MİT TIR'larını Durduran Savcı'ya Ölüm Tehdidi

 Hasnain Kazim imzalı söyleşide yer verilen ifadelerden dikkat çeken bazı satırlar:

"TIR OLAYINDAN BERİ ÖLÜM TEHDİDİ ALIYOR"

O günden beri ölüm tehditi alıyor. İnternet forumlarında ve Twitter üzerinden hükümet yanlıları ona ölüm diliyor. Hükümet yanlısı medya onu devlet düşmanı olarak tanımlıyor ve ona 'hain' diyorlar. Takcı gizli bir yerde yaşıyor. ''Güvendiğim yerden neredeyse hiç cıkmıyorum!'' diyor.

Takcı sadık bir memur, mesleği boyunca medya ile ilişkisini uzak tuttu. Ancak kendisine haksızlık yapıldığını düsündügü icin artık konuşmak istiyor. 

Her şey 1 ocak 2014'te başladı. ''O gün jandarmadan silah yüklü bir kamyona dair haber aldım'', diye anlatıyor Takcı. O zaman Adana da anti-terör araştırmacısıydı. Takcı, Türkiye'nin buna dur diyeceğini düşünmüş. 'Benzer şeyler daha öncede sık sık olmuştu'. mesela mayıs 2013 Reyhanlı olayı... Arama emrini kendisi imzalamıştı. Ancak daha polis yükü araştıramadan istihbarat ekibi olay yerine gelip kontrolü sağlamıştı.

3 hafta sonra yine jandarmadan bir telefon geldi. Buna göre 3 silah dolusu kamyon yolda idi. ''Ve yine istihbarat ekibinin bir şekilde haberi olmuştu'' diyor Takcı. 'Bunu ancak her şeyi cok iyi bilen biri olabilirdi. Çünkü detaylı bilgileri açığa vurmuştu ve hatta plakalarını dahi bildirmişti. '

Bu kez de Takcı bir arama emri vermişti. Konvoy istihbarat elemanları tarafından bir araba ile takip ediliyordu.

"TIR'LARDA NE VARDI?"

- Peki ne vardı kamyonlarda, bay Takcı?  

Takcı gülüyor. ''Benim için bir disiplin cezası yürürlükte, devletin gizli kalması gereken bilgilerini başakalarına verdim diye... Eğer şansım yoksa bir de soruşturma açılacak. Bu nedenle bu konuda bişi söylemek istemiyorum.''

Söylemek zorunda değil zaten. Bir muhalefet politikacısı Suriye'deki El Kaide için kamyonlarda silah, roket ve cephanenin taşındığını doğruladı. Başka da bilgi yok. Çünkü hükumet bu konuda medyaya haber yasağı getirdi. İnternette hackerların yayınlamış olduğu gizli belgeler, aşırılara Türkiye'den silah yardımı oldugunu doğruluyor.

- Bu doğru mu? 

''Buna karşı bir iddam yok" diyor Takcı.

Savcı olarak arama emrini vermek zorunda idi. Çünkü yasadışı bir eyleme dair şüphe vardı. 

'Ben yanlıs bir şey yapmadım' dedi Takcı... Takcı kızmıyor, gizli bilgileri vermiyor, aşırıları destekleyen Türk politikasını da değerlendirmiyor. O ümitsizliğe kapılıyor, Çünkü görevini yaptığı halde cezalandırılıyor. 

Takcı bunu Türkiye Cumhuriyeti adına yaptı. Dediğine göre. Ankara onun devlete zarar verdiğinden emin... 

Peki olayın devamında neler yaşandı?

En yüksek makamın müdahalesi ile. Adana Valisi bizzat gidip o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan taşıma emrini vermiş. Bu nedenle TIR'ların devam etmesine izin verildi.

Takcı gitmeliydi. Ocak 2014'te önce Trabzon'a, 6 ay sonra da Zonguldak'a gönderildi. 8 hafta önce ise bir sonraki duyuruya kadar askıya alındı.

'Beni araştırmak yerine, yanlış bir şey yaptığıma dair kanıt aramak yerine beni açığa aldılar ve şimdi araştırılıyor' dedi. 'Yani bir hukuk devletinde olağan olan prosedürü tersine cevirdiler.'

Takcı yüzlerce örneğin içinde bir tanesi... Türkiye'de sürekli olarak savcılar ve hakimler baskı altında tutuluyor. Çünkü hükümet üyelerine karşı soruşturma açıyor, eleştiriyor ya da güçlülerin namına zararlı herhangi bir şey yapıyorlar diye. Neredeyse yolsuzluk soruşturmasına karışmış tüm hukukçular işlerinden oldular. Öyle zor olaylar var ki, savcılar korkudan bakmıyorlar. 

Politikacılara karşı açılan yolsuzluk soruşturmaları çoktan durduruldu. Yöneticiler olayları Gülen hareketinin bir kampanyası olduğuna yorumladı. 

karşıgazete
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.