Koruculardan 'Çözüm Süreci' tepkisi!

Sözen "Altyapısı hazırlanmadan elimizden silah alınırsa PKK’lılar öç almaya çalışabilir, korucular kendilerini savunur ve bölge kaosa sürüklenebilir" derken “Kan davası çıkabilir" uyarısını yaptı.

SİLAHLARIN ALINMASI TEHLİKELİ OLACAK


Ziya Sözen, korucuların “barışın güvencesi olacağını” savunurken koruculuğun lağvedilmemesi gerektiğini söyledi. Altyapısı hazırlanmadan, korucuların ellerinden silahlarının alınmasının tehlikeli olacağı görüşünde olan Sözen, çözüm sürecine dâhil edilmemeleri ve Kürt sorununun çözümünde meselenin sosyolojik boyutunun görmezden gelinmesinin kan davalarına yol açabileceğini öne sürdü.

SADECE EKONOMİK BOYUTU DEĞİL


Ziya Sözen, akibetleriyle ilgili belirsizliğin korucuları strese soktuğunu söyleyen Sözen, “Devlet, sadece ekonomik boyutunu değil, bu bölgenin gerçeklerini, bütün sosyolojik, psikolojik boyutlarını ele almadan bu sistemin lağvedilmesini gerçekleştirirse burada bireysel kan davalarına dönüşmesi tehlikesi var ve bu korucularımızda ister istemez psikolojik bir rahatsızlık yaratıyor. Belki onları hırçınlaştıran, sinirli yapan budur” sözlerini de kullandı.

"ÇÖZÜM SÜRECİ VARSA BİZ NEDEN ÖLÜYORUZ?”

Bölgeye gelip çeşitli kurum ve kuruluşlarla görüşen Akil İnsanlar grubunun kendilerini görmezden geldiğini söyleyen Ziya Sözen, korucuların çözüm sürecinin önemli bir parçası olduğu halde unutulduğunu savunurken de şu tepkileri gösterdi:


"Akil İnsanların yaptığı toplantılara çağrılmadık. HDP ve HDP'ye yakın kesimler koruculuğun lağvedilmesini istiyor. Süreci bozacağımız ve provokatif eylemlere girişeceğimiz söyleniyor. Süreç başladığından beri 11 arkadaşımız suikasta kurban gitti. Dört arkadaşımız PKK'nın elinde. Hâlâ, PKK tarafından gönderilen mektuplarla tehdit ediliyoruz. Çözüm süreci varsa biz niye ölüyoruz, niye kaçırılıyoruz?”


DEVLET AÇIK VE NET SÖYLEYECEK


Sözen, “Bir sistem ya kalıcı olur ya geçici olur. İsmimizin önünde 'geçici' sıfatının 30 yıl varlığını sürdümesi bizi son derece rahatsız ediyor. Devlet açık ve net söyleyecek. Bu sisteme devam edeceksem amenna der, bize söyler ve biz bu sisteme devam ederiz. 'Sistem geçerliliğini kaybetmiş, günün şartlarında ihtiyaç yok' derlerse yarın sabah hiçbir arkadaşımız itiraz etmeden silahlarını Türkiye Cumhuriyeti devletine teslim edecektir ve herhangi bir kargaşa çıkarmayacaktır” dedi.

“KORUCU AŞİRETLERİ TEHLİKE YARATABİLİR”


Mülakat sırasında korucu aşiretlerine de değinen Sözen, “Aşiretlerin devlete kızması, küsmesi ve toplu hareket etmesi halinde biz bölgeyi kaybetmiş olacağız. Bizim endişemiz bu. Bu aşiretlerin saf değiştirmesi halinde, kan davasına dönüşmesi halinde tehlikeli olur. Devletin her ay bu aşiretlerle toplanıp istişareler yapması lazım. Geçmişte yapılıyordu. Uçaklara bindirilip, Ankara'ya götürülüyor, çeşitli makamlarda kabul edilerek görüşmeler yapılıyordu. Ancak geldiğimiz noktada, çözüm sürecinde kendilerine danışılmıyor” ifadelerini de kullandı.

SUÇA KARIŞAN KORUCULAR


Ziya Sözen, suça karışan korucular meselesini de değerlendirdiği mülakat sırasında bu konu ile ilgili bir çalışma yaptıklarını, bütün kamu kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi geçmişte korucularda da suça karışmış olanların olduğunu belirterek, “Bizim araştırmamıza göre korucuların suç oranları asker, polis ve doktorların suç oranlarından çok daha düşük” diye konuştu.


SOSYAL GÜVENCELERİ YOK


Koruculuk sisteminin, PKK'nın ortaya çıkışının nedeni değil sonucu olduğunu savunan Ziya Sözen, mülakat sırasında ayrıca korucuların sosyal güvencesiz çalıştıklarını, bunun haksızlık olduğunu da belirtirken “Korucular dağdan gelip teslim olan PKK’lılarla aynı genel sağlık sigortası, yani yeşil karttan faydalanıyorlar. Sosyal güvencemiz yok. Düşünün günlük bir temizlik elemanını bir saat büronuzda çalıştırdığınız zaman bile sigortalı yapmak zorundasınız. Ama elinde silah ve camiasından bin 660 şehit vermiş korucular bugün sigortasız olarak çalıştırılıyor” sözlerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.