Kıbrıs'ın kuzeyinde bir devlet herkesin yararınadır

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakerenin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Güney Kıbrıs’ın komite çalışmalarına engel koyduğunu belirterek Avrupa Birliği’nin (AB) de bu engele uyduğunu söyledi.
Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin (UDB) "Bir Adım İleri" zirvesi Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Uluslararası Kongre Merkezinde yapıldı.
Zirveye, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, bazı sivil toplum örgütü, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Burada konuşan Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakereler çerçevesinde oluşturulan bir komite bulunduğunu anımsatarak bu komitenin, Türk tarafı ve onun kurumlarını AB standartlarına yakınlaştırma yönünde çalışmalar yapma hedefiyle kurulduğunu ifade etti.
Komite çalışmaları için gelen yabancı heyetlerin geçmişte Kuzey Kıbrıs'ın gümrük mevzuatı, gıda, çevre, sağlıklı kalkınma ve standartların yükseltilmesi gibi konularda neler yapılması gerektiğiyle ilgili yardımlarda bulunduğuna vurgu yapan Akıncı, "Müzakerenin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Güney Kıbrıs komite çalışmalarına engel koydu, AB de bu engele uydu." dedi.
İsviçre'nin Crans-Montana kentinde temmuzda yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansının ardından geçen 5 aydan bu yana AB’den herhangi bir heyetin Kıbrıs’a gelmediğini ifade eden Akıncı, Uluslararası Diplomatlar Birliğ Başkanı Günther Meinel’den bu konuda destek beklediklerini söyledi.
"Kıbrıs’ın kuzeyinde bir devlet kimsenin zararına değil, aksine herkesin yararınadır." diyen Akıncı, bundan kimsenin rahatsızlık duymaması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta müzakere adına 50 yıllık bir sürecin yaşandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Kıbrıs müzakerelerini 1968 yılında Denktaş ile Kleridis, Lübnan’da başlattı. Bunu 1972 yılında Kıbrıs Türk tarafının 1960 anayasasında bir takım değişikliklere razı olmasıyla çözüme çok yaklaşılması izledi ancak bu da Kleridis’in kitabında belirttiği gibi Makarios’un istememesi nedeniyle gerçekleşmedi. 1974 sonrasında ise 1977 Denktaş-Makarios, 1979 Denktaş-Kiprianu anlaşmaları oldu ve 2004 yılında da çok önemli bir dönüm noktası olan Annan Planı yer aldı."
Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türklerin yüzde 65 oranında "evet" Rumların ise yüzde 76 oranında "hayır" dediğinin hatırlatan Akıncı, göreve gelmesiyle müzakerelerin yeniden başladığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Akıncı, bugüne dek yapılan müzakereler içerisinde en yoğununun son iki yıldaki müzakereler olduğunu ifade ederek ilk yılda yönetim, ekonomi, AB’de gelişme ve ilerlemeler sağlandığını ancak son yılda Güney Kıbrıs'taki seçimlerin Rum tarafını çözümden uzaklaştırdığını vurguladı.
İsviçre'de yapılan müzakerelere de değinen Akıncı, bu müzakerelerin Kıbrıs Türk tarafının gayretleri sonucu gerçekleştiği ve bu sürece Rum tarafının ayak direyerek katıldığını anlatı.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Akıncı, Londra Olimpiyatları’nda Türkiye adına 100 metre finali koşma başarısı gösteren GAÜ öğrencisi Yiğitcan Hekimoğlu'na plaket sundu.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından Mayıs 2015'te yeniden başlatılan müzakereler kapsamında temmuz ayında İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yapılan Kıbrıs Konferansı'ndan sonuç çıkmamıştı.
Müzakereler, "Ekonomi", "Avrupa Birliği" , "Mülkiyet" , "Yönetim-Güç Paylaşımı" , "Toprak" ile "Güvenlik ve Garantiler " olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.