Külliyenin Yıkımı İsmailağa Cemaatini Böldü!

 Marifet Deneğinden yapılan açıklamada "bayrakların indirildiği, teröristlerin halaylarla karşılandığı zamanları eleştirdiğimiz için, çözüm sürecinin, çözülme sürecine doğru gittiğini söylediğimiz için cezalandırılıyoruz" denilirken, Cemaatin AKP'ye yakın kanadından gelen açıklamada ise  yıkım kararı verilen külliye ile ilgili İsmailağa Cemaati’nin bir ilişkisi olmadığı iddia edildi.

Beykoz Çavuşbaşı'nda, inşaat halindeki Mahmud Efendi Külliyesi'nde yapılması planlanan yıkım için sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemi alındı. İş makinalarının saat 08.00 sıralarında içeri girmesiyle yıkım işlemi başladı. Külliye yetkilileri ile yıkım ekibi arasında tartışmalar yaşandı. Çevik kuvvet ekipleriyle birlikte gelen iş makineleriyle Beykoz'daki külliye inşaatı yıkılan Marifet Derneği, açıklama yaparak hükümeti çok sert eleştirdi. Yönetim kurulu üyesi Şefik Kocaman, "Daha önce Sayın Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da buraya gelip inceleme yaptı. Kendilerine sunum yaptık. Seçimlere kadar herhangi bir sorunumuz yoktu. Dik duruşumuzdan dolayı cezalandırılıyoruz." dedi. İsmailağa Cemaati’nin resmi internet sitesinden de, Marifet Derneği’ni hedef alan bir açıklama yapıldı. Açıklamada,yıkım kararı verilen külliye ile ilgili İsmailağa Cemaati’nin bir ilişkisi olmadığı belirtilerek, “Bunu vesile yaparak internet ve basılı medyada art niyetli mihraklar, cemaatimiz ile hükümeti karşı karşıya getirme gibi bir tahrik yöntemi uygulama gayretine girmiş gözükmektedir.” denildi.

Külliyenin bulunduğu alana sabahın erken saatlerinde çok sayıda çevik kuvvet polisi, TOMA ve iş makinası geldi. Polis ekipleri, Çavuşbaşı Cumhuriyet Caddesi'ni trafiğe kapattı.

Külliye yetkililerinin "Yıkım kararını gösterin" talebi karşısında gelen polis ekipleri sessiz kalmayı tercih etti. Yıkım işlemi süren bölümün külliyenin içinde yer alan Kur'an kursu inşaatı olduğu öğrenildi.

MARİFET DERNEĞİ'NDEN AÇIKLAMA

Yaklaşık 2 yıldır inşaatı devam eden Marifet Derneği külliyesi yüzlerce polis korumasındaki iş makineleri tarafından yıkıldı. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Şefik kocaman, durumu şöyle özetledi: "Hukuksuz ve kanunsuz bir yıkım söz konusu. Herhangi bir belge yok. Savcılığa intikal etmiş bir olay. Savcılıktan veya mahkemeden bir yıkım kararı olmaksızın polis marifetiyle geliniyor ve hukuksuz olarak yıkılıyor."



'28 ŞUBAT'I ELEŞTİREN ARKADAŞLARIMIZ BUNA NE DİYECEK

İnşaat alanını mesire yeri olarak kiraladıklarını ve sözleşme yaptıklarını ifade eden Kocaman, şöyle devam etti: "Hiçbir hukuka dayanmadan şu an yıkılıyor. Hukuk devleti olduğumuzu söylüyoruz fakat şifahi emirle yıkılıyor. Bize şunu söylüyorlardı, 'Sizin kurslarınıza dokunulmuyor' Şu an medreselerimiz yıkılıyor bizim. 28 Şubat'ı eleştiren arkadaşlarımız buna ne diyecekler bilmiyorum. O zamanlar gönlümüz rahattı. 28 Şubat zamanında evet ezildik, üzerimize gelindi, kurslarımız kapatıldı, fakat suçumuz anlı ak edecek bir suçtu Allah katında. Şimdi neyden içeri gireceğimiz, ne kadar kalacağımız, neyle suçlanacağımız belli değil. Öyle bir ortamı yaşıyoruz. Hukukun katledildiği bir ortamdayız."

'DİK DURUŞUMUZUN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ'

Dik duruşun bedelini ödediklerini belirten Kocaman, "Bir takım kimselere paralel deniyor, bizim suçumuz da herhalde biraz fazla dik olmak. Allah yardımcımız olsun. Mevla bu hukuksuzluğa dur desin inşallah. Vatana millete zarar vermesinler diye Allah bunlara da akıl fikir versin. Şu an maruz kaldığımız muamele bugüne kadarki vatan, millet ve din duruşumuzdan kaynaklanıyor. Özellikle bayrakların indirildiği, teröristlerin halaylarla karşılandığı zamanları eleştirdiğimiz için, çözüm sürecinin, çözülme sürecine doğru gittiğini söylediğimiz için üzerimize çok defalar gelindi." ifadelerini kullandı.

'BELGE GÖSTEREMEDİLER'

Gazetecilerin sorularını cevaplayan Kocaman, "Buraya gelen emniyet amiri ve orman işletme müdürüne belge göstermelerini söyledik. Bize bir belge göstermediler. 'Valilikten emir geldi dediler' sadece. Bütün aldığımız duyumlar ve şu anki muamele Sayın Cumhurbaşkanımızı işaret ediyor maalesef." diye konuştu.

Kocaman, "Benim Sünnilik dinim yoktur söylemini eleştirdik, kabul etmedik. 'İran ikinci vatanımızdır' söylemini kabul etmedik. 'Süleyman Şah Türbesi vatan toprağıdır bunu taşımak uygun değildir, hiçbir tehlike olmaksızın, bir el ateş edilmeksizin askerin çekilmesi doğru değildir' dedik. 'Ankara'yı versen İstanbul'u isteyecek bir terör örgütüyle masaya oturulmaz' dedik. Biz bunları hem şifahi yollardan muhatap olduğumuz devlet büyüklerine aktardık hem de dergimizde ve sosyal medyadan paylaştık. Bunların üzerine maalesef bu muameleye maruz kalmış bulunuyoruz." dedi.

Kocaman, "Cezalandırılıyor musunuz?" şeklindeki soruya, "Biz öyle kabul ediyoruz." cevabını verdi.

Mahmut Efendi'nin bu olanlardan haberdar olduğunu ifade eden Kocaman, "Mahmut Efendi hazretleri duasıyla biz bu işe başlamıştık. 'İnşallah yıkmazlar' demişti. Fakat gelinen nokta bu. Üzülüyor. Çokça kelam buyurmuyorlar zaten fakat üzülüyor." şeklinde konuştu.

Buradaki inşaat faaliyetinin 2 senedir devam ettiğini söyleyen Kocaman, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanımız buraya geldiler. Sayın Başbakanımız geldiler. Birçok bakan da geldi. Olayı yerinde gördüler. Çok defalar da resimlerle sunum yapmış bulunuyoruz. Seçimler olana kadar böyle bir sorunumuz yoktu. Seçimden sonra böyle bir durumla karşılaştık. Bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Maalesef siyaset çok temiz bir müessese değil."


İNTERNET SİTESİNDEN AÇIKLAMA

İsmailağa Cemaati’nin resmi internet sitesinden de, Marifet Derneği’ni hedef alan bir açıklama yapıldı. Açıklamada,yıkım kararı verilen külliye ile ilgili İsmailağa Cemaati’nin bir ilişkisi olmadığı belirtilerek,  “Ancak görüldüğü şekliyle proje dışına çıkılarak cami dışında birçok binalar yapılmış, bu sebeple Orman Bakanlığı, cami ve abdesthane dışındaki binaların yapımının durdurulmasını talep etmiştir.” denildi.

Açıklamadaki “Efendi Hazretlerimiz yetmiş yıllık geleneğinde kanunsuzluğa tevessül etmemiş, cemaatini de bu konuda daima uyarmıştır. Bunu vesile yaparak internet ve basılı medyada art niyetli mihraklar, cemaatimiz ile hükümeti karşı karşıya getirme gibi bir tahrik yöntemi uygulama gayretine girmiş gözükmektedir.” ifadeleri de dikkat çekti.

İşte o açıklama:

"Son günlerde görsel ve sosyal medyada, cemaatimiz ile de ilişkilendirilerek, bir karalama ve kışkırtma ortamı meydana getirmek istenilmektedir. Bu konuda cemaatimizi ve sevenlerimizi bilgilendirmeyi çok önemli buluyoruz.

Söz konusu olayın kaynağı, külliye adı altında, Marifet Derneği tarafından Çavuşbaşı’nda inşa edilmekte olan binalarla ilgilidir.

1) Bu hâdise, Orman Bakanlığı tarafından MSN İnşaat şirketine kiraya verilen ormanlık alana cami ve abdesthaneler yapılması ile ilgilidir. Ancak görüldüğü şekliyle proje dışına çıkılarak cami dışında birçok binalar yapılmış, bu sebeple Orman Bakanlığı, cami ve abdesthane dışındaki binaların yapımının durdurulmasını talep etmiştir. Mesele, Orman Bakanlığı ile Marifet Derneği yetkililerinin ilgilendiği MSN İnşaat şirketi arasında gelişen resmî bir süreçtir.

2) Külliyenin ne yapımında, ne de yapılan müdahalede, İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfının ilgisi de dahli de söz konusu değildir.

3) Bunu vesile yaparak internet ve basılı medyada art niyetli mihraklar, cemaatimiz ile hükümeti karşı karşıya getirme gibi bir tahrik yöntemi uygulama gayretine girmiş gözükmektedir.

4) Efendi Hazretlerimiz yetmiş yıllık geleneğinde kanunsuzluğa tevessül etmemiş, cemaatini de bu konuda daima uyarmıştır.

5) Cemaatimiz ve sevenlerimizden ricamız, art niyetli, provokatörlüğe soyunmuş kişi ve kuruluşların etkisinde kalarak herhangi bir taşkınlık yapmamalarıdır.

6) Yapılan her yanlış hareketin Efendi Hazretlerimize ve cemaatimize fatura edileceği gerçeğini unutmayalım.

Hiç kimsenin zarar görmeden konunun açıklığa kavuşturulması ve herhangi bir taşkınlığa mahal verilmemesi en büyük arzumuzdur.

Saygılarımızla,

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.