Seçimler yaklaşınca KORUCULAR kıymete bindi.

 Çözüm sürecinde PKK'nın şehirlere silah ve patlayıcı taşımasına göz yumduğunu itiraf eden, sadece 2014 yılında TSK'nın 290 operasyon talebini geri çeviren, son iki yılda 13 köy korucusunun PKK tarafından infaz edilmesine seyirci kalan hükümet, seçimler yaklaşınca tavır değiştirmeye başladı. İçişleri Bakanı Selami Altınok, Doğu ve Güneydoğu'da 5 bin köy korucusu alınacağını söyledi.

Köy koruculuğu sistemi, terör örgütüyle mücadele kapsamında 1985 yılında kuruldu. Geçici ve gönüllü olmak üzere iki gruptan oluşan korucuların toplam sayısı yaklaşık 90 bin. 2014 yılı rakamlarına göre 47 bin 800 maaşlı ve 25 bin gönüllü korucu bulunuyor. Bugüne kadar terörle mücadele kapsamında bin 660 Köy Korucusu şehit oldu. Çözüm sürecinin yürütüldüğü 2 yıl içinde 13 köy korucusu PKK tarafından infaz edildi. PKK öldürdüğü geçici köy korucusu Nihat Çaprak'ın cesedini Bitlis'e bağlı Geçitbaşı köyü girişindeki telefon direğine astı. Hakkari'de Seyhan Orhan, Diyarbakır'da Sıtkı Yazar ve Şırnak'ta Lezgin Sak, 1,5 yıl önce PKK tarafından kaçırıldı. Aradan geçen bunca süreye rağmen kendilerinden hiçbir haber alınamadı.

Koruculuk sistemi Kürt sorunu tartışmalarının değişmez maddelerinden biri. Bölge coğrafyasını iyi bildikleri gerekçesiyle güvenlik güçlerine yardımcı olmaları düşüncesiyle faaliyete sokulan bu sistemin kökenlerini 2. Abdülhamit dönemine, Hamidiye Alayları'na kadar götürmek mümkün. Yaklaşık 95 yıl sonra bu kez Turgut Özal döneminde, bölgedeki asayişi temin amacıyla köy koruculuğu sistemi hayata geçirildi.

Yıllar içinde bu sistem sürekli tartışıldı. Kimileri, devlete hizmet eden korucuların hak ettikleri değeri göremediklerini belirtirken, örgüt tarafından ‘hain' ilan edilen korucuların, PKK ile devlet arasında sıkıştığı üzerinde duruldu. Bazı uzmanlar da, sırtını devlete dayayan bu kişilerin zamanla hukuk dışına çıkmaya başladığını ve birçok suça bulaştığını savundu. Resmi rakamlara göre, 30 yılda 5 bin korucu suç işledikleri gerekçesiyle ceza aldı. Yasal dayanağı olmasına rağmen koruculuk sisteminin toplumsal meşruiyeti hep sorgulandı.

ERDOĞAN, KALDIRILACAĞINI SÖYLEMİŞTİ

AKP, özellikle Oslo görüşmelerinin yapıldığı 2009 yılından sonra koruculuk sistemini tartışmaya açtı. Çözüm sürecinde koruculuğun kaldırılması yönündeki talepler sıklıkla dillendirildi. Koruculuk sistemi, ‘terörle mücadelenin kanayan yarası' olarak tanımlandı. Haziran 2009'da Terörle Mücadele Yüksek Kurulu'nca hazırlanan raporda, koruculuğun kademeli olarak tasfiye edilmesi istendi. Akil İnsanlar Heyeti'nin hazırladığı raporda koruculuk sisteminin kaldırılması yer aldı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın, Akil İnsanlar Heyeti'yle yaptığı toplantı esnasında koruculuk sisteminin yakın zamanda kaldırılacağını söylediği heyet üyelerinden Kezban Hatemi tarafından dillendirildi. AKP hükümetinin yeni bir açılıma hazırlandığı, korucuların ellerindeki silahların alınacağı, orman, tarım ve hayvancılık gibi alanlarda istihdam edilecekleri yönündeki bilgiler gazete ve televizyonlarda onlarca kez haber oldu.

 

7 HAZİRAN SONRASI ‘U' DÖNÜŞÜ

7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidarı kaybettikten sonra terörle mücadelede özgürlük konseptinden güvenlik konseptine geçen AKP, koruculuk sistemine yeniden sarıldı. Bu duruma tepki gösteren korucular, çözüm süreci devam ederken koruculuk sisteminin kaldırılması için taslaklar hazırlayan, PKK'ya karşı kendilerini savunmasız bırakan ve korucuları sigortasız kaçak işçi gibi çalıştıran hükümetin şimdi seçim yatırımı yaptığını savunuyor. Korucuların yaşam hakkı elinden alınırken sessiz kalanların şimdi oy için kendilerini hatırladığını düşünüyor.
Anahtar Kelimeler:
KöyKorucularıKymeteBindi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.