Kılıçdaroğlu TOBB'da konuştu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin içinde bulunduğu zor şartlardan çıkmasının yollarını, stratejilerini anlatacağını belirterek, Türkiye'nin bölgesinde güçlü, saygın bir ülke olması için yeni bir stratejiye ihtiyaç olduğunu kaydetti.

CHP'nin stratejisinin dört ayağının bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bunlardan birincisinin özgürlükçü demokrasi ve hukukun üstünlüğü olduğunu aktardı. Kılıçdaroğlu, kuvvetler ayrılığının gerçek anlamda olması gerektiğini vurgulayarak, "Sayın Başbakan söyledi, 'Yasama, yargı ve yürütme herkes kendi işini yapsın' Herkes kendi işini yapamıyor. Birilerinden talimat geliyor, herkes o talimatı yerine getiriyor. Eğer herkes kendi işini yapabilseydi, zaten bir sorunumuz kalmazdı" diye konuştu.

16 Ağustos 1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nde yer alan kuvvetler ayrılığı ilkesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Hangi kuvvetler ayrılığından söz ediyoruz? Bir partinin genel başkanı hakim tayin ettiğinde, hakimlere talimat verdiğinde burada yargı bağımsızlığından söz edebilecek miyiz?" değerlendirmesinde bulundu.

"BÜTÜN TOPRAKLARI, OLAĞANÜSTÜ HAL UYGULAMALARIYLA UZUN SÜRE YÖNETİLEMEZ, DOĞRU DEĞİLDİR"

"İş adamları soruyor, 'OHAL'i kaldıracak mısınız?' diyorlar" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: 

"'Siz işinize bakın, OHAL'i kaldırmayacağız' diyor. Ebette terörle mücadele edeceğiz, elbette teröre karşı çıkacağız. Bundan en ufak bir kuşkumuz yoktur ama bir ülkenin bütün toprakları, Olağanüstü Hal uygulamalarıyla uzun süre yönetilemez, doğru değildir. İtiraz eden arkadaşlarıma şunu söylemek istiyorum; Birleşmiş Milletler'e bir dilekçe verdik, o dilekçede ne yazıyor biliyor musunuz? 'Tutulanlara insanca davranmayacağız, tutulanları adil yargılamayacağız' deniyor. Bu ülkede demokrasi hepimiz için geçerli, sadece benim için değil. Benim gibi düşünmeyen insan için de demokrasi geçerlidir. Eğer bir ülkede düşünce özgürlüğü yoksa, demokrasiyi ayakta tutamazsınız. Bir ülkede, üniversiteler bilim üretemezse, demokrasiyi ayakta tutamazsınız. Bir ülkede iş adamının can ve mal güvenliği yoksa, demokrasiyi ayakta tutamazsınız."

"SAYIN BAŞBAKAN, AVRUPA BİRLİĞİ'NİN ÖNGÖRDÜĞÜ BÜTÜN DEMOKRATİK STANDARTLARI ONLAR DAYATMADAN PARLAMENTO'YA GETİRİN, TAMAMINA DESTEK VERECEĞİZ"

Kılıçdaroğlu, demokrasinin bütün kurallarının işletilmesini gerektiğine dikkat çekerek, "Sabah, akşam konuşuyoruz, 'Avrupa Birliği şu faslı açsın' Avrupa Birliği dayattığı zaman mı yapacağız bunu? Bir araya gelip de Avrupa Birliği'nin istediklerini, onlar dayatmadan biz yapamaz mıyız? Bizim irademiz yok mu? İlla birisi dayattığı zaman mı biz iş yapalım? Buradan Sayın Başbakan'a açık ve net çağrıda bulunuyorum, Sayın Başbakan, Avrupa Birliği'nin öngördüğü bütün demokratik standartları onlar dayatmadan Parlamento'ya getirin, tamamına destek vereceğiz" dedi.

"HER MUHALİFİ FETÖ'CÜ DİYE SUÇLARSANIZ, FETÖ'CÜLÜĞÜ ÖDÜLLENDİRİRSİNİZ"

TBMM Başkanı'na "Eğer bir ülkede 150'nin üzerinde gazeteci hapisteyse, siz, demokrasiyi dünyaya anlatamazsınız" dediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Sözcü gazetesine soruşturma açılmasını sağladılar. Sözcü gazetesine soruşturma açsın diye 7 tane savcı değiştirdiler. Birisini atıyorlar, soruşturma açmasın, alıyorlar bir başkasını veriyorlar. 'Sözcü gazetesi, Cumhuriyet gazetesi FETÖ'cüymüş.' Her muhalifi FETÖ'cü diye suçlarsanız, FETÖ'cülüğü ödüllendirirsiniz. Hala bunun farkında değil miyiz? Doğruyu yapalım" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, konuşması sırasında 5 günlük askerin "darbeci" diye 7 ay hapiste kaldığına dair bir mektup okuduğunu kaydederek, "Darbeci, FETÖ'cü diye baklavacı, şekerci, asker, komutan, savcı, hakim, üniversite hocası, vali, kaymakam buldular. Bunların içinde bir tane FETÖ'cü siyasetçi yok mu? Demokrasiyi istiyoruz. Benim için değil, hepimiz için" açıklamasında bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.