Saygılı: 'Deliller Türk ve uluslararası kanuna göre toplandı'

Yakup Saygılı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresine dokunan rüşvet operasyonları yapana kadar Türkiye’nin üst düzey polis müdürlerinden biriydi. Şimdi o tasfiye kurbanı olarak evinde oturuyor ve bu durumun uzmanlaşmış görevlilerin,Ortadoğu’dan kaynaklı büyüyen terör ile mücadeleetme kabiliyetini zayıflattığını söylüyor.  


Aralık operasyonlarına kadar Mali Suçlarla Müdürüolan, yolsuzluk suçları ile mücadele ve elektronik takip konusunda uzman olan Saygılı, "iki kızım var, onları okula bırakıp alıyorum, geri kalan zamanımda ise hukuki savunmalarıma hazırlanıyorum" diyor.  


"Bildiğim/tanıdığım insanlardan uzaklaştım çünkü bir şekilde bana temas edenler, görevden alınacaklarından veya soruşturmaya tabi tutulacaklarından korkuyorlar" diyor.


Erdoğan kendisini üretilmiş/sahte rüşvet idiiaları ile devirmek isteyen hainlerin içerilerine sızdığı gerekçesiyle polis ve adliyede tasfiye emretti. Bu işten el çektirmeler, görünüşe göre  ABD’de ciddi bir etki alanını kurmuş olan din adamı Fethullah Gülen ile hesaplaşmaya dönüş durumda.


Türk resmi kaynakları, tasfiyenin geldiği nokta ve bu durumun polisi zayıflatıp zayıflatmadığı konularında kendilerine gönderilen sorulara  yorum yapmamaktadır.


17 Aralık bir darbe girişimi değildir diyen Saygılı, bunun kabinedeki bakanların oğullarına veBaşbakanın yakınındaki işadamlarına yönelik yapılan bir operasyon olduğunu, şimdi ise yapılanın adli yargılamayı engelleme/sonlandırma olduğunu söylüyor.


"Onlar illegal şekilde delil topladığımızı söylüyorlar oysa ki Türk Kanunlarına ve uluslararası kanunlara  %100 uygun olarak delil toplandı.


41 yaşındaki Saygılı, kendisi ile mülakat yapılan diğer görevli ve görevden alınmışlar gibi Gülen’ebağlılık konusunu reddediyor ve kendi operasyon kısmı ile ilgili olarak ilgili din adamının hiçbir ilgisinin olmadığını söylüyor.


Aralık’ta kabinenin 4 üyesinin oğulları ve Erdogan’a yakın bir işadamı tutuklanmıştı. 3 bakan istifa etmiş, biri ise kabine değişikliğinde pozisyonunu kaybetmişti. Dördü de yanlış yaptığını inkar ettiler.Savcılık ise Mayıs ayında, içlerinde bbir eski bakan oğlunun da olduğu 60 şüpheli ile ilgili dosyada takipsizlik kararı verdi.


Reutersin mülakat yaptığı, halen görevde olan ve olmayan görevliler , operasyon sonrası yapılan tasfiyenın Mali, Organize, Kaçakçılık ve Terörle mücadele birimlerini vurduğunu söylediler. İçlerinde trafik görevlilerinin de olduğu binlerce polisin görevlerine son verildiği veya başka yerlerde görevlendirildiğini söylediler.


Görevdeki iki yüksek rütbeli, isimlerinin bilinmemesi kaydıyla, tasfiye edilen uzman birimlerin yerine tecrübesiz kişilerin atandığından yakındılar.


"Halen ilçe düzeyinde görevli bir polis müdürü, yeni gelenlerin bu birimlerde çalışmak için kapasitelerinin olmadığını, bu kişilerin daha önce başka birimlerde veya karakollarda çalıştığını söyledi.


Göreveden alınmış başka bir yüksek rütbeli polis ise terörizm, finansal suçlar ve organize suçlarla ilgili soruşturmaların tamamen durduğunu söyledi.


Saygili, Mali Şubede görevli 402 personelin tamamın görev yerlerinin değiştiğini, 12 sinin acıga alındığını, sonrasında 7 tanesinin meslekten atıldığını söyledi . İlke çapında 15.000 civarında görevlinin görevden alındığı, yerinin değiştiği veya atıldığını söyledi.


Türk Polis teşkilatı ve devlet görevlileri resmi yorum yapmayı reddetmektedir.


HSYK web sitesi,  2500 savcı ve hakimin görev yerleri değiştirildiği yazmaktadır.  


Görevden alınan fakat halen devlet memuru olduğıu için kimliğini gizli tutmak isteyen bir görevli ise, "Irak ve Suriye’de savaşan İslam'cı militanların durumu Türkiye için büyüyen bir tehdittir ve donanımsız polis güçleri buna karşı koyamayacak durumdadır" dedi.


Dedi ki "Özellikle terörle mücadele konusunda yıllarca tamir edilemeyecek bir zayıflık periyodunagiriyoruz"


IŞİD’ın geçen ay, hızla Kuzey Irak'taki toprakları işgal etmesi ile 80 Türkü Musul kentinde rehin almasıyla Türkiye’nın kırılganlığı daha belirgin oldu. Daha sonra grup, adını İslam Devleti olarak değiştirdi. Türk bölgesini etkileyecek şekilde Halifelik ilan etti.


Ankara merkezli Uluslararası Stratejik Araştırma Organizasyonunda güvenlik uzmanı olanMehmet Yeğin; IŞİD’in kesinlikle Türkiye'de faaliyet gösteren hücrelerinin bulunduğunu, İstanbul'u fethedeceklerini söylediklerini, bunun fiziksel olarak mümkün olmadığını ancak sembolik eylem yapabileceklerini ve bunun bir risk oluşturduğunu söylemektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.