Kılıçdaroğlu'nu kızdıran protesto

Kılıçdaroğlu17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında haklarında fezleke hazırlanan 4 bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi Soruşturma Komisyonu'na verdiği ifadelere yayın yasağı konulmasını sert bir dille eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, yasak kararını alan hakime seslenerek, "Sen yolsuzluk yapanların hamisi misin, sen nasıl o kararı verirsin? TBMM’nin iradesine nasıl ipotek koyarsın sen? Yargıçsan yargıçlığını bileceksin." dedi.

ARKADAŞ AKP MİLİTANI HERHALDE

CHP lideri Kılıçdaroğlu, burada konuşma yapacağı sırada bir partili ön seçim isteğini dile getirdi. Bunun üzerine sinirlenen Kemal Kılıçdaroğlu, "Bunu buraya getiren arkadaş CHP'li değil, AKP militanı herhalde. Kimse şunu unutmasın, kimseye bu partide kişisel şov yaptırmayacağız. Herkes bilsin. Ön seçime de geleceğim ve konuşacağız. Bu partiye demokrasiyi getiren kişiyim. Genel başkan seçimi dahil, yüzde 33 cinsiyet kotası dahil, yüzde 10 gençlik kotası dahil, hiçbir partide olmayan demokrasi kültürünü bu partiye getirdik daha da getireceğiz” diye konuştu.

24 KEZ ELEKTRİK KESİLDİ

Kemal Kılıçdaroğlu, 'Geleceği birlikte kuruyoruz' buluşmaları kapsamında Adana'ya geldi. Kılıçdaroğlu, konuşma yaptığı Seyhan Otel'de 24 kez elektrik kesintisi yaşanınca konuşmasını bir süre ertelemek zorunda kaldı. 10 dakikalık aranın ardından salona elektrik verilebildi. Bu sırada partililerden biri, Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın 30 Mart seçiminin olduğu akşam yaşanan elektrik kesintileri için söylediği 'Trafoya kedi girdi' lafına atıfta bulunarak "Kedidir kedi" diye bağırdı. Kılıçdaroğlu ise "Bizim sesimizi kimse kısamaz" ifadesini kullandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin İslam coğrafyasında yaşanan savaşa alet olduğunu belirterek, "Bütün bunlar yetmezmiş gibi. Devletin nasıl soyulduğuna tanık olduk. Bir hükümet, bir devleti nasıl soyar. 17- 25 Aralık yolsuzlukları." diye konuştu.

Meclis'te sürdürülen soruşturmanın basına kapatıldığını ve mahkemeden yayın yasağına ilişkin kararçıkarıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Yasak kararını veren hakime soruyorum. Sen yolsuzluk yapanların hamisi misin? Sen nasıl o kararı verirsin? TBMM’nin iradesine nasıl ipotek koyarsın sen? Yargıçsan yargıçlığını bileceksin. Komisyonda karar alınmadan kendi başına yazı yazıyor. Efendim, buradaki ifadeler dışarıya sızmasın diye. Diğer davalar görüşülürken aklınız başınızda değil miydi sizin? O zaman yayın yasağı yoktu. Her isteyen her istediğini yazabiliyordu. Japonya, uçak yolsuzluğu yargılamalarını televizyondan yayınladı. İbreti alem olsun kimse yolsuzluk yapmasın diye. Siz yolsuzluk yapanları koruyorsunuz."

'AKP'YE SEMPATİ DUYAN KENDİNİ MÜSLÜMAN OLARAK TANIMLAMASIN, BAŞKA BİR ŞEY OLARAK TANIMLASIN'

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Danışmanı Etyen Mahcupyan'ın ‘İslami kesimin, en az yarısı yolsuzluk olduğuna inanıyor.' şeklindeki sözlerine de atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk olduğuna inanıp AKP'ye oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu anne ve babamdan öğrendim. İlk öğrendiğim şey oldu. O zaman yolsuzluk olduğuna inanıyorsun neden hala AKP'ye sempati duyuyorsun. Eğer, AKP'ye sempati duyuyorsan senden bir istirhamım var. Kendini Müslüman olarak tanımlama, başka bir şey olarak tanımla. Benim bildiğim Müslümanlıkta kul hakkı yemek en büyük günahtır. Biz kul hakkı yemiyoruz, yolsuzluk yapmıyoruz. Hazine'yi soymuyoruz. Her kuruşun hesabını vermeyi namuslu bir görev sayıyoruz. Sen de düşün sandığa öyle git." diye konuştu.

'KORKU GÖMLEĞİ GİYDİRMEYE ÇALIŞIYORLAR'

Meclis'te görüşülen bir kanun tasarısında 'makul şüphe" ile insanların hapse atılabileceğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "12 Eylül askeri darbe döneminde bile böyle bir uygulama yok. Topluma korku gömleği giydirmek istiyorlar. Sizlerden isteğim; önümüzde 2015 seçimleri var. Aydın tavrımızı açık ve net sandığa giderken koymak zorundayız. Ya demokrasiden yana demokrasiyi savunarak tavrımızı koyacağız ya da diktatörlükten yana tavrımızı koyup, tutumumuzu sergileyeceğiz. Bu ülkede demokrasi yoksa işadamı yatırım yapmaz, yabancı sermaye gelmez, insanlar taleplerini özgürce dile getiremezler. O nedenle 2015 seçimleri bir demokrasi sınavı olacak. Herkesten özellikle herkesten istiram ediyorum. Sandığa giderken bir kez daha düşünün. CHP iktidar olursa, sosyal yardımları kesecekmişiz. Hayır niye keselim, hangi gerekçeyle keselim. Sosyal yardım alan bütün ailelere sesleniyorum. Sosyal yardımlar kesilmeyecek, aksine en az iki kat artacak. Yolsuzluk yapmayacağız, cebimizi doldurmayacağız, yandaşı zengin etmeyeceğiz, bu ülkede yolsuzluğu tarihe gömeceğiz."

17-25 Aralık yolsuzluklarının Türkiye'de paranın olduğunu gösterdiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin zengin bir ülke olduğunu kaydetti. "Bütün mesele parayı nerede ve kimin için harcayacağın? Parayı, yandaşlardan yana değil de çiftçiden, üreticiden, emekçiden, sanayiciden yana harcarsan ülkeyi zenginleştirirsin. Yandaştan yana harcayıp, fakire fukaraya ne yapalım para yok dersen, hiç kimseyi inandıramazsın." diyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "17-25 Aralık operasyonları tüm tabloyu açıkça ortaya koydu. Ya demokrasiyi daha da geliştireceğiz ya da dikta rejimine evet diyecek. Eğer dikta rejimine evet dersek Türkiye gerilecek. Biz bütün koşul ve baskılara rağmen, hiçbir zaman zalimin önünde asla diz çökmeyeceğiz. Herkes bunu böyle bilsin. Kimse korkmasın. Bu ülkede 77 milyon yurttaşımın tek bir güvencesi vardır o da CHP'dir. İster doğuda, ister batıda ister kuzeyde, ister güneyde yaşasın. Demokrasi için hep birlikte düşüncelerimizi tartışacağız. Düşünceden korkmayacağız. Düşüncesini açıkladı diye insanları hapishaneye göndermeyeceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz."

'AĞACIN KESİLMESİNE KARŞIYIZ'

Ağaç kesilmesi konusundaki tartışmalara da değinen Kılıçdaroğlu, "Diyorlar ki 'Kılıçdaroğlu neden sessiz?' Hiçbir ağacın kesilmesinden yana değilim. Asla ve asla. Nerede bir yeşillik, ağaç ve çiçek varsa korunmasından yanayım. Hiçbir siyasi partide olmayan bir genel başkan yardımcılığımız var; doğa hakları. Diyor ki, ‘Efendim diyor, Gezi Parkı’nda ağaçlar kesildi kıyameti kopardınız’ evet, kıyameti kopardık. Ben değil, ben de bir parçasıydım ama asıI kıyameti kopartanlar kıyameti kopardı. Demek ki Gezi Parkı'na yeni yeni hak veriyor. İnsan, tabiatın bir parçasıdır. Yeşilliğin ve güzelliğin olduğu her yerde insan mutlu olacaktır. Ağacı kesmek, tabiatı katletmek doğru değildir. Biz zaten bunu asla tasvip etmiyoruz." şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.