MHP\'li Oktay Vural Böyle Zorbalık olur mu?

TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vural, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın açıklamalarıyla ilgili soru üzerine, bugün vicdanları yoranın yürütme olduğunu savundu. 

Yürütmenin, sadece insanların değil, uygulamalarıyla hukukun da vicdanını yorduğunu öne süren Vural, "vicdanı yorulmayan hiçbir yer kalmadığını" ifade etti. 

"Anayasa Mahkemesi Başkanı bile vicdanların yorulduğundan bahsediyorsa, bu, gerçekten önemli bir dönemeçte olduğumuzu gösteriyor" diyen Vural, "Demokrasimizin geleceği tehlikede" dedi. Taksim Gezi Parkı'ndaki eylemlerle ilgili bir soru üzerine Vural, şunları kaydetti: 

"Başbakan, İstanbul'un fethinin yıldönümünde Fatih'ten bahsediyor ama Fatih 'bir dal koparanın başını koparırım' diyor. Bu, rantçı bir anlayışın tipik bir tezahürü. Her şeyi maddeci bir zihniyetle değerlendiren, muhafazakar değerlerden uzak, para ve madde ilişkisiyle meselelere bakan bir zihniyetin geldiği nokta. Niye İstanbullular'a sorulmuyor? 'Ben yaptım oldu' anlayışı. 

Bu ülkenin askerini, polisini öldürenler karşısında gözlerini bağlayan hükümet, bugün Gezi Parkı'nda 'ağaçlara dokunmayın' diyenlere biber gazı sıkıyor, çadırları yakıyor. Böyle bir zorbalık olur mu? Çadır yakmak olur mu? Hükümet, elinde silah olanın yanında boynu büküktür ama mazlumların yanında zalim olmaktadır. 

Gidin, Şırnak Hakkari karayolu üzerinde çadır var. Çadırda PKK ve KCK paçavraları var. Niye onları indirmiyorsunuz? Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın dediği zihniyet, Gezi Parkı'nda da uygulamadadır. Üstelik bu talimatın Başbakan tarafından verilmiş olduğu görülmektedir. Despot bir yönetim anlayışının tipik bir örneğidir Gezi Parkı'nda yaşananlar. Allah insanları biber gazından korusun." 

Vural, bir gazetecinin, "Haşim Kılıç'ın açıklaması alkol yasasıyla ilişkilendirildi. Siz de bu yasaya destek verdiniz. Pişmanlık duyuyor musunuz?" sorusuna, "Hayır. Biz, gençlerin her türlü bağımlılıktan uzaklaştırılmasını doğru buluyoruz ama bunu bir dini tartışma, yaşam tarzı tartışması yerine gençleri korumak için, objektif bilimsel esaslara dayalı olmasını istiyoruz" karşılığını verdi. 

2001'de koalisyon hükümeti döneminde bu konularla ilgili tedbirler aldıklarını ancak bunları hiç kimsenin "hayat tarzına müdahale" olarak algılamadığını ifade eden Vural, "Başbakan'ın kimseyi azarlamaya hakkı yoktur. 'İçeceksen git evinde iç.' Sigara ile ilgili 'zehir odaları koysunlar orada içsinler...' Bu tür meselelerde Başbakan'ın ortaya koyduğu tavır, yok edici, yok sayıcı, dışlayıcı tavırdır. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın değerlendirmesi siyasal düşünce olarak doğru" dedi. 

Başbakan'ın fetva verdiğini öne süren Vural, "Başbakanlık fetva makamı değil. Hukuk devletine yaşıyoruz" diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.