“Sis vardı, gidemedik” diyen HDP’li heyetin kovulduğu ortaya çıktı!

HDP’li Pervin Buldan ve İdris Baluken, İmralı görüşmesinden sonra THY’ye ait uçakla İstanbul’dan Erbil’e gitti. Burada Kandil’e telefon açan heyet, Cemil Bayık’tan, “Niye geldiniz. Hiçbir isteğimizi kabul ettirememişsiniz. Geri dönün beceriksizler” cevabını aldı.Buldan ve Baluken, yine THY’ye ait uçakla aynı gün geri döndü. Yaptıkları açıklamada sis nedeniyle Erbil’e inemediklerini ileri sürdüler. Twitter’dan da, “Yolculuğumuza hava muhalefeti engel oldu” diye yazdılar. Oysa o gün Erbil’de hava açık ve az bulutlu idi..

 

THY: Uçak Erbil’e indi



Yeniçağ’a açıklama yapan THY yetkilileri de “18 Ocak tarihindeki uçak, 20 dakikalık rötarla saat 00.45’te havalandı, 02.30’da Erbil’e iniş yaptı. Buradan yolcu alarak önce Şanlıurfa’ya, orada yakıt ikmali yapıp saat 05.00’te de İstanbul’a geri döndü” dedi.Kandil’e “sis” nedeniyle gidemediklerini öne süren İmralı heyetininin, terör örgütü tarafından , “Hiçbir isteğimizi kabul ettiremediniz. Niye geldiniz” diyerek geri çevrildiği ortaya çıktı  HDP heyetinin, Kandil’e sis nedeniyle gidemedikleri yönündeki açıklamalarının doğru olmadığı belirlendi. Geçen hafta Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile pazarlık masasına oturan HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, üzerinde anlaşılan maddelerle ilgili bilgileri Kandil’e iletmek üzere THY uçağı ile yola çıktı. Erbil Havalimanı’na gece geç saatlerde inen heyet, Kandil’e telefon açtı.  Buldan ve Baluken, Kandil’deki teröristlerle görüştü. Telefon görüşmesinde, isteklerinin kabul edilmediğini öğrenen teröristler Buldan ve Balüken’e “O zaman niye geldiniz. Geri dönün. Eğer çay içmek için gelecekseniz, gelin” dedi. Gelişme üzerine ikili, Erbil’de geldikleri aynı uçağa binerek Şanlıurfa Hava Limanı’na döndü.



“Sis” bahanesi

Pervin Buldan, yaptığı resmi açıklamada ise İstanbul’dan hareket eden uçağın yoğun sis nedeniyle Erbil’e inemeyerek Şanlıurfa’ya dönüş yaptığını ve buradan da yakıt ikmali yaparak yeniden İstanbul’a geri döndüğünü duyurdu. Buldan bir gün sonra Twitter’dan, aksama ile ilgili olarak, “İmralı Adası’ndan sonra Kandil yolculuğumuza da hava muhalefeti engel oldu” mesajını yazdı. Oysa o gün Erbil’de hava açık ve az bulutlu, sıcaklık 17 dereceydi. Yeniçağ’a açıklama yapan THY yetkilileri de “18 Ocak tarihinde saat 00.25’te havalanan uçak, 20 dakikalık rötarla saat 00.45’te hareket etti. Uçak saat 02.30 sularında Erbil’e normal iniş yaptı. Buradan da daha sonra yolcu alarak önce Şanlıurfa’ya orada yakıt ikmali yaparak saat 05.00’te de İstanbul’a hareket etti” dedi. Edinilen bilgilere göre Başbakanlık’ta Yalçın Akdoğan ile yapılan görüşmenin ana gündem maddesi Cizre olayları oldu. Hükümet tarafı, bebek katili Abdullah Öcalan’ın mesajına rağmen olayların artarak sürdüğünü ve bunun sorumlusunun da Kandil olduğunu söyledi. Terör örgütünün Kandil’deki elebaşlarından Cemil Bayık’ın talimatıyla olayların tırmandırıldığına ilişkin istihbarat birimlerinin elde ettikleri bilgiler ikilinin önüne konuldu. Heyet İmralı’ya gitmek isterken Yalçın Akdoğan’ın ısrarı üzerine Kandil’e gitmek zorunda kaldı.



Cizre ile cesaretlendi



Bu arada pazarlık masasına HDP-Kandil ve İmralı önce 6 madde ile oturdu. Ancak Ayn el-Arap ve ardından Cizre’de yaşanan gelişmeler üzerine cesaretlenen Kandil cephesi bu sayıyı 16’ya kadar çıkardı. Başlangıçta hasta teröristlerin tahliyesi, Avrupa ülkelerindeki eski DEP milletvekilleri ile bazı önde gelen isimlerin Türkiye’ye rahatça gelmeleri ve haklarında adli işlem yapılmaması ve TBMM’de 8 komisyon kurulması istenirken daha sonra bunlara İmralı canisi Abdullah Öcalan’ı da kapsayacak genel af, Avrupa Yerel Yönetim Özerlik Şartı’na konulan çekincelerin kaldırılması, Kürtçe’nin resmi eğitim dili olması ile örgütün Kandil’deki yöneticileri Cemil Bayık, Ali Haydar Kaytan, Murat Karayılan başta olmak üzere 300 dolayında orta kademedeki teröristlere siyaset yapma yolunun açılmasının da bulunduğu bir çok madde eklendi. AKP iktidarı, isteklerden Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı, Avrupa’dakilerin Türkiye’ye gelmeleri, TBMM’de komisyon kurulması ve hasta teröristlerin tahliyesini seçimlere kadar gerçekleştirme sözü verdi. Kürtçe eğitim ve genel af konusunun ise seçim sonrasına ertelenmesini istedi. Ayrıca terör örgütü PKK’nın en geç Mart ayı ortalarında “Bir daha Türkiye’ye karşı saldırı yapmama ve teröristlerin silahları ile birlikte sınır dışına çekilmesi ve bunu kamuoyuna açıklamasını” şart koştu.

Öcalan’a rest çekmişlerdi



Kandil’in teröristbaşı Abdullah Öcalan’a resti ilk değildi. Terör örgütü PKK’nın Kandil’deki yöneticilerinden Murat Karayılan, daha önce bebek katili Öcalan’ın “silah bırakma ve sınırdışına çekilmeyi” içeren çağrısına, “Orta Doğu’daki mevcut koşullar elimizdeki imkanlar ve gücümüz, Kürdistan’ı özgürleştirmek için bize güven veriyor. Savaş istemiyoruz ama herkes bilmeli ki, PKK savaşa da hazırdır” sözleriyle karşı çıkmıştı. Kandil, Öcalan’ın geçtiğimiz 21 Mart’ta yaptığı açıklamanın öncesinde de, bebek katilinin önünü kesme çabasına girmişti. Kandil’deki terörist Cemil Bayık, PKK’nın çatı örgütü KCK adına, hükümetin “demokratikleşme hamlesinin muhatabı olmaktan çıktığını” açıklamıştı. Öcalan da, 9 Mart’ta BDP-HDP heyetiyle yaptığı görüşmede “devlet heyetiyle son görüşmem olumlu geçti” demişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.