Oktay Vural: AKP'nin toplumun vicdanını temsil edemeyeceği açıkça görülmüştür

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Genel Kurulu'nda alınan dört eski bakanın Yüce Divan'a gönderilmemesi kararını değerlendirdi.

Vural, dört eski bakan hakkında TBMM Genel Kurulu'nda dün yapılan Yüce Divan oylamasında "ret" oylarının 276'nın altında kalmasının, yolsuzluk ve rüşvet olduğunun tescillendiği, hükümetin çoğunluğunu kaybettiği ve güvenoyu alamadığı anlamına geldiğini savundu.

AK Parti hükümetinin fiilen düştüğünü öne süren Vural, "Artık hükümette topal ördek Ahmet vardır" diye konuştu. AK Parti milletvekillerinin, AK Parti'nin siyasetini mahkum ettiğini söyleyen Vural, "AKP'nin bu saatten sonra toplumun vicdanını temsil edemeyeceği açıkça görülmüştür" dedi.

Vural, 17-25 Aralık'a "dublaj, montaj darbe, kumpas" diyenlerin dün sırra kadem bastığını, "Kol keserim" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun soluğu Davos'ta aldığını, Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü'nün raporunu savunamadığını, dört eski bakanın milletin kürsüsüne bile çıkamadığını ifade etti. 
AK Parti'nin firesine değinen Vural, iktidar milletvekillerinin de "Burada rüşvet var, yolsuzluk var" dediğini söyledi. Vural, "Artık TBMM'de bulunan bu cüzi irade, milletin değerlerini ve hukukunu temsil etmekten uzaktır. Son Bakanlar Kurulu'nda saray baskısı olmasaydı, bire bir markaj olmasaydı AKP'den daha fazla ret çıkacağı muhakkaktı" diye konuştu.

AK Parti içinde Yüce Divan'a gönderme önergesine "evet" oyu verenleri kutlayan Vural, bunun parti değil, vicdan meselesi olduğunu söyledi. Vural, şöyle devam etti:

"Bu zihniyete göre haram paracılara karşı çıkanlar hain, darbeci ya da tuzluk ilan edilmektedir. Kendi insanlarını hain olarak gören şizofrenik siyasetle karşı karşıyayız. Ayakkabı kutularını, para kasalarını gören gözler, duyan kulaklar vardır. Yakında aynaya bakacaklar 'hain sensin' diye kendilerini gösterecekler. Bir akrep nasıl kendini sokup zehirliyorsa, rüşvet ve yolsuzlukta boğulan AKP de kendi kendini bitirmektedir.

Ayetle alay eden bu zihniyete karşı Yüce Divan'a göndermeme kararı verenler, milletin vicdani ve ahlaki değerlerini savunmaktan aciz olduklarını da ortaya koymuşlardır. 'Muhafazakarım' diyen insan, Bakara suresiyle 'makara' diye alay eden milletvekiline Yüce Divan yolunu göstermemekle, bu siyasi zihniyetin muhafazakar değerlerden nasıl uzak olduğunu tescillemiştir
."

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Muhalefet blok olarak oy vermişse ya grup kararı vardır ya baskı" sözlerine cevap veren Vural, "Bizde grup kararı da yok, baskı da yok. Ne baskısı olacak? 'Ayakkabı kutularını, kasaları, milyon dolarları görmeyin' mi diyecekler? 22 Aralık'ta komisyonda yapılacak oylama sırasında telefonla arayıp baskı kuranlar kimlerdi? Komisyon üyelerini saraya çağırarak, ikna odalarına alanlar kimlerdi?" diye sordu.

Oktay Vural, "Yüce Divan oylamasında "evet" oyu kullanılması iradesini "darbe" olarak niteleyen zihniyetin vicdanla, hukukla ve milletle irtibatının kesildiğini ifade ederek, "Referandumda 'hayır' oyu veririz, 'darbeci bunlar'. Burada 'rüşvet ve yolsuzluk takip edilsin' deriz, 'darbeci bunlar'. Evet, biz rüşvet ve yolsuzluk çetesine darbe vurmaya kararlıyız. Milleti sülük gibi emen bu zihniyetin tepesine milletin iradesiyle bineceğiz" dedi.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Vural, Başbakan Davutoğlu'nun AKP'deki firenin gruba baskı yapılmamasından kaynaklandığını söylediğinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

"15'er kişilik gruplar halinde ikna odalarına alanlar onlar değil mi? Ne derse desin, komisyon raporu güvenoyu almamıştır, AKP'ye yakın 50'ye yakın milletvekili bunun rüşvet ve yolsuzluk olduğu yönünde oy kullanmıştır. Artık Davutoğlu'nun kendi kolunu kesmekten başka alternatifi kalmadı. Kolsuz Başbakan olarak 7 Haziran'a kadar Başbakanlık görevini usulen yerine getirecektir."

Vural, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin, Egemen Bağış hakkındaki oylamadaki 255 'ret' oyunun, oylamaya katılanların salt çoğunluğu olmadığı, bu nedenle oylamanın geçersiz olduğu iddiasının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Oktay Vural, bu tartışmanın 1 Mart tezkeresinin oylanmasında da yaşandığını anımsatarak, Bağış'a verilen oyların katılanların salt çoğunluğunun altında kaldığı için askıda olduğunu düşündüğünü belirtti.

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve eski AB Bakanı Egemen Bağış'ın dün Genel Kurul'da konuşmaması, Erdoğan Bayraktar'ın "Konuşmak istiyorum ama yakın çevrem konuşmamı istemiyor" sözlerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de "Milletvekili milletin kürsüsünden kaçıyorsa, demek ki bu iddialara söyleyecek hiçbir şeyi yok" dedi.

Eski bakanların konuşmamasının Meclis'e hakaret olduğunu savunan Vural, "Türk milletinin huzuruna çıkmaktan utanmışlardır. Bu bile aslında bir mahkumiyettir. Bu, 'benim sözüm yok' diyenlerin vicdanı olmayan parmaklara teslimiyetidir" diye konuştu.

Vural, 22 Ocak'ta 4 ilde elektrik kesintileri yapılacağının ifade edilmesi üzerine, "Herhalde seçime hazırlık yapıyorlar, kedileri alıştırıyorlar. Seçim tatbikatıyla ilgili olduğunu düşünüyorum" ifadesini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.