\'\'Suçumu hala bilmiyorum!\'\'

Ergenekon davasında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilerek tahliye edilen CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, "Adalet, Allah'ın emridir. Adalet, aynı zamanda devletin de temelidir" dedi.

Prof. Dr. Mehmet Haberal, Ak Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan'ın annesi Saadet Toptan'ın evine yaptığı bayram ziyaretinin ardından Kozlu Beldesi'ne geçti. Prof. Dr. Haberal, belde merkezinde kendisini karşılayan partililer ve vatandaşlarla bayramlaştı. Belde merkezindeki çay bahçesine geçen Prof. Dr. Haberal, Cihan Özçelik adlı kişiyle sohbeti sırasında, ülkede bir takım aksaklıklar olduğunu söyledi. Demokrasinin ülkelere kolay yerleşmediğini vurgulayan Prof. Dr. Haberal, Silivri Cezaevi'nin koşulları hakkında da bilgi verdi.

CHP İL BAŞKANLIĞI ZİYARETİ

Prof.Dr. Haberal, daha sonra Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile birlikte partisinin Zonguldak İl Başkanlığı'na geçerek, partililerle bayramlaştı. Milletvekili Ali İhsan Köktürk, buradaki açıklamasında, Ergenekon davasında verilen kararları eleştirdi. Köktürk, gizli tanıklarla, tahrip edilmiş dijital verilerle, var olmayan örgütlerle yürütülen davada, ülkenin saygın insanlarının çok ağır cezalar aldığını kaydetti. Köktürk, "Aslında Balbay'ları, Haberal'ları, Tuncay Özkan'ları, Başbuğ'ları bu kadar ağır cezalara mahkum eden bir anlayışı, sevginin egemen olması gereken bir günde, insanlara sevgiyi değil öfkeyi tattıran bir anlayışı kınıyorum. Bu ülkenin bu kadar büyük değerlerinin bu kadar ağır cezalara çarptırılmasını CHP olarak kabul edemiyoruz" dedi.

NE ZAMAN YEMİN EDECEK?

Prof. Dr. Haberal da Zonguldak halkının kendisini Meclis'e gönderdiğini hatırlatarak, "Milli iradeyi inşallah orada temsil etmeye çalışacağız" dedi. Prof. Dr. Haberal, TBMM'de ne zaman yemin edeceğinin sorulması üzerine, "O TBMM'nin görevidir. TBMM ne karar verirse o çerçevede yaparlar. Ben şu anda Zonguldak halkını temsil ediyorum. İlave bir şeye gerek var mı? Zonguldak halkını temsil etmekten mutluluk duyuyoruz. Diğerleri formalite gereği yapılan işlerdir" dedi.

'ADALET, ALLAH'IN EMRİDİR'

Bir gazetecinin, Ergenekon davasında mahkemenin verdiği kararların eleştirildiğini hatırlatması üzerine de Prof. Dr. Haberal, şöyle konuştu:

"Mahkeme salonlarında, 'Adalet mülkün temelidir' yazıyor. Adalet yüceler yücesi Allah'ın emridir. Her cuma günü cumaya gideriz. Cuma namazlarında imam efendi hutbeyi okur ve der ki "Ey cemaati müslimin; muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardımı emreder, çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar, tutasınız diye size öğüt verir.' Adalet Allah'ın emridir. Adalet aynı zamanda devletin de temelidir. Dolayısıyla adaletin adil bir şekilde dağılımı sağlanmıyorsa ciddi sıkıntı var demektir. Adaletin ve hürriyetin olmadığı ülkelerde mutluluk olmaz. Kaldı ki insanların en önemli haklarından bir tanesi hürriyettir, özgürlüktür. Diyojen'e sormuşlar; 'Yer yüzünün en güzel şeyi nedir?' 'Hürriyettir' demiş."

'SUÇUMU HALA BİLMİYORUM'

Şuara Suresi'nin 183'üncü ayetinde Allah'ın, "İnsanın hakları var. İnsanların hakkı olan şeyleri kısıtlamayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dediğini belirten Prof. Dr. Haberal, "Demek ki insanların hakkını vermezsek, yaşam hakkını vermezsek. Suç varsa ceza olmalıdır. Mehmet Haberal suç mu işledi, cezasını veriniz. Ki başkaları aynı suçu işleyip mağdur olmasın. Benim suçum ne? Adını koyacaksınız. 13 Nisan 2009'dan beri hep sordum; 'Suçum ne, suçumu söyleyin, cezamı da verin.' Ben hala bilmiyorum. Sizler biliyorsanız bana söyleyin. Dolayısıyla adaletin olmadığı, insanların yaşamının tutsak haline getirildiği ortamlarda bir sıkıntı vardır" dedi.

'4 YILIMI GERİ GETİRMEK MÜMKÜN MÜ?'

İnsan hayatı ve geçen zamanın geri gelmediğine işaret eden Prof. Dr. Haberal, şöyle devam etti:

"Hz. Ömer diyor ki; 'Yaydan çıkan ok, ağızdan çıkan söz, kaçan fırsat, geçen zaman bir daha geri gelmez.' Şimdi benim 4 sene 4 ayımı geri getirmek mümkün mü? Burada ciddi bir sıkıntı var. Bir yanlışlık var. Ülkemiz bir süreçten geçiyor. Bunu bir an önce çözmek zorundayız. Biz çözeceğiz. Bunu kavga ederek, birbirini kırarak değil, birlikte çözeceğiz. Doğru bir tanedir, iki tane olmaz. Doğruyu bulmak zorundayız. Bir yerde haksızlık varsa, bunların başında adaletsizlik geliyor. Bugün yaşadığımız en önemli durum budur. Milletvekili arkadaşlarımızla bu adaletsizlikleri, yanlışlıkları araştırmak zorundayız. Bununla ilgili yoğun bir şekilde çalışmalıyız."

'BİZ TECRİT EDİLDİK'

Cezaevinden çıktığını, ancak hala o ortamda yaşadığını ifade eden Prof. Dr. Haberal, "Demir kapı. Demir kapı sabah-akşam günde 2 kez açılıyor. Beton ve demir yığını. Çok ağır bir ortamdır. Adeta tecrit ediliyorsunuz. Halbuki hepimiz insanız. Hata işleyebiliriz. Dünyada 2 meslek doğrudan insan hayatıyla meşguldür. Bunlardan birisi hekimlerdir. Hekim olarak benim görevim, hastamın teşhisini koyup tedavisini yapıp topluma kazandırmaktır. Aynı şey mahkemeler, hakimler için geçerlidir. Bunu mahkemede de söyledim. Sizin karşınıza gelen kişinin bir suçu mu var. Cezasını verin, ama suçunu söyleyeceksiniz. Hedef, insanları topluma kazandırmak olmalı. Bugün cezaevlerinde tecrit ediliyoruz. Biz tecrit edildik. Amaç bu olmamalı. Amaç insanları topluma kazandırmak olmalı" diye konuştu.

Prof. Dr. Haberal, Kanuni döneminde 1 ay devam eden yargılamanın zulüm kabul edildiğini de hatırlatıp, "Bugünkü durumu milletimizin, sizlerin takdirine bırakıyorum" dedi. 

DHA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.