O polis şefi de Fethullah Gülen gibi konuştu!

22 Temmuz Operasyonu kapsamında tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilip serbest bırakılan ve aralarında Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit'in de bulunduğu 6 polis adliye önünde açıklama yaptı.

Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit, adliye çıkışındaki ilk açıklamasında "Biz ve ailelerimizin, belki de çoğumuzun 4-5 seçimdir oy verdiğimiz partiye darbe yapmışsak, Allah bizim belamızı versin. Ama yapmamışsak ve halkımıza cunta olarak, darbeci olarak tanıtılıyorsak, bize bu iftiraları atanların Allah belasını versin" ifadelerini kullandı. Emniyet amirinin bu açıklamaları Fethullah Gülen’in 17 Aralık sonrası yaptığı mübahaleyi akıllara getirdi.

"YALAN FIRTINALARI, İFTİRA BORANLARI"

Mahkemedeki sorgusunun ardından serbest kaldıktan sonra Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde kendilerini bekleyen kalabalık polis ailelerinin yanında açıklama yapan Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit, "Ağabeylerimle, müdürlerimle gözaltına alınan polislerden biriyim. Bugün serbest kaldık. Yalan fırtınalarının, iftira boranlarının estiği bu dönemde gerçeği birazcık dillendirmenin, hak ve hakikat aşığı, bizi seven dertli, ince, nahif gönüllere bir nebze olsun su serptiğini bildiğimiz için, bugün bu konuşmayı yapıyorum" diyerek sözlerine başladı.

"KURTULDUK DEDİKLERİ YERDE ELLERİMİZLE YAKALARINDAN TUTACAĞIZ"

Yiğit, "Öncelikle bütün Türkiye şahit olsun; bizi çok üzen, yaralayan bir konu bu. Şöyle bir andımız var; eğer Allah katında rüşvet, yolsuzluk, irtikap, usulsüzlük, hırsızlık değilse, bu bize yapılanlar zulüm değilse, biz hakkımızı bize bunları yapanlara helal ediyoruz. Analarının ak sütü gibi helal olsun. Ancak Rabbimiz de 'Evet bu yapılanlar hırsızlıkları örtmek için size yapılan bir zulümdür' derse, and olsun, Sırat'ta vallahi billahi bize bunları yapanları tam geçip 'Kurtulduk' dedikleri yerde bu ellerimizle yakalarından tutacağız" dedi. Yiğit'in bu sözlerine, yakınları, “İnşallah" diyerek destek verdi ve alkışladı. Bu sırada bazı ailelerin ağladığı görüldü.

"ONLARI ÖYLE SARSACAĞIZ Kİ..."

Kadri Cemil Yiğit, "Onları öyle sarsacağız ki, 'Keşke biz dünyada bir zalimin kuyruğuna takılıp gidenlerden olmasaydık' diyecekler" diyen Emniyet Amiri Yiğit, "Bizim en ağrımıza gidenler, en çok damarımıza dokunan hadiselerden bir tanesi bize 'İsrail ajanı' denilmesi. Selam ve Tevhid dosyası kamuoyu ile paylaşılsın, kimin İsrail, kimin İran ajanı olduğu ortaya çıksın. Eğer biz İsrail ajanıysak, Allah bizim belamızı versin. Ama eğer siz ajansanız, Allah sizin belanızı versin. Allah'a ve ahiret gününe inanan herkes burada amin desin" dedi ve aileler hep bir ağızdan "Amin" dedi.

"BİZ BU ÜLKEYİ EMANET ALDIK"

Yiğit, "Bizim babalarımıza sorun. Onlar dilleri sürçmeden, şaşırmadan şunu diyecekler: 'Biz çocuklarımızın boğazından haram lokma geçirmedik'. Biz yediğimiz helal lokmaların hakkını vermek için, kimimiz daha çocuk yaşında polis kolejine, kimimiz ilkgençliğinde polis akademisine, bu memlekete kefenimizle değil, kefensiz kurban olmak için girdik. Biz bu ülkeyi tek parça olarak ve üzerinde sadece ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı bir ülke olarak emanet aldık. Kimsenin farklı emellerine bu emaneti alet etmeyeceğiz. Ve çocuklarımıza da yine tek parça olarak üzerinde ay yıldızımızın dalgalandığı bir ülke olarak teslim edeceğiz" diye konuştu.

"OY VERDİĞİMİZ PARTİYE DARBE YAPMIŞSAK ALLAH BELAMIZI VERSİN"

Operasyon hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kadri Cemil Yiğit, şöyle devam etti:

"Yapılan bu operasyonlar Türkiye'de vesayete, darbecilere, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele vermiş emniyet teşkilatımızdaki müdürlerimizi, arkadaşlarımızı zor durumda bırakmak, itibarsızlaştırmak için yapılmış bir operasyondur. Tasfiye edilen biz, memuruz, bürokratız. Yani iki dudağınızın ucunda bizleri tasfiye ediyorsunuz ama, arkasından bizleri yok etmeye çalışıyorsunuz. Çünkü bizden bu kadar korkuyorsunuz. Bu ülkede darbecilere operasyon yapan insanlar, şimdi yaşadığımız süreçte gördük ki, bunu sadece arkalarında bu millet varken yapmışlar. Meğer başkaları yokmuş bizim arkadaşlarımızın arkalarında. Darbecilere operasyon yapan müdürlerimiz, amirlerimiz bugün darbeci oldu, cunta olarak anılıyorlar. Biz ve ailelerimizin, belki de çoğumuzun 4-5 seçimdir oy verdiğimiz partiye darbe yapmışsak, Allah bizim belamızı versin. Ama yapmamışsak ve halkımıza cunta olarak, darbeci olarak tanıtılıyorsak, bize bu iftiraları atanların Allah belasını versin. Şu an arkamda ve nezarethanelerde elleri kelepçeli tutulan; ülkenin adalete, hukuka saygılı, korkusuz, cesur, menfaat gözetmeyen ve sadece vatanseverlikle bir takım davalara sahip çıkan polisimizin, müdürlerimizin olduğu yer, o nezarethanelerdir. O cezaevi bugün halkımızın polisine sahip çıkma günüdür" diye konuştu.

AİLELERDEN DESTEK

Mahkemece serbest bırakılan Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit'in konuşması sık sık alkışlarla kesildi. "Şükürler olsun ki hırsız annesi değilim", "Allaha şükür evimizden kutular çıkmadı", "Kula kul olmadıkları için içerideler" şeklinde pankartlar dikkat çekerken, "Hırsızlar Meclis'e" ve "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganları atıldı.

FETHULLAH GÜLEN 17 ARALIK SONRASI NE DEMİŞTİ

Fethullah Gülen 17 Aralık sonrası yaptığı açıklamada, Cemaat polislerine yöneltilen iddialarla ilgili "(...)dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur’an’ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha’ya aykırıysa, İslam’ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, günümüz demokratik telakkilere aykırıysa.. Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin.'' demişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.