Karayılan; Biz hala buradayız

Terör örgütü PKK'nın yöneticilerinden Murat Karayılan, Kürtlerin barıştan yana olduğunu belirtirken,"Ama şu şöyle anlaşılmamalı; sanki biz yelkenleri indirmişiz ne olursa olsun barış diyoruz. Hayır. Bizim gücümüz var. Eğer biz savaşmak isteseydik bu sürece başlamazdık. Çünkü pozisyonumuz iyiydi. Yani savaşın gelişme koşulları Türkiye'de vardı. Ama bu Türkiye'yi tahrip ederdi. Bu Türkiye'yi çok zorlardı. Elbette ki Kürtleri de zorlardı" dedi.

ANF'ye göre, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karayılan, AK Parti'nin her şeyi kendince yapmak istediğini, kendi etkisinde, kendi denetiminde, kendisinin götürmek istediğini belirterek, "Sorunun iki tarafı varsa her iki tarafın da inisiyatif sahibi olması gerekiyor, her iki tarafında kendi projesi çerçevesinde bir çaba ve siyasal açılım yapması gerekiyor. Ama AKP bu süreci böyle yönlendirmeye çalışırken, öbür tarafı bir biçimde yedeklemeyi esas alan bir tarzla yaklaşıyor ki, bu kabul edilemez. Kimse kimsenin yedeği olamaz. Bu sorunun çözümünde rol oynaması gereken bütün bileşenlerin gereken rolü oynaması için onların da kolaylık göstermesi gerekiyor" dedi.

"BAŞKANLIK SİTEMİMİ İLE ÇÖZÜM AYNI KEFEYE KONULMASIN"

Çözüm süreciyle ilişkilendirilen başkanlık tartışmalarını eleştiren Karayılan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Biz esasında Kürt sorununun çok acil bir şekilde çözümünü dayatan bir sorun olduğunu, Türkiye'nin bu sorunu artık çözmesi gerektiğini, başkanlık ve sistem konusundaki tartışmalarla aynı kefeye konulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Yani biz Kürt sorununun çözümü ile Türkiye'deki sistemin parlamenter mibaşkanlık mı olsun noktasında, aynı kapsam içerisinde ele alınmasının beraberinde bazı sorunlar yaratacağını düşünmekteyiz. Bizim tercihimiz bu değildir. Bunu açıklıkla belirteyim. Ama Türkiye yeniden yapılanırken "çünkü Türkiye'nin yeniden yapılanmasından bahsediyoruz, değil mi' o zaman tartışmak lazım. Tek bir pencereden bakmak değil. Parlamentarizm var, bunun dışında başka bir yol yok biçimindeki bir yaklaşımı dar buluyoruz. Yani alternatifleri tartışmak gerekir. Bunu gerekli de görüyoruz. Bu kapsamda Türkiye'yi demokratikleştirecek modeli yine toplumun iradesi ve kararıyla bulmak gerekiyor diye düşünüyoruz. Bu anlamda biz "peşinen başkanlık sistemine karşı değiliz" derken kastımız budur, yani tartışılabilir. Fakat biz esasında şundan yanayız; Kürt sorununu ayrı ele almak lazım. Doğru, Türkiye'nin sistem sorununu demokratikleşme kapsamında tartışmak gerekiyor. Ama aynı kefeye koyup da kefeyi ağırlaştırma, sorununun çözümünü de ağırlaştırabilir. Bu kaygıyı yaşıyoruz. Ama sorun acil bir sorundur, ciddi bir sorundur, kendisini dayatan bir sorundur. Bu açıdan ikisini aynı şeyde ele almak biraz ağırlaştırır düşüncesindeyiz."

"HÜKÜMET ÇOK RAHAT YAPABİLİR"

Karayılan, "Kürt sorununda silahlar tamamen devre dışı kalacak bir süreç başladı" derken, "Bunu Apo başlattı ve biz de kararlı bir şekilde uyguluyoruz. Ne yapılacak o zaman siyaset yapılacak tutuklu bir siyasetçinin bırakılması gerekmez mi? Herkes biliyor ki KCK tutukluları ömründe hiçbir illegal şeye bulaşmamış, bir bıçak bile taşımamış insanlar salt siyaset yaptıkları için bugün içerdedirler. Bunun gibi örnekler yol temizliği olabilirdi. Yine tırnak içerisinde "Terörle Mücadele Yasası' özünde Kürdistan'da sıkıyönetimdir. Sıkıyönetim yasasıdır. Yani madem yeni bir dönem başlatmak istiyorsak bunun kaldırılması gerekmez miydi? Gerekiyor tabi. Bunları hükümet çok rahat yapabilir. Mesela bunu yapsa bizde de toplumumuzda da güven oluşur. Biz de daha cesaretli adımlar atarız" diye konuştu.

"YELKENLERİ İNDİRMEDİK"

Kürtlerin barıştan yana olduğunu dile getiren Karayılan, şöyle konuştu:

"Ama şu şöyle anlaşılmamalı; sanki biz yelkenleri indirmişiz ne olursa olsun barış diyoruz. Hayır. Bizim gücümüz var. Eğer biz savaşmak isteseydik bu sürece başlamazdık. Çünkü pozisyonumuz iyiydi. Yani Ortadoğu'daki konjoktürel durum lehimizeydi. Bizi destekleyecek devletler vardı. Güçlerimiz her yerde mevzilenmişti. Geçen yıl epey bir mesafe aldılar. Yani savaşın gelişme koşulları Türkiye'de vardı. Ama bu Türkiye'yi tahrip ederdi. Bu Türkiye'yi çok zorlardı. Elbette ki Kürtleri de zorlardı. Fakat bu noktada 2012'nin kasım ayında Önderliğimiz mektup yolladı. Hükümet de buna olumlu bir cevap verdi. Bu da önemli bir şey tüm Türkiye toplumu buna iknadır. Bu sürecin bu temelde başladı kararlıca götürmek gerekiyor. Ama belli ki AKP bu noktada netleşmemiş diye düşünüyorum. Ama ben bu konuda Başbakanın gücünün olduğuna inanıyorum. Yürütebilir yani."

"DEĞİŞİK MÜDAHALELER OLABİLİR"

Sürecin riskli olduğunu anlatan Karayılan, "Şu anda riskli bir süreçteyiz. Yani değişik biçimlerde, değişik müdahaleler olabilir. Bu Türkiye için yani AKP hükümeti açısından da bir ölçüde de böyledir. Onlar açısından da böyledir. Risk var tabi. Ben bunun için şunu söylüyorum; her iki tarafın kararlı davranması gerekir. Kararlı davranırsa Türkiye'nin ve Kürt halkının çıkarlarına uygun bir çözüm süreci kesinleşir. Biz kendi açımızdan bu konuda teminat verebiliriz. Bu konuda ne olursa olsun kesinlikle yürüyeceğiz, aynı şeyi tabi Türk tarafından da gelişmesi gerekir. Eğer Türk devleti ve hükümeti bu konuda hem kendi içerisinden gelecek tazyiklere, hem de dıştan gelecek tazyiklere kararlı davranırsa ben bu provokatif çeşitli biçimlerde gelebilecek hamleleri boşa çıkarabileceğimize inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.