Papa'nın Türkiye programında neler konuşulacak?
Latin Amerika kökenli ilk Papa olan Francesco bugün Türkiye'ye geliyor. Peki bu ziyaretin gündemi ne olacak. İşte bu soruların cevabı...
 
Papa, dünya çapındaki 1.2 milyar Katoliğin ruhani lideri ve Vatikan Şehir Devleti Başkanı.
 
Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti bugün başlıyor.
 
Papa’nın Mart 2013’te göreve gelmesinden bu yana yapacağı 6. yurtdışı gezisi olan Türkiye ziyareti, hem Hristiyan alemi içindeki ayrılıkların aşılması, hem de İslam dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesi açısından özel bir öneme sahip.
 
Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede yaşananlar da bu ziyaretin etki alanını Vatikan-Türkiye ekseninden çıkarıp genişletiyor.
 
28 Kasım’da Ankara’ya gidecek olan Papa Francesco, ilk olarak Anıtkabir’i ziyaret ettikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’le görüşecek.

İkinci durak İstanbul
 
Papa, 29-30 Kasım’da da İstanbul’da Ayasoyfa Müzesi, Sultanahmet Camii, Saint Esprit Kilisesi ve Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret edecek.
 
Papa’nın Türkiye’deki temas ve açıklamalarında, Katolik-Ortodoks kiliseleri arasındaki ayrılığın aşılması, Müslüman dünyasıyla diyaloğun pekiştirilmesi, Türkiye ve Ortadoğu’daki Hristiyanların sıkıntıları ve Avrupa’daki İslamofobi gibi konuların öne çıkması bekleniyor.
 
Papa Francesco da geçen çarşamba günü yaptığı konuşmada Türkiye ziyaretinden söz ederken bu seyahatin Vatikan için anlam ve önemini ortaya koydu. Papa, “Herkesi (bu ziyaretin) barış, dinler arası samimi diyalog ve Türk milletinde harmoni meyveleri vermesi için dua etmeye çağırıyorum” dedi.
Papa’nın Türkiye’deki temaslarında üzerinde durulması beklenen başlıca konular şunlar:

Ortodoks Kilisesi’yle yakınlaşma
 
Vatikan’a yakın haber kaynakları, ziyaretin baş unsurunun Patrikhane ziyareti olacağı görüşünde birleşiyor. Katolik Kilisesi’ne yakınlığıyla bilinen Avvenire gazetesi ziyaretle ilgili bir haberinde “Türkiye gezisinin baskın karakteri ekümenik boyutu olacak. Francesco, Bartholomeos ile İstanbul’da bir araya gelecek ve ortak bir bildiri imzalayacak” diye yazdı.
İtalyan La Stampa gazetesinin Vatikan haberleri veren “Vatican Insider” sitesi de “ziyaretin baş amacı Ortodokslara bir kardeşlik jestinde bulunmak” değerlendirmesinde bulundu.
 
Nitekim Papa Francesco’nun Türkiye ziyareti, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un daveti üzerine gündeme gelmiş ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan davetle resmiyet kazanmıştı.
 
Daha önce Türkiye’yi ziyaret eden diğer 3 papadan ikisi, 6. Paolo ve 16. Benediktus da, Francesco gibi ziyaretlerini, Patrikhane’nin kuruluş günü sayılan 30 Kasım’daki Aziz Andreas Yortusu’na denk gelecek şekilde organize etmişlerdi.
 
Bu ziyaretler, Katolik Kilisesi ile Ortodokslar arasında 1054 yılına dayanan ayrılığı aşarak Hıristiyan dünyasında birlik yaratma arzusunun bir yansıması olarak görülüyor.
 
 
Papa Francesco’nun “kardeşim” diye hitap ettiği Patrik Bartholomeos’la yakın bir ilişkiye sahip olduğu biliniyor.
 
Patrik Bartholomeos, Mart 2013’te Vatikan’da Francesco’nun Papalık makamına geçme ayinine katılarak, bu törene iştirak eden ilk Ortodoks Patrik olmuştu. İki din adamı daha sonra da Vatikan ve Kudüs’te bir araya gelerek kiliseler arasında yakınlaşma mesajı vermişti.
 
Papa Francesco geçen ay yaptığı bir konuşmada İstanbul ziyaretinden söz ederken “Roma Piskoposu'nun (Papa), Ekümenik Patrikhane'yi ziyareti ve Patrik Bartholomeos'la şahsen yeniden görüşecek olmam, Roma ve Konstantinopolis makamlarını birleştiren derin bağların ve bizi hala ayıran engelleri sevgi ve gerçek vasıtasıyla aşma arzusunun bir göstergesi olacaktır" demişti.
 
İslam’la diyalog
 
Farklı inançlarla diyaloğu savunan Papa Francesco’nun Türkiye ziyaretinde de İslam dünyasıyla daha yakın ilişkiler içinde olunması yönünde mesajlar vermesi bekleniyor.
 
Papa Francesco geçen yıl yazdığı “Evangelii Gaudium” isimli doktrin belgesinde “gerçek İslam’ın ve Kuran’ın doğru okunuşunun her türlü şiddete karşı olduğunu” yazmıştı. Mayıs ayında Ürdün’e yaptığı ziyarette de İslam’a “derin bir saygı duyduğunu” söylemişti.
 
Papa, göreve gelmesinden birkaç hafta sonra da Hristiyanlar için kutsal bir günde bir ıslahevini ziyaret ederek aralarında bir Müslüman’ın da bulunduğu mahkumların ayaklarını yıkamıştı.
 
Papa Francesco, geçen Haziran’da da bir ilke imza atarak Vatikan bahçelerinde Müslüman ve Yahudi liderlerle birlikte dua etmişti. Papa’nın dinler arasında diyalog mesajı vermek amacıyla yaptığı bir diğer sembolik jest de geçen Eylül ayında “Barış İçin Dinler Arası Maç" düzenlemesiydi.
 
Ortadoğu’daki Hıristiyanlar, Avrupa’daki Müslümanlar
 
Papa’nın ziyaretinde Türkiye’deki Katolik cemaatlerinin sıkıntılarının ve Ortadoğu’daki Hıristiyanların maruz kaldığı baskının da gündeme gelmesi bekleniyor.
 
Papa Francesco’nun, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’le görüşmesinde Avrupa’daki Müslümanların durumunun da görüşüleceği tahmin ediliyor.
Görmez, geçen Eylül ayında yaptığı bir konuşmada Almanya’da camilere yönelik saldırılardan yola çıkarak “Bu öyle sadece genç bir kızın ayaklarını yıkamakla veyahut dinler arası futbol maçı, turnuvası düzenlemekle olmaz. Bu ilahi dinlerin yeryüzüne getirdiği hikmetlerden hareketle İslam gibi yüce bir dinin mensuplarına yönelik ötekileştirme, düşmanlaştırma hareketlerinin önünü almak gerekiyor” demişti.
 
IŞİD tehdidi
 
IŞİD örgütünün Irak ve Suriye’deki Hıristiyanlara yönelik tehdidinin de Papa’nın Türkiye gezisinde gündeme geleceği tahmin ediliyor.
 
Papa’nın Türkiye ziyaretinden önce IŞİD’le ilgili verdiği son mesajlardan biri de “diyalog kapılarının kapatılmaması” oldu. Papa Francesco, geçen salı günü Strasbourg’dan Vatikan’a dönerken uçakta düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin IŞİD’le diyaloğun mümkün olduğuna inanıp inanmadığını sorması üzerine “Diyalog kurulamasa da asla kapılar kapatılmamalı” dedi.
 

Türkiye'nin Katoliklerinin tek arzusu: Ölmeden Papa'yı görmek

 
BBC Türkçe servisinden Rengin Arslan Türkiye katolikleriyle Papa'nın ziyaretini konuştu. İşte o yazıdan bölümler:
 
"Bir arkadaşımın hanımı ile bir gün konuşurken sordu, 'siz kendinizi Türk hissetmiyor musunuz?' Güzel bir soru, dedim. Ben şimdi sabahtan akşama kadar kendime Türk diyeyim. Bütün mahalle beni kabul etmezse benim dememin bir anlamı yok. Türkiye beni ne kadar Türk kabul ediyorsa, ben o kadar Türk'üm."
 
İstanbul Süryani Katolik Vakfı'nın yeni başkanı Katif Araz böyle diyor.
 
Cumhuriyet tarihinde Türkiye'yi ziyaret edecek dördüncü Papa olan Katolik Kilisesi'nin lideri Papa Francis'in gelişi öncesi buluşuyoruz. Anlattıklarından sonra, "Peki Türkiye sizi ne kadar Türk kabul ediyor?" diye soruyorum. "Ancak yüzde 10. O da nüfus cüzdanı verdiği için" diyor.
 
Dünyanın en önemli dini liderlerinden biri olan Papa'nın Türkiye'ye ziyareti yüzlerce basın yayın organını İstanbul'a çekse de burada sesleneceği Katolik cemaatinin sayısının büyük olduğunu söylemek zor. Bunda doğudaki kiliselerin Ortodoks olmasının etkisi de var, önceden burada olan Katoliklerin yıllar içinde göçmesinin de.
Süryani Katolik Patrikliği Vekaleti Kilisesi'nde, duvarlarında daha önceki Papa ziyaretlerinden fotoğrafların asılı olduğu bir odada konuşuyoruz Katolik Süryanilerle.
 
 
'Bizim özgeçmişimiz Mezopotamya'da'
 
Araz, Süryanilerin 1940'lı 50'li yıllardan itibaren İstanbul'a göç ettiğini anlatıyor. Ailesi çiftçilik yaparmış Mardin'de.
O ise liseyi okumak için gelmiş önce İstanbul'a. Sonra üniversite için Fransa'ya gidiyor. Hukuk ve işletme okumasına rağmen kuyumculuk yapmış Kapalıçarşı'da. "Buralı olmak" ile ilgili hissini ise şöyle anlatıyor: "Buralı olmama duygusunu veriyorlar size. Bu duygu dededen babaya, ondan çocuğa geçiyor."
 
Araz, Süryaniliğin de Katolikliğin de İstanbul'da çok tanınmadığını söyleyip ekliyor: "Rumlar ve Ermeniler kendilerini anlatırken İstanbul'u da anlatıyorlar. Oysa bizim özgeçmişiz burada değil Mezopotamya'da."
Peki Papa'nın göreve başladıktan yaklaşık bir buçuk yıl sonra Türkiye'ye ziyareti onlar için ne ifade ediyor? Bu sorumu 17 yıl boyunca yaptığı vakıf başkanlığı görevini henüz 15 gün önce bırakan Zeki Basatemir yanıtlıyor: "İnsanın bir büyüğünü, dedesini görmesi gibi bir olay bu. Yaşlılar için 'ölmeden Papa'yı gördüm' diyebilmek önemlidir. Bir yerde İsa Mesih'in dünya üzerindeki temsilcisi."
 
'O güzellikler bitti'
 
Bunun ötesinde Papa'nın Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşmesinin, bundan yaklaşık bin yıl önce yollarını ayıran iki kilisenin yeniden birleşmesi umutlarını yeşerttiğini söylüyor.
"Papa'nın gelmesi bizim için hem Hristiyanların birleşmesi umudu hem de Müslümanlarla kardeşliğin pekiştirilmesi anlamına geliyor" diyor.
Ortodoks Süryani olan eşiyle aynı tarihlerde Paskalya bayramı kutlayamadığını anlatıyor gülümseyerek. Kiliselerin birleşmesi gerektiğini söylüyor.
 
Azınlıkların durumuyla ilgili sorum üzerine ise geçmişi hatırlıyor. 6-7 Eylül olayları sırasında küçük olduğunu ama annesinin kaygılarını anımsadığını söylüyor.
Peki sonrası? Basatemir, "Biz Pangaltı'da yaşarken Müslüman komşularımız da vardı. Bayramlar paylaşılırdı. Türkiye'de çok güzel insanlar vardı. Ama maalesef kötü niyetli insanlar da vardı. Kötülükler yaptılar ve o güzellikler bitti. O zamandan bu yana Türkiye'nin nüfusu farklılaştı" diyor.
Yine de son 10-15 sene içerisinde eslkiden duydukları kaygılardan artık uzaklaştıklarını söylüyor.
 
Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ ise, Papa'nın tevazusunu ve yoksullarla nasıl kader birliği ettiğini anlatıyor bana: "Papa olmasından sonra ilk verdiği mesajda, bize, yüksek mertebedeki din önderlerine dedi ki, 'şatolarınızdan inin, halkın arasına karışın.' Bu çok önemlidir. Papa olduğu halde kurşun geçirmez arabaları bırakıp, 22 yıllık bir arabayla gidip geliyor."
 
Kiralık kiliseler
 

Bundan önceki bütün Papa ziyaretlerini bir çırpıda sayıyor. Her birini sadece yıllarıyla değil gün ve aylarıyla birlikte hatırlıyor. Temmuz 1967'de Papa IV. Paul'un gelişinde 28 yaşında 4 yıllık bir ruhani imiş.
O günkü haliyle bugünkünü kıyaslıyor: "O gün Papa'nın gelişinde, acaba ben Papa'nın elini nasıl öpebilirim diye düşünüyordum. Gençlik, belki haklıydım. Şimdi diyorum, Papa da bir insan, aynı benim gibi. Ama onun ağzından çıkan 1,5 milyar insanı bağlıyor"
Kimse pek siyasetten konuşmak istemiyor. Geçmişteki sorunlar az konuşuluyor, şimdiki sıkıntılar ise belki daha az. Ama azınlıklara ait mülklerle ilgili sorunlar devam ediyor.
Zeki Basatemir İstanbul'da "kiralık kiliselerde idare ettik" diyor. Peki buluştuğumuz kilise bile mi kiralık?
 
Basatemir, "Bizim mülkümüz olan hiçbir kilise yok. Burası dahil. Biz Türkiye'ye geldiğimizde Diyarbakır'da Midyat'ta kiliselerimiz vardı. Buraya geldiğimizde Ermenilerin, Latin Katoliklerin kiliseleri vardı.
Kilise inşasına da izin verilmediği için gelen Süryani cemaati Latin Katoliklerin kiliselerini aldı" diyor.
 
Peki Papa Francis'in gelişi beraberinde neler getirecek? Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyesi ve azınlıklarla ilgili kitapları bulunan Prof. Dr. Elçin Macar yanıtlıyor: "Diğer gayrimüslim cemaatler gibi Katoliklerin de sorunları var. AK Parti döneminde kısmen çözüldü, çözülmeye çalışılıyor. Ama bir kısmı aynen duruyor. Dolayısıyla onların sorunlarının siyaset düzleminde görüşüleceğinin, en üst düzeyde dile getirileceğinin göstergesi" diyor.
Bunun yanında Papa'nın buradaki cemaate, "Vatikan'ın ilgilerinin üzerlerinde" olduğunu göstermek istediğini belirtiyor.

Papa'nın Ortadoks Fener Rum Patrikhanesi'nin sorunlarını da üst düzey görüşmelerde dile getirilebileceğini belirtiyor. "Bu da Batı dünyasının dikkatini bir kere daha bu sorunlara çekecektir" değerlendirmesinde bulunuyor.
Çoğunluğun Müslüman olduğu Türkiye'de, hangi mezhepten olursa olsun Hıristiyanların ve sorunlarının görünür olması günlük hayatta imkansız gibi.
 
 
Papa'nın ziyareti hem Türkiye'nin Hıristiyanlarına hem onların sorunlarına dikkat çekebilir mi? Bunu ziyaretin yakın veya uzun vadeli sonuçları gösterecek.
 
Kaynak: BBC Türkçe



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.