MHP\'li Zühal Topçu: Dersane tasarısı eğitime bir darbedir
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Zühal Topçu, yüksek lisansını ve doktorasını eğitim alanında yapmış bir akademisyen. MHP’nin eğitim politikalarının oluşturulmasında önemli bir aktör. Meclis’e sevk edilen “Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nı ve 17 Aralık’tan sonra Türkiye’de yaşananları konuştuk.

RÖPORTAJ: SEDA ŞİMŞEK / BUGÜN GAZETESİ [email protected]

Ders­ha­ne­ler­le il­gi­li dü­zen­le­me Mec­li­s’­e sev­k e­dil­di.

De­ği­şik­li­ğin “tek­li­f” yo­luy­la de­ğil, “ta­sa­rı­” yo­luy­la su­nul­muş ol­ma­sı, ta­sa­rı­nın ar­ka­sın­da bü­tün ba­kan­la­rın ve AKP Hü­kü­me­ti­’nin ol­du­ğu me­sa­jı­nı ve­ri­yor. Öy­ley­se bu ta­sa­rı­nın ya­sa­laş­ma­sı ha­lin­de or­ta­ya çı­ka­cak “hu­ku­ki­”, “si­ya­si­”, “sos­ya­l” ve “vic­da­ni­” so­rum­lu­lu­ğa da sa­de­ce Mil­li Eği­tim Ba­ka­nı de­ğil, Baş­ba­kan dâ­hil tüm ka­bi­ne üye­le­ri or­tak­tır.

TEHLİKELİ OYUNLAR VAR

Ta­sa­rı­yı in­ce­le­ye­bil­di­niz mi?

Ta­bi­i ki mad­de mad­de ma­sa­ya ya­tır­dık. AK­P’­nin ta­sa­rı­sı eği­ti­me ya­pı­lan bir dar­be­dir. 28 Şu­ba­t’­ta İH­L’­le­ri ka­pa­tan zih­ni­yet­ten bir fark­la­rı­nın ol­ma­dı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. Ders­ha­ne­le­rin eği­tim bir­li­ği­ne ay­kı­rı ol­du­ğu ifa­de edi­li­yor, bu­na kar­şın baş­ka bir dil­de de eği­tim öğ­re­tim yap­ma tek­li­fi Mec­li­s’­e ge­ti­ril­di. Bu­ra­da teh­li­ke­li oyun­lar var. Yol­suz­lu­ğu ak­li­leş­tir­me­ye ça­lı­şan ve 11 yıl­da ken­di yan­daş zen­gin sı­nı­fı­nı oluş­tu­ran AKP ik­ti­da­rı­nın der­di Ana­do­lu­’nun ga­rip ço­cuk­la­rı­nın ge­le­ce­ği de­ğil. 11yıl­da mü­ca­hit­ken mü­te­ah­hit olan AK­P’­li sı­nıf şim­di dar ge­lir­li in­san­la­ra, “iş­çi­sin sen iş­çi ka­l” di­yor. Zen­gi­nin ço­cu­ğu yi­ne ko­lej­de oku­ma­ya de­vam ede­cek, fa­ki­rin ço­cu­ğu ise ya açık li­se ve­ya açık öğ­re­ti­me de­vam ede­cek ya da sa­na­yi­de bir us­ta­nın ya­nın­da çı­rak ola­cak. Hü­kü­met bir yan­dan 3 ço­cu­ğu teş­vik edi­yor, biz de nü­fu­sun art­ma­sı­nı des­tek­li­yo­ruz an­cak bir dar ge­lir­li ai­le 3 ço­cu­ğu­nu ay­nı an­da na­sıl ko­le­je gön­de­re­bi­lir? Na­sıl oku­ta­bi­lir?

Özel oku­la dö­nü­şen ku­rum­la­ra gi­de­cek öğ­ren­ci­le­re des­tek sağ­la­na­ca­ğı be­lir­ti­li­yor ta­sa­rı­da.

Ders­ha­ne­den dö­nü­şen okul­la­ra de­vam ede­cek öğ­ren­ci­ler na­sıl be­lir­le­ne­cek? Bü­tün ve­li­ler ço­cuk­la­rı­nı bu okul­la­ra gön­der­me­ye kal­kar­sa ne ya­pa­cak­lar? Özel okul­la­ra gi­den öğ­ren­ci­le­re des­tek ve­ri­le­ce­ği­ni söy­le­yen­ler dev­let okul­la­rın­da­ki kı­rık cam­la­rın far­kın­da de­ğil­ler.

HİÇBİR KRİTER YOK

Ders­ha­ne­le­rin özel oku­la dö­nüş­me­si­ne yö­ne­lik teş­vik­ler su­nu­lu­yor, me­se­la ha­zi­ne ara­zi­sin­den yer ve­ril­me­si ön­gö­rü­lü­yor.


Ül­ke­de sa­tıl­ma­dık top­rak bı­rak­ma­dı­lar ki, bu ik­ti­dar han­gi ara­zi­yi ders­ha­ne­le­re ve­re­cek?

Özel oku­la dö­nüş­me­yen ders­ha­ne­ler için açık li­se al­ter­na­ti­fi su­nu­lu­yor.

Açık öğ­re­tim özel li­se­si ile il­gi­li hiç­bir kri­ter mev­cut de­ğil iken, açık öğ­re­tim özel li­se­si­ne na­sıl dö­nü­şüm sağ­la­na­cak? Etüt mer­kez­le­ri­nin de 12 yaş ve al­tın­da­ki öğ­ren­ci­le­re hiz­met ver­me­si dü­zen­le­ni­yor. Etüt mer­ke­zi­ne 12 yaş ve al­tı­nın de­vam et­ti­ği na­sıl de­net­le­ne­cek? Bu so­ru­la­rın ce­va­bı yok. Eği­tim sis­te­mi­miz­de bü­tün prob­lem­ler çö­zül­dü de sa­de­ce ders­ha­ne­ler prob­le­mi mi kal­dı? Ba­kın, “sos­yal, sa­nat­sal, spor­tif, kül­tü­rel ve mes­le­ki alan­lar­da bil­gi, be­ce­ri, dil ye­te­nek ve de­ne­yim­le­ri­ni ge­liş­ti­re­ce­k” kurs­la­rın ta­nı­mı ya­pı­lı­yor, bun­lar için de öğ­ren­ci­le­re pa­ra­sal des­tek ve­ri­le­cek mi?

Ders­ha­ne­ler­de ça­lı­şan öğ­ret­men­le­rin mağ­dur edil­me­ye­ce­ği ve Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı bün­ye­si­ne söz­lü sı­nav­la alı­na­ca­ğı­na iliş­kin dü­zen­le­me­yi na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Ders­ha­ne öğ­ret­men­le­ri­nin, KPSS şar­tı aran­mak­sı­zın söz­lü sı­na­va ta­bi tu­tul­ma­sı ön­gö­rü­lü­yor ama söz­lü sı­nav­la­rın kri­ter­le­ri ne­ler? İh­ti­yaç alan­la­rı na­sıl be­lir­le­ne­cek? Ne ka­dar öğ­ret­men alı­na­cak? Söz­lü sı­na­vı ge­çe­mez­ler­se açık­ta mı ka­la­cak? AKP ken­di yan­daş­la­rı­nı mı ala­cak? Pe­ki, se­ne­ler­ce ça­lı­şıp si­gor­ta­sı doğ­ru düz­gün yat­ma­yan ve for­mas­yo­nu ol­ma­yan öğ­ret­men­le­rin du­ru­mu ne ola­cak? Hep­sin­den da­ha önem­li­si, 300 bin­den faz­la hâ­lâ umut­la dı­şa­rı­da bek­le­yen, KPSS pu­an­la­rı olan öğ­ret­men aday­la­rı­na ne de­ne­cek? Böy­le çift baş­lı seç­me sis­te­mi, kao­sa se­bep olur.

BAKANA ATAMA YETKİSİ

Ba­ka­na öğ­ret­men ata­ma yet­ki­si ve­ril­me­si­ne da­ir gö­rü­şü­nüz ne­dir?

Ta­sa­rı­nın 22. mad­de­sin­de per­so­nel ata­ma­la­rıy­la il­gi­li iba­re­ler var. Ba­kan, öğ­ret­men ata­ma yet­ki­si sa­hi­bi olur­ken, bu mad­dey­le ga­li­ba ken­di çe­te­si­ni kur­ma ha­zır­lı­ğı için­de. Okul ve ku­rum mü­dür­le­ri­nin va­li ta­ra­fın­dan 4 yıl sü­re ile gö­rev­len­di­ri­le­ce­ği ifa­de­si ge­çi­yor. Şim­di ben so­ru­yo­rum, bu de­ği­şik­lik, Os­lo gö­rüş­me­le­rin­de kay­da ge­çen “Mil­li Eği­tim, şun­lar bun­lar, ba­kan­lık­la­rı kal­dı­rı­yo­ruz, va­li­lik­le­re ve be­le­di­ye­le­re ve­ri­yo­ru­z” sö­zü te­mel alı­na­rak mı ge­ti­ri­li­yor? Os­lo­’dan mı esin­len­di­niz? Özel­lik­le AKP ik­ti­da­rı dö­ne­min­de va­li­le­rin önem­li bir bö­lü­mü­nün “dev­le­tin va­li­si­” vas­fı­nın or­ta­dan kalk­tı­ğı ve ade­ta “AKP il baş­kan­la­rı­nın bü­rok­ra­si­den so­rum­lu yar­dım­cı­sı­” gi­bi ha­re­ket et­ti­ği göz önün­de bu­lun­du­rul­du­ğun­da, bu gö­rev­len­dir­me­le­rin ne öl­çü­de ada­let­siz ola­ca­ğı­nı tah­min et­mek zor de­ğil. Bu sü­reç­te ki­mi­le­ri­nin “pa­şa gön­lü­ne gö­re­” gö­rev­len­di­ri­le­cek olan­la­rın en be­lir­le­yi­ci kıs­tas­la­rı, “Ma­lum-Se­n”­e üye­lik ya­hut “va­li bey­le hem­şe­ri­li­k” ya da “her tür­lü rüş­ve­t” ola­cak­tır.

Km göstergesinin sıfırlanması bir arabayı yeni yapmaz

En çok tar­tı­şı­lan ko­nu­lar­dan bi­ri­si de üst dü­zey bü­rok­rat­la­rın ta­ma­mı­nın gö­rev­den alın­ma­sı.

Mo­to­ru es­ki bir ara­ba­nın ki­lo­met­re gös­ter­ge­si­nin sı­fır­lan­ma­sı, ye­ni ol­ma­sı­nı sağ­la­maz. Per­so­ne­lin bir ge­ce­de gö­rev­den alıp, yan­daş eki­bi­ni bu­ra­la­ra ge­ti­re­cek ol­ma­sı ba­şa­rı ge­tir­mez. Ba­şa­rı, li­ya­kat ve ka­li­te tu­tar­lı­lı­ğı ile sağ­la­na­bi­lir. Ya­rın 60-72 ay­lık öğ­ren­ci­ler­de yap­tık­la­rı gi­bi “par­do­n” di­ye­cek­ler. Ta­sa­rı­nın ya­sa­laş­ma­sı ha­lin­de, ha­len gö­rev­de bu­lu­nan 100 bin­den faz­la mü­dür ve mü­dür yar­dım­cı­sı­nın gö­re­vi ken­di­li­ğin­den so­na ere­cek. Böy­le­lik­le öm­rü­nü eği­ti­me ve ida­re­ci­li­ğe ada­mış 100 bin­den faz­la ida­re­ci­miz gö­rev­le­rin­den alı­na­cak ve kad­ro­lar, yan­daş­lar için bo­şal­tı­la­cak. Bir tek müs­te­şar ye­rin­de ka­lı­yor, dü­zen­le­me ga­li­ba müs­te­şar ta­ra­fın­dan ken­di ye­ri­ni sağ­la­ma al­mak için ha­zır­lan­mış.

Rahatsız oluyorlar

Öğ­re­tim ele­man­la­rı­na yö­ne­lik di­sip­lin ce­za­la­rıy­la il­gi­li de bir dü­zen­le­me ya­pı­lı­yor.

Üni­ver­si­te­le­rin bel­li ko­nu­lar ile il­gi­li dü­şün­ce­le­ri­ni ifa­de et­me­sin­den ra­hat­sız­lık du­yu­yor­lar, o se­bep­le di­sip­lin yö­net­me­li­ği­nin ye­ni­den dü­zen­len­me­si hiç şa­şır­tı­cı de­ğil. Üni­ver­si­te­le­re ade­ta “Siz su­sun, fi­kir­le­ri­ni­zi söy­le­me­yin, biz si­zin adı­nı­za doğ­ru­yu söy­le­riz, ka­rar ve­ri­ri­z” de­ni­yor. 30 bin ki­şi­nin ka­ti­li, te­rö­rist ba­şı sü­reç­te mu­ha­tap alı­nıp mü­za­ke­re ya­pı­lı­yor ama üni­ver­si­te­ler­de öğ­re­tim ele­man­la­rı­nın ide­olo­jik pro­pa­gan­da yap­ma­sı atıl­ma se­be­bi sa­yı­lı­yor.

Yük­sek li­sans ve dok­to­ra için yurt­dı­şı­na gön­de­ri­le­cek öğ­ren­ci­le­re da­ir de bir de­ği­şik­lik var.

Gön­de­ri­le­cek öğ­ren­ci­le­rin ya­zı­lı ve/ve­ya söz­lü sı­nav ile be­lir­le­ne­ce­ği ifa­de edi­li­yor. Bu­gü­ne ka­dar yurt­dı­şı­na gön­de­ri­len öğ­ren­ci­ler ALES ve ge­nel or­ta­la­ma ile be­lir­le­ni­yor­du. Ar­tık ALE­S’­in ya­nın­da söz­lü sı­nav da ya­pı­la­bi­le­cek, bu sı­nav­lar şim­di­ye ka­dar şa­ibe­li miy­di ki ar­tık ALE­S’­e gü­ven­me­yip bir de söz­lü sı­nav ya­pı­lı­yor? Söz­lü sı­nav ile il­gi­li tu­ta­nak­tan baş­ka ka­yıt sis­te­mi de kul­la­nıl­mı­yor. Bu sı­nav­lar şef­faf ha­le ge­ti­ril­me­li. Bir baş­ka mad­de­de de yurt­dı­şı­na gön­de­ri­len­le­rin mec­bu­ri hiz­met­le­riy­le il­gi­li. Dok­to­ra­sı­nı bi­ti­re­rek ge­ri dö­nüp mec­bu­ri hiz­met­le­ri de­vam eden ve hâ­lâ dok­to­ra­sı de­vam eden ki­şi­le­rin yurt­dı­şın­da kal­dık­la­rı sü­re me­mu­ri­yet­te yük­sel­me­le­ri için kul­la­nı­la­cak. Her yı­lı bir ka­de­me iler­le­me­si­ne, her üç yı­lı bir de­re­ce yük­sel­me­si­ne esas kı­lı­na­cak. Mec­bu­ri hiz­met­le­ri bit­miş ki­şi­ler ne­den bu hak­lar­dan ya­rar­la­na­ma­ya­cak? Bu hiz­met on­la­ra da su­nul­ma­lı.

Gayriresmi olur

MHP, bu dü­zen­le­me­ye top­tan mu­ha­lif ya­ni

Ön­ce­lik­le eği­ti­min ka­li­te­si­ni art­ır­mak ge­re­ki­yor. Dev­let okul­la­rın­da ka­li­te art­tık­ça in­san­lar za­ten ço­cuk­la­rı­nı ders­ha­ne­ye gön­der­me ih­ti­ya­cı his­set­mez. Bu­gün tar­tı­şı­la­cak olan eği­ti­min ka­li­te­si. Uyuş­tu­ru­cu­nun il­ko­kul­la­ra in­di­ği bir za­man­da ders­ha­ne­le­ri ka­pat­mak­la eği­ti­min so­run­la­rı çö­zül­mez. Sı­nav­lar ol­du­ğu müd­det­çe ders­ha­ne­ler de ola­cak­tır. Res­mi ol­maz­sa gay­rires­mi olur. Bu bir re­ali­te. Ders­ha­ne­le­ri sis­te­min dı­şı­na çı­kar­mak, mer­di­ven al­tı­na it­mek Tür­ki­ye­’nin ya­ra­rı­na de­ğil za­ra­rı­na olur. Tür­ki­ye­’de asıl fır­sat eşit­li­ği­ni or­ta­dan kal­dı­ran özel okul sis­te­mi­dir. Özel okul­da oku­yan bir öğ­ren­ciy­le, ma­hal­le mek­te­bin­de oku­yan bir öğ­ren­ci
ay­nı sı­na­va gi­ri­yor.

Paralel varsa oligarşik yapıdır

Prof. Dr. Zühal Topçu,  yolsuzluk operasyonunun “hükümete darbe” olarak yorumlanmasını eleştirdi. Zühal Topçu, ‘paralel yapı’ söylemi için ise “Bir paralel yapı varsa, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de dikkati çektiği AKP ve Başbakanlık’taki oligarşik yapıdır” dedi

17 Ara­lık, ders­ha­ne­ler­le il­gi­li tar­tış­ma­nın bir de­va­mı mı siz­ce?

17 Ara­lı­k’­ta bir yol­suz­luk ve rüş­vet ope­ras­yo­nu ya­pıl­dı. “Pa­ra­lel ya­pı­” yap­tı de­ni­yor. Bir pa­ra­lel ya­pı var­sa, es­ki İçiş­le­ri Ba­ka­nı İd­ris Na­im Şa­hin Be­y’­in de dik­ka­ti çek­ti­ği AKP ve baş­ba­kan­lık­ta­ki oli­gar­şik ya­pı­dır. Baş­ba­kan kur­ma­ya ça­lış­tı­ğı ye­ni Tür­ki­ye­’de rüş­ve­tin AK­P’­ye ser­best ola­ca­ğı­nı sa­nı­yor. Hit­le­r’­in pro­pa­gan­da ba­ka­nı­nın yo­lun­dan gi­dip, “Bir ya­lan ye­te­rin­ce tek­rar edi­lir­se her­kes ona ina­nı­r” di­ye dü­şü­nü­yor­lar. Baş­ba­kan Pi­nok­yo­’yu geç­ti, ya­lan söy­le­dik­çe bur­nu uzu­yor, mil­let de bu ya­lan­la­rı yut­mu­yor.

Hü­kü­me­te yö­ne­lik bir dar­be gi­ri­şi­mi ola­rak ni­te­len­di­ri­li­yor.

Or­ta­da hü­kü­me­te kar­şı bir dar­be yok. AK­P’­nin rüş­vet çar­kı­na ço­mak so­kul­ma­sı var. Bu­nun ce­za­sı da gö­rev­den al­ma­lar, ta­yin­ler ve sür­gün­ler ol­du. Am­pu­lü gü­neş zan­ne­den­ler ona had­din­den faz­la de­ğer ve­ren­ler bu­gün bin piş­man. Top­lu­mun ah­lak an­la­yı­şı­na yö­nel­di­ler. Ba­zı din adam­la­rı rüş­ve­te kı­lıf arı­yor. Ada­let mül­kün, dev­le­tin te­me­li­dir. Bu­gün İçiş­le­ri ve Ada­let Ba­kan­la­rı, rüş­vet ve yol­suz­luk id­di­ala­rı­nın üs­tü­nü ört­mek­le so­rum­lu özel yet­ki­li ba­kan gi­bi ha­re­ket edi­yor. Ya­lan, ta­lan ve if­ti­ra do­lu ha­vuz­da hep bir­lik­te bo­ğu­la­cak­lar. Gün ge­lir dev­ran dö­ner ve ka­pa­tı­lan bü­tün dos­ya­lar bir bir açı­lır.

MHP de 2011 se­çim­le­ri­ne gi­der­ken ka­set olay­la­rı ya­şa­dı, şim­di dö­nüp bak­tı­ğı­nız­da ne dü­şü­nü­yor­su­nuz?

MHP 2011 se­çim­le­rin­de ka­set olay­la­rı­nın mağ­du­ruy­du ve üze­rin­den 3 yıl geç­me­si­ne rağ­men şu ana ka­dar ay­dın­la­tı­la­ma­dı. Suç­lu­lar bu­lu­na­ma­dı. Bu­me­rang gi­bi AK­P’­ye yö­nel­di­ğin­de, bir an­da ya­sa­lar çı­ka­rıl­dı. O za­man­lar özel­lik­le si­ya­set mey­da­nın­da kul­lan­dık­la­rı ar­gü­man­lar şu an­da ken­di­le­ri­ni vu­ru­yor. “Bun­lar özel de­ğil ge­ne­l” di­yor­lar­dı, biz de o sö­zü şim­di ken­di­le­ri­ne ia­de edi­yo­ruz.

İhtiraslar seçimgüvenliğini TEHLİKEYE SOKUYOR

Kendi içinizdeki toplantılarda Başbakan’ın Devlet Bey’in konuşmalarıyla ilgili telefon görüşmelerini konuştunuz mu?

Konuştuk. Hatta Genel Başkanımız espri de yaptı, grup toplantısında söylediği gibi, Başbakan’a rahatsızlıklarını doğrudan arayıp bize bildirmesi için bir “Alo Fatih hattı” düşündük. Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 154. sırada. Bir alt yazıya, Sayın Devlet Bahçeli’nin konuşmasına dahi tahammülsüzlük, kamuoyu yoklamalarında MHP’nin oylarıyla oynanması ve daha bilmediğimiz birçok konu, basının acıklı halini ortaya koyuyor. Devletin kurumları tahrip oluyor, insanların devlete güvene sarsılıyor. Bu ihtiraslar seçim güvenliğini de tehlikeye sokuyor.

Etiketler :

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.