Murat Sancak Saldırısı Neden Aydınlatılmıyor?

 Tayyip Erdoğan'a olan aşkı sebebiyle Şems Ethem olarak anılan Ethem Sancak'ın kardeşi,Star Medya Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancak'ın aracının kurşunlanmasının üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen olay hala aydınlatılamadı.

Saldırganlar araçlarıyla, Murat Sancak, şoförü ve korumasının olduğu araca gündüz vakti, İstanbul'un en merkezi yerlerinden birinde arkadan çarpmış, Sancak'ın şoförünün aracı kenara çektmesiyle saldırıya geçmşti.  2 maskeli saldırgan araçlarından inmeden, Murat Sancak'ın aracına 21 kurşun sıktıktan sonra olay yerinden kaçmıştı.
Olay yerinde yüzlerce kamera olmasına rağmen saldırı ile ilgili henüz hiçbir bulguya ulaşılamadı.Ya da ulaşılmak istenmedi.
Zira saldırının olduğu günlerde sosyal medyada, Murat Sancak'ın medya faaliyetlerinden ötürü değil, bazı ticari anlaşmazlıklar yüzünden hedef alındığı iddiaları dolaşmıştı.

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a yapılan saldırının ardından yeniden gündeme gelen Murat Sancak saldırısına, Hürriyet Gazetesi yazarları Akif Beki ve Ertuğrul Özkök de köşelerinde yer verdi.İki yazarında saldırının kasten aydınlatılmadığı imasında bulunması kafaları iyice karıştırdı.

Akif Beki'nin Yazısı:

AHMET Hakan’a saldıran 4 kişi akşamdan sabaha yakalandı, Murat Sancak’a kurşun atan 2 kişidense hâlâ ses seda yok. O saldırı da basın özgürlüğünü hedef alıyordu, o da medyayı susturmaya dönüktü. Üstelik bir terör eylemiydi. Üzerinden de 6 hafta geçti…
Fakat Murat Sancak’ın medya grubu lal kesilmiş gibi. Çığırtkanlıkta çığır açanların ağzını bıçak açmıyor bu konuda.

İşi ağırdan alan emniyetin başına gök kubbeyi yıkmıyorlar, failleri enseleyip adalete teslim etmeyenlerin yakasına yapışmıyorlar.
‘O teröristler buraya gelecek’ diye kıyametler koparıyor olmaları gerekmez miydi?
2 televizyon ve 3 gazeteleriyle dünyayı valiye, savcıya dar etmiş olmalı değiller miydi?

Onların bu suskunluğunu yadırgamıyorsun, neden diye sormuyorsun da bizim Hürriyet’te yeri göğü inletmemize mi takıyorsun Waldo!

** *

Camı çerçevesi aşağı indirildi diye Hürriyet’in ortalığı ayağa kaldırmasına tepki gösteriyorsun.
‘Camı çerçevesi amma da kıymetliymiş’ diye bir gazeteye taşlı-sopalı saldırıyı küçümsüyorsun, basitleştiriyorsun, normalleştiriyorsun, kanıksatmaya çalışıyorsun…
‘Olur böyle vakalar, alışın’ demeye getiriyorsun…
‘Bak Star medyanın patronuna 21 kurşun sıktılar, gıkımız çıkıyor mu, senin gibi vaveyla koparıyor muyuz, sen de böyle akıllı uslu ol’ diye bir de kendini örnek gösteriyorsun…
Sen de ortalığı velveleye vereceğine, Hürriyet’i velvelecilikle suçluyorsun.
Sen de en azından kendi can güvenliğin, basın özgürlüğün için sesini yükselteceğine, Hürriyet’in sesini bastırmaya uğraşıyorsun.
Sen de gürültü çıkaracağına, Hürriyet’in çıkardığı gürültüden rahatsız oluyorsun.
‘Ahmet Hakan’a saldıranlar anında bulunuyor da Murat Sancak’a saldıranlar 6 haftadır neden bulunamıyor, Ahmet Hakan’ınki can da Murat Sancak’ın canı can değil mi’ diyeceğine… ‘Biz ses etmiyoruz, sen de tantana yapma, sızlanmayı kes’ diyorsun.

Biraz garip değil mi senin bu durumun Waldo! ** *

İki gözüm Waldo! Başkası niye baskıya, şiddete karşı çıkıyor diye yaygarayı basacağına sen de yap, sen de özgürlüğüne sahip çık, sen de maruz kaldığın baskı ve şiddete boyun eğme…
Fakat yeri yerinden oynatmıyorsun, neden Waldo!
Seni tutan ne, hani nerede Star Medya Grup Başkanı Murat Sancak’ın canına kasteden o azılı teröristler? Hani öldürmek kastıyla tetiği çeken gözü dönmüş o suikastçılar? Haftalar oldu neden yakalanamıyorlar? Bir güne bir gün sormaz mı emniyete insan Waldo?

** *

Saldırı tekrar ediyor, kamyonla adam indiriliyor Hürriyet’in önüne. ‘Büyütmeyin, abartmayın, camınız şehitlerin canından daha mı tatlı’ diyorsun…
Ahmet Hakan’ı evinin önünde kıstırıp gözdağı veriyorlar. Vücudunda kırıklar var. ‘Ne olmuş yani, altı üstü biraz hırpalamışlar’ diyorsun…

Planlı, örgütlü bir saldırıyı sıradan bir sokak kavgasına, trafikteki itiş kakışa, mahalle hır gürüne indirgeyeceksin utanmasan…
‘Sen de hiç dayak yememiş gibi kaşınmasaydın, köteği hak ettin arkadaş’ demediğin kalıyor bir…
Fakat… Siirt’ten 8 şehit cenazesinin kalktığı gün, burnu bile kanamadan alçak bir saldırı atlatıyor Siirtli medya patronu.

Şehitlerin fedakârlığıyla birlikte andığını unutuyorsun ondaki vatan, millet, istiklal aşkını. Canını feda etmişlerle onun canını feda etmeye hazır oluşundaki kahramanlığı birlikte andığını unutuyorsun. Feryadının ta arşa yükseldiğini unutuyorsun…
O gün çok haklı olarak ‘Susmayacağız, susturamayacaksınız’ diye haykırıyorsun, avazın çıktığı kadar bağırıyorsun. Peki arkasını neden getirmiyorsun Waldo!

** *

Aramızın açık olduğunu, dil ve üslubunu çoğu zaman tasvip etmediğimi, karşılıklı epey de atışmışlığımız bulunduğunu sağır sultan bile duyduğu halde bak ben Ahmet Hakan’a saldırıldığında susmuyorum. Soruyorum, ‘Hani bu melun saldırının azmettiricileri’ diye. Hani nerede hedefe koyan, kışkırtan, tehditler savuranlar? Onların ifadesini almayacak mı bir savcı? Kim saldırttı denmeyecek mi?…

Bak ben Murat Sancak’a saldırının akıbetini de soruyorum. Sen neden sormuyorsun, sorgulamıyorsun. İsmet Özel’in kulakları çınlasın, sen neden burada değilsin yahu Waldo! İki gözüm! Neden?

Ertuğrul Özkök'ün Yazısı:

BEN Ethem Sancak’ın yerine olsam…

Gazetelerinin genel yayın yönetmenlerinden biri, köşe yazarı olsam…
Ve şu manzarayı görsem…
Avazım çıktığı kadar haykırırdım…
“Eyy İçişleri Bakanı, ey Emniyet Genel Müdürü…
Ahmet Hakan’a saldıranları 6 saatte buldun da kardeşime 18 kurşun atan adamları niye 6 haftadır bulamıyorsun…”
Derdim ki:
“Benim kardeşim de evinin önünde saldırıya uğramış Ahmet Hakan da…
Onunkini 6 saatte buluyorsun, benimkinin üzerinden 6 hafta geçmiş ne ses var ne seda…”
Öyle ya…
Şehrin göbeğinde 18 kurşun atılıyor…
Yer gök kamera dolu…
Nedir bu Allah aşkına…
Polisin beceriksizliği mi…
Yoksa Hürriyet’e kıyak mı çekiliyor…
Şaşkınım…
Zannettim ki, Ahmet Hakan’a saldıranlar daha o gece yakalandığında, Ethem Sancak’ın gazeteleri manşetlerinden bas bas bağıracak…
Çıt yok…
Onlardan çıt yok, ama dün baktım Aydın Doğan onlar için de haykırıyor.
“Bulun kimse o saldırganları. Eğer medyaya saldırıysa alalım bayrakları hep birlikte yürüyelim…”
Daha nasıl bir destek olur ki…
Ben de bağırıyorum.
Bulun bu şehir eşkıyalarını hep birlikte yapışalım yakalarına…
Ve bilin ki, siz takip etmeseniz de biz bu olayın aydınlanması talebimizi haykırmaya devam edeceğiz.
Yeter ki, medyanın da Emniyet’in de üzerinde şaibe kalmasın.

GAZETE2023
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.