyayız. Anayasa’yı ihlal eden Cumhurbaşkanının olduğu bir ülkede yaşıyoruz. O nedenle zor bir seçim olacak. Buna rağmen mücadele edeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu seçimdeki en büyük farkı aday listesi olacak. Örneğin Ekmelettin İhsanoğlu’nun adaylığı MHP için olduğu kadar, Türkiye için de çok önemli.

- Ekmelettin Bey’in adaylığı neden önemli?

Son 5 seneden beri Ortadoğu politikalarında Türkiye çok kötü yönetiliyor. Birçok ülkenin yöneticileriyle görüşmeyen bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan var. Bunun adına da değerli yalnızlık diyorlar. Dış politikada yalnızlığın değerlisi olmaz. Süper güçler bile böyle bir yalnızlığı kaldıramazlar. O liderler, Ekmelettin Bey’in telefonlarına çıkacak.
Türkiye Peşaveri’nin kenarına siyaset yapmaya gidiyorum!..

- Türkiye için en büyük tehlike PKK mı, IŞİD mi?

İkisini de büyük tehlike olarak görüyorum. Sadece IŞİD değil, El-Nusra’nın da çok farkı yok, El-Kaide’nin de. Türkiye’nin bunlarla mücadele etmesi gerekiyor. Oysa AKP döneminde Türkiye, El-Nusra’ya da IŞİD’e de Suriye politikasında araç olarak kullanabileceği inancıyla yaklaştı ve kullanmaya çalıştı. Bu da Türkiye’yi Pakistanlaştırma sürecince soktu. Eğer Suriye’yi Afganistan yaparsanız, Türkiye’yi de Pakistan yaparsınız. Türkiye-Suriye sınırınız da Peşaverleşir! Nitekim öyle oldu. Ben mesela Türkiye Peşaveri’nin kenarına siyaset yapmaya gidiyorum. PKK ise millet için beka tehdidi oluşturuyor. Zihinlerde milli birliği bölücü bir işlevi var.

Sözcü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.