Ortak yaşama arzumuzu kaybediyoruz

DİSİAD’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ile çok sayıda iş insanı katıldı.

KONDA Araştırma Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır, sadece Türkiye’de değil, dünyada krizi yaşandığını söyledi. Dünyada var olan krizi ‘insanlığın krizi’ olarak formüle eden Ağırdır, “Son 5 yıldır dünyaya bakın, İsrail’den başlayın, İngiltere’deki Avrupa Birliği'nden çıkma oylaması, ABD’deki seçimlere kadar. Bütün dünyada bir şeyler oluyor. Küresel göç diye bir mesele var. İnsanlık bu problemle nasıl baş edeceğini bilmiyor. İklim değişikliği ve küresel diğer sorunlarda var. Dünya’da problemler yığını var” dedi.

İnsanlığın oluşturduğu devletlerin, herkesi kapsayacak bir hukuk sitemini üretemediğini belirten Ağırdır, “İnsanlık üretemedi, sadece Türkiye değil. Bugün mağazalara gidiyorsunuz, koşulsuz müşteri memnuniyeti yazıyor. Ama henüz ‘koşulsuz vatandaş memnuniyeti’ diyen bir devlet görmedim. Henüz vizyonumuz, misyonuz şu, hukuk ve kalitemiz budur yazan devlet dairesi yok. Dünyada da yok. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçerken, çağ değiştirirken, o çağın gerektirdiği hukuku, siyasal sistemleri ve devlet nizamı üretilemediği için bu krizin içindeyiz” diye konuştu.

ULUS DEVLET SİSTEMİNE DÖNÜŞ VAR

Dünyada var olan krizden kaynaklı olarak, müthiş bir adaletsizliğin olduğunu ifade eden Ağırdır, “Hem her ülkenin kendi içinde, hem de ülkeler arasında müthiş bir adaletsizlik var. İnsanlık bu yeni problemlerle baş edemediği için, 1980 öncesi bildiğimiz eski ulus devletlere geri dönülüyor. Son derece popülist, son derece şoven, yer yer dinci söylemler yükseldi. Bütün ülkelerde yeniden daha radikal hareketlerin yükseldiğini görüyoruz. Ben buna ara dönem diyorum. Ara, çünkü sürdürülemez. Çünkü bu günkü yaşadığımız hayata aykırı bir yöntem. 80’lerden önce insanları denetleyebilirdiniz, ama bu gün imkansız. Bu gün Türkiye’de 56 milyon yetişkin içerisinde, cep telefonu olmayanların sayısı yüzde 10-15…  Bu insanların cep telefonlarından istedikleri bilgiye ulaşma imkanını denetlemek, hangi bilgiye ulaşabileceklerini denetleme çabası beyhude bir çabadır. Bizimkinde de, dünyada da denen şey sürdürülemez bir şey” dedi.

Türkiye demokrasi krizi yaşıyor. Demokrasi meselesini halletmeden refahı yükseltmek mümkün değil. Sanayileşmede, fikir özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, siyasi özgürlüklerin olmadığı, demokrasinin eksik olduğu bir ortamda doğru tasarımı yapmamızın imkanı var mıdır? Teröre destek diyerek her ayrılığı, her farklı düşüneni, farklı çizeni, farklı yazanı hapse atmaya kalkarsak sanayiyi geliştirebilir miyiz? Benim kanaatim olamayacak. Fikir özgürlüğüne sadece siyasetçinin değil, sanayicinin de ihtiyacı var. Dolayısı ile Türkiye orta gelir düzeyinden çıkması için demokrasi krizini aşmak zorunda.

ORTAK YAŞAMA İRADESİ ORTADAN KAYBOLUYOR

Ülkede yaşanan sorunlarından kaynaklı toplumun kutuplaştığını ifade eden Ağırdır, bu düşüncesini son yaptıkları bir kamuoyu araştırmasına dayandırdı: “Hemen hemen her ay çalışma yapıyoruz. Her ay en az 10 bin eve gidiyoruz. En son 7 binden fazla eve gittik. Elde ettiğimiz verilere göre, gitgide ortak yaşama dair iradeyi kaybediyoruz. Ortak yaşama arzumuzu kaybediyoruz. Ortak geleceğe olan inancımızı kaybediyoruz. Mesele iktidar partisinin gitmesi gitmemesi meselesi değil. Mesel ortak geleceğe olan inancımızı yeniden tazelemek, yeniden biz duygusuna kavuşma meselesi. Ne yazık ki bu gün ki siyasi ortamda bunun çok uzağında olduğumuz açık” dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.