Kürt petrolünde çetin kavga

Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden Denise Natali’ye göre; Washington, Irak’ın Türkiye üzerinden petrol ihraç etmesini desteklemekle birlikte bu ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunmasını istiyor. Ankara’nın, Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi’yle geçmişte petrol ve doğalgaz anlaşmaları imzalaması, Bağdat’la arasının bozulmasına yol açmıştı.


IRAK’I DIŞLAYARAK OLMAZ
Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden Denise Natali’ye göre, Türkiye’nin Kürt Bölgesel Yönetimi’yle tek yanlı ticaretinin önündeyse hukuki engeller bulunuyor: “Ankara ve Bağdat arasında ilişkiler şu anda önemli bir noktada. 2010 yılında imzalanan boru hattı gümrük anlaşması uzatıldı. Bu anlaşma çerçevesinde Irak petrolü Ceyhan limanına taşınıyor. Asıl sorun, Türkiye’nin enerji koridoru olma planı çerçevesinde Kürt Bölgesel Yönetimi’yle doğrudan anlaşması, enerji ürünlerini daha ucuza temin etmeye çalışması. Petrolün kamyonlarla taşınması, Türkiye’yi enerji merkezi olma hedefine ulaştırmıyor. Boru hattı meselesine gelirsek de hukuki sorunlar var. Kürtler’le varılacak anlaşma sonucu satılan petrolü boru hattıyla taşıyamazsınız. Irak hükümeti bu konuyu mahkemeye götürmekle tehdit ediyor. Bu noktada Ankara’nın Irak’ta bir girişimde bulunmadan, hatta Kürt yönetimiyle az da olsa bir girişimde bulunmadan önce, Bağdat ve Erbil arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesini, Irak topraklarındaki bu kaynaklar üzerinde kimin hak sahibi olduğu gibi sorunların giderilmesini beklemesi gerekiyor. Hukuki sorunlar Türkiye’nin enerji merkezi olma düşüncesinin önünde engel olarak duruyor.”


‘TÜRKİYE KÜRTLER’İ İKNA EDEBİLİR’
Enerji uzmanı Denise Natali, Erbil’in ihracat hakları konusunda Bağdat’la uzlaşmaya varma konusunda baskı altında olduğunu belirtiyor: “Şu anda sular durgun görünüyor. Ancak Irak’taki petrol ve doğalgaz kaynaklarını sahiplenme konusunda gerçek bir soğuk savaş yaşanıyor. Şu anda Kürt Bölgesel Yönetimi baskı altında... Çünkü başka gelir kaynağı yok. Bağdat ödeneği az da olsa keserse, bunun Kürt bölgesinde etkisi çok ağır olur. Uluslararası petrol şirketlerine milyarlarca dolar borçları var. Maaşlar ödenmek zorunda. Bir noktada uzlaşmaya varmak zorundalar. Herkes üste çıkmaya çalışıyor. Ekonomi ve enerji politikalarını aynı mantığa oturtacak, herkesin kazanabileceği bir senaryo üzerinde durulmuyor. Erbil üzerinde bu kadar baskı varken, Bağdat’la ne kadar uzlaşmaktan kaçınabilir, bilmiyorum. Bana kalırsa Kürt yönetiminin baskı gücü, merkezi hükümete direnme gücü azalıyor."


Uzman bu noktada Türkiye’nin tarafları uzlaştırma yönünde öneminin arttığı düşüncesinde: “Ankara az da olsa Bağdat lehine kaysa, Kürt tarafını uzlaşmaya itebilir. Türk yetkililer, Iraklı Kürtler üzerinde önemli baskı gücüne sahip. Onları Bağdat’la uzlaşmaya ikna edebilirler.”


Amerikan hükümeti de Irak’ta merkezi hükümetle Kürt yönetimini uzlaştırmak amacıyla yoğun diplomatik çaba yürütüyor: “Ben Amerikan devleti adına konuşamam, kendi adıma konuşabilirim. Ama Amerika Irak’ta oldukça aktif... Bir anlaşma sağlanması için Iraklı yetkililerle, Kürtler ve hatta Ankara’yla yoğun diplomasi yürütülüyor. Geçen ocak ayında Kürtler’in 100 bin varil petrol ihraç etmesi için bir öneri sunulmuştu. Ankara şu sıralarda beklemede... Bağdat ve Erbil arasında bir anlaşma beklentisi içinde. Amerika’nın girişimlerinde azalma olmadı, yalnızca bunlar medyaya daha az yansıyor. Amerika’nın net tavrı petrol ihraç etme yetkisinin Irak hükümetinde olduğu yönünde. Bu politika değişmedi ve değişmesini de beklemiyorum. Amerika ayrıca petrol güzergâhının kuzeye, Türkiye’ye ulaştırılması konusuna da büyük destek veriyor. Washingon’da, Türkiye’nin bölgesel enerji merkezi olmasına destek var. Bu herkesin kazanabileceği bir durum... Sonuçta böyle bir durum Irak petrollerinin değerlendirilmesini sağlayacak.”


‘Irak petrolünde süreç olumsuz yere gitmez’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kürdistan petrol gelirinin adilane şekilde dağıtılacağını söyledi. Bakan Yıldız, “Ben bu sürecin olumsuz yere gideceği kanaatinde değilim” dedi. AK Parti Kayseri İl Başkanlığı Mayıs Ayı İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Bakan Yıldız, Irak Kürdistanı petrol dağıtımıyla ilgili Irak Merkezî Hükümeti’nin tahkime gitme kararıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi: “Geçen ay Irak Merkezî hükümet
petrol bakanının Türkiye ziyaretinde  100 bin varile kadar ihraç edebileceğini konuşmuştuk. Iraklı kardeşlerimizle oturur bir masanın başında enine boyuna tekrar konuşuruz. Ben bu sürecin olumsuz yere gideceği kanaatinde değilim. Petrol Irak’ın petrolü, gelir Irak’ın geliri. Halk bankasında toplanan paralar Kuzey Irak’ın açıkladığı gibi eşit ve adilane paylaşımda. Bunu belirleyen de Irak Anayasası. Yüzde 83’e 17’lik payla dağıtılacak. Bu manada Iraklı kardeşlerimizin kendi kararı doğrultusunda işlem yapılacak. Biz anlaşmalara aykırı, özellikle Kerkük- Yumurtalık ham petrol boru hattıyla alakalı bulunmayız. Anlaşmaya aykırı durum olmadı, olmayacağı kanısındayız.”


ÇOCUK MADENCİ İDDİASI
Soma faciasının ardından maden ocaklarında küçük yaşta çocukların çalıştırılmasının gündeme gelmesiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Bakan Yıldız, şunları söyledi: “Başta sendikalarımız olmak üzere buna hiçbirimizin göz yumması söz konusu olmaz. Bu günlerde altı çizilerek sendikaların görevinin vurgulaması lazım... Böyle yaşa hiçbirimiz müsaade etmez. Varsa, hangi işyerindeyse, bunla alakalı sendikalar başta olmak üzere bütün görevli arkadaşlarımı da tekrar göreve davet ediyorum. İşlerini yapsınlar. Bununla ilgili herhangi bir müsamaha gösterilmezi söz konusu olamaz.” AB Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.