MİT, Tahşiyecilerle ilgili Emniyet'i 3 kez uyarmış

Emniyet’e gönderilen bilgilerde Tahşiyecilerin, Fethullah Gülen’e yakın bazı isimlere yönelik suikastler düzenleyeceği uyarısı yapıldı.
İşte o raporlar:

1- MİT’in 17.02.2009 tarihli Tahşiye Grubu bilgi notunda şu ifadeler yer aldı.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Tahşiye Grubu içerisinde yer alan haber elemanları üzerinden elde ettikleri bilgiler;

-Tahşiye Grubu saflarına katılmayan müminlerin Allah katında affedilmeyeceklerini ve El-Kaidenin hedefi haline geleceklerini ifade ederek baskı ve zorlama ile taraftar toplamaya çalıştıkları,


-Tahşiye Grubu mensuplarının kendi saflarında yer almayan Nurcu kesim mensuplarına yaptıkları tebliğ çalışmalarında; Tahşiye Grubuna biat etmeyen Nurcuların Allah katında kabul görmeyeceğini ve asla affedilmeyeceklerini ifade ettiklerini, mezkur cemaati Müslümanlara yönelik olarak baskı ve manevi linç girişimi içerisinde bulundukları,

-Mehmet Doğan’ın televizyon kanalarında gösterilen açık oturum ve tartışma programlarının hiçbir şekilde seyredilmemesi gerektiğini, açık oturumlara katılan tarafların insanların kafasını karıştırarak Müslümanlarını dinlerinden uzaklaştırdığını belirtiği,

-Tahşiye Grubunun Muş’taki medresesinin aşçılık görevini yürüten Ramazan D. ile Mehmet Doğan’dan Muş’ta ders almış olan Abdulbaki A.’nın PKK’ya yakın oldukları, Abdulbaki Akkuş’un ailesinden bir bölümünün KONGRA-GEL(PKK)’nın dağ kadrosunda yer aldığı,

-Mehdilik iddiasında bulunan grup mensuplarından Sabri Y.’nin 2009 Ocak ayı itibariyle Mardin’inin Kızıltepe ilçesinin bir köyünde bulunan camide fahri imam olarak görev yaptığı,

-Tahşiye Grubu lideri Mehmet Doğan’ın talimatı ile cemaat mensubu Mustafa K. tarafından, 2004 yılı içerisinde Nurcu liderlere tehdit içerikli bir mektup yazıldığı, Mektupların, Abdülbaki Erol, Molla Burhanettin, Molla Bedri, Abdülkadir Badıllı, Mehmet Kurdoğlu, Mustafa Sungur, Abdullah Yeğin, Fethullah Gülen, Ahmet Aytemir, Muhammet Orakçıoğlu, Hüsnü Bayramoğlu, Seyid Salih, Şıh Nurettin, Molla Sıdık Simit, Mehmet Kırkıncı’nın da aralarında bulunduğu önemli kişilere posta kanalıyla gönderildiği,

-Tahşiye Grubu mensuplarınca isimsiz ve imzasız olarak gönderilen mektuplardan bir tane de hedef saptırmak amacıyla Mehmet Doğan’ın Muş Merkez’de bulunan adresine gönderildiği

-Mehmet Doğan’ın, 2008 Aralık ayı içerisinde güvenilir cemaat mensuplarıyla yaptığı sohbet toplantılarında;
“Müslümanlar arasında çok sayıda münafık bulunduğunu, bunların tespit edilip bertaraf edilmesi gerektiğini savunduğunu ve münafıkların başında da kendileri dışındaki Nurcu grupların geldiğine işaret ettiği,

Mehmet Doğan’ın, propaganda çalışmaları kapsamında Avrupa ve ABD’ye sık sık giden Mustafa Kaplan’ın başını çektiği gazeteci-yazarları kullanarak, kendisi tarafından kaleme alınan dezenformasyon amaçlı belgeleri yayınladığını ve El Kaide üzerinde etkili olmaya çalıştığı,

Mehmet Doğan’ın, ABD’de El Kaide’ye yönelik gerçekleştirilen çalışmaların ardında Fethullah Gülen’in olduğunu ima ettiği ve Fethullah Gülen’i El Kaide’ye hedef gösterdiği,

Tahşiye Grubu mensubu Mehmet S. K.’nın, Aralık 2008 ayı içerisinde cemaat çevresinde yaptığı sohbet içerikli konuşmalarda;
Mehmet Doğan’ın özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Fethullah Gülen Grubu mensuplarına yönelik olarak, KONGRA-GEL (PKK) ve diğer İslami Radikal unsurlar İBDA/C ve Hizbullah’ı kullanabileceği, bölgede meydana gelebilecek olası bir cemaatler çatışmasının başlaması halinde engellenemeyecek hesaplaşmalara girişilmesine sebep olacağını ve güvenlik güçlerinin de söz konusu olayları kontrol altına almakta zorlanabileceği,

Mehmet Doğan’ın güvendiği cemaat mensupları ile yaptığı görüşmelerde; kendilerinin silahlı cihadın ilim kanadını oluşturdukları, bu nedenle de silahlı radikal söylemleri ve harekat tarzı benimsemiş olan El Kaide, İBDA/C ve Hizbullah’ı manevi anlamda destekledikleri,
Tahşiye Grubu ileri gelenleri arasında yer alan ve Cağaloğlu’nda “Tahşiye-Rahle ve Cihangir” yayınevlerinin sahibi olan Mehmet N. T.’nin, Muş’lu Şemdin Sakık ile eskiye dayanan bir arkadaşlığının bulunduğu,

Halihazırda grubun İstanbul’daki faaliyetlerini organize eden iş adamı Mehmet N. T.’nin; Sırrı Sakık’ın babası Sabri Sakık ile Sakık ailesinin Muş/Merkez’de bulunan otelinde birlikte büyüdüğü,

Geçmişte KONRA-GEL (PKK)’lı örgüt mensupları ve uyuşturucu kaçakçıları ile iyi ilişkiler içerisinde yer alan Mehmet N. T.’nin, geçmişte yaşadığı sıkıntılar nedeniyle Sakık ailesi tarafından Mehmet Doğan’a getirildiği,

Tahşiye Grubu içerisinde; çok cesur ve gözü pek bir şahıs olarak tanınan Mehmet N. T.’nin, cemaatin inanışına göre İlya (Kudüs)’yı teslim alacak şahıs olarak gösterildiği,

Öte yandan Tahşiye Grubunun Merter’de bulunan medresesinde ders veren vakıf ağabeylerden Ermeni asıllı Abdülbaki A. ile Mehmet Doğan’ın Muş’taki evinde aşçılık yapan geniş bir aşiret çevresi olan Ramazan D. isimli şahısların da KONGRA-GEL (PKK) ile irtibatlı olabileceklerini, söz konusu şahısların konuşma, tavır ve hareketlerinden kuşkulandığı,

Mehmet Doğan’ın kendisini aleni Mehdi olarak ilan edip bütün dikkatleri üzerine çekmek istemediğini, bu nedenle yakın çevresine telkinlerde bulunduğunu, Mehmet Doğan’ın kendisini gizliden gizliye Mehdi olarak ilan ettiğini ve bunu yakın çevresinde güvendiği adamalara söylediği,

Konuşmalarında; önümüzdeki beş ay içerisinde önemli gelişmeler olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ifade eden Mehmet Doğan’ın, yurtdışına çıkma olasılığının kuvvetle muhtemel olduğu, yurtdışına çıkma durumunda ise Almanya ya da Suudi Arabistan’a gidebileceği, Doğan’ın Almanya’ya gitmeyi düşünmesinin altında, en güvendiği adamı olan gazeteci Mustafa K.’nin Almanya’da geniş ve kuvvetli bir çevresi bulunmasının etkili olduğu,

Tahşiye Grubunun İstanbul-Bebek-Baltalimanı’nda bir medresesinin bulunduğu, medresenin Karadenizlilerden oluşan geniş bir cemaatinin olduğu, eylemci ve radikal bir yapıya sahip olan grubun Mehmet Doğan tarafından “Balta Grubu” olarak adlandırıldığı,
Tespit edildi.

2-MİT’in 17.04.2009 tarihli Tahşiye notu:

MİT’in gönderdiği bir diğer bilgi notunda ise şu ifadelere yer verildi:

Halen ABD'de mukim Fethullah Gülen tarafından, Nisan 2009 ayı içerisinde, Tahşiye Grubu hakkında yapılan açıklamaların, anılan kesim mensuplarınca tepkiyle karşılandığı,


Mehmet Doğan ile grubun önde gelenleri, mezkûr açıklamalar üzerine, güvenilir üst düzey mensuplarına yaptıkları açıklamalarda;
Belli bir süre sessiz kalınmasının ardından, kendilerine muhalif olan Fethullah Gülen'in en güvendiği şahısların ortadan kaldırılacağı,
Fethullah Gülen ile iyi ilişkiler içerisinde olan Abdullah Yeğin'in de Nur Camiiasında sözüne itibar edilir bir şahıs olması nedeniyle, kendileri açısından tehdit olduğu,

Yine aşiret gücü olan Abdulkadir B.'nin da bölgedeki etkinliğini Fethullah Gülen Grubu mensupları lehine kullanması nedeniyle cezalandırılacağı,

Fethullah Gülen'in son yaptığı açıklama ile El Kaide'ye yönelik bir faaliyet içerisinde olduğunu ima ettiği, bu durumun El Kaide'nin de dikkatini çekeceğini ve El Kaide tarafından anılana yönelik bir eylem yapılabileceği,

3-MİT’in 30.04.2009 tarihli Tahşiye notu:

Mehmet Doğan tarafından, Nisan 2009 ayı içerisinde, Muş’taki medresenin aşçılığı görevine son verilen Ramazan D’nin 26.04.2009 tarihi akşam saatlerinden Tahşiye Grubu mensuplarınca Muş Merkez’de darp edildiği, anılanın dövülmesinin ardından öldüğü sanılarak bir çukura atıldığı,


Ramazan D.’nin, söz konusu çukurda yaklaşık üç saat baygın kalmasının ardından kendi imkânları ile yardım istediği, ailesi tarafından durumunun ağır olması nedeniyle Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı ve burada ameliyatının gerçekleştirilmesine çalışıldığı, Muş Devlet Hastanesi yetkililerince acilen ameliyat olması gereken Ramazan D.’nin ancak üç gün sonra ameliyata alınabileceğinin ifade edildiği,
Söz konusu olayın gerçekleşmesinin ardından Ramazan D’yi, Tahşiye Grubu mensuplarından Şakir K. ile Rıdvan D.’nin ziyaret ettikleri ve Ramazan D. ile yaptıkları görüşmede;

Çok üzgün olduklarını, olayın faillerinin biran önce tespit edilmesi gerektiği,

Mezkur olayın Mehmet Doğan ile Ramazan D. arasında bir sıkıntının olduğu bilen devlet içerisinde nüvelenmiş Ergenekon tarzı bir yapılanma tarafından gerçekleştirildiğini düşündükleri,

Grihat / Özel

 

ABDURRAHMAN DİLİPAL VE NEVZAT ÇİÇEK TAHŞİYECİ LİDERİ İLE AYNI KAREDE

Dilipak aylar önce bir tweet atmış ve "Cemaat Tahşiye hesaplaşmasına hazır mı" demişti. Dün internete düşen bir fotoğrafta da Tahşiyecilerle bağlantı kuran ismin sadece Dilipak olmadığı ona Nevzat Çiçek'in de eşlik ettiği ortaya çıktı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.