Kabataş yalan çıktı bu gazeteyi unutmayın

Önce “Camide rakı içtiler” sonra Kabataş'ta “başörtülü bacılarımıza saldırdılar” dediler. Görüntüler kaç Cuma geçti  bilinmez ama “Cuma günü açıklayacağız” dediler. Türkiye günlerce bu iddiayı konuştu. ama, kamuoyu o görüntüleri bir türlü göremedi. Ve o görüntüler bugün ortaya çıktı. Görüntülerde başörtülü kadına yönelik hiçbir saldırı görünmüyor.

Ama bakın kim ne demişti?

İSMET BERKAN: “TÜRBANLI KADININ DÖVÜLME GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEDİM”
CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan "Aykırı Sorular", gazeteci yazar İsmet Berkan’ı konuk etti.
6 Şubat gecesi yayınlanan programda Berkan Kabataş'taki "türbanlı kadına saldırı" görüntüleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Enver Aysever, Gezi sürecinde türbanlı bir kadına şiddet uygulandığı iddia edilen görüntüleri gördüğünü söyleyen Berkan’a bu sözlerini hatırlattı.

Gazeteci İsmet Berkan, Beşiktaş İskelesinde, kucağında çocuklu bir kadının şiddet gördüğünü ve bu görüntüleri savcılıkta başkalarının da izlediğini ifade etti.

Berkan şunları söyledi: “Bu görüntüler savcının elinde. Görüntü şuydu. Kabataş iskelesinde uzaktan çekilmiş bir güvenlik kamerası görüntüsüydü. Kaynağını söylemek doğru değil. Benim çok ilgilendiğim ve önemsediğim bir konu değil bu. Bir kalabalığın arasında kucağında bebeğiyle tacize uğradığını söylüyordu, zannediyorum CHP o sırada Üsküdar’da mitingini bitirmiş ve Taksim’e gidiyor. Kadın o kalabalığın arasına giriyor, çocuk arabasının devrildiği görüyor. Ailenin bu görüntünün paylaşılmaması için gayret içerisinde, Başbakan’ın bir toplantıda bunu paylaşmasından da aile rahatsız. Gazeteci İsmet Berkan görüntüleri yalnızca kendisinin görmediğini savcılığa onlarca insanın çağırılıp izletildiğini söyledi. “Onlarca insan savcılığa davet edildi ve gösterildi bu görüntüler.”

\"\"YANDAŞ BASINI DA UNUTMAYIN

13 Haziran 2013 tarihli Star gazetesi manşetten vermişti o “haberi...”

Başbakan Erdoğan'ın 'Yerlerde sürüklediler' dediği kadın Star'dan Elif Çakır'a “herşeyi anlatmıştı.
Haberde şöyle diyordu:

-“Bir taraftan ‘Bu üllkenin gerçek sahibi biziz, anladınız mı ulan’ diye bağırıyorlar, bir taraftan tekmeliyorlardı. ‘Kutsal başörtüsüymüş, görün bakalım kutsalı, size neler yapacağız’ diyerek aklınızın bile almayacağı şekilde küfrettiler, vurdular, vurdular...”

-Tam bir haftadır kalbimin üzerinde bir ağrıyla yaşıyorum ve her geçen gün o ağrının şiddetiyle yüreğim biraz daha sıkıştığını hissediyorum.
-Günlerdir olur olmaz yerde kusuyorum. Kusuyorum, kusuyorum, kusuyorum ama bir türlü içimdeki o lanet olası şey çıkmıyor.

-En olmadık yerlerde ağlamaya başlıyorum ‘niye ağlıyorsun? dedikleri anda boğazıma kocaman bir yumru gelip tıkandığını hissediyorum.

-Günlerdir elimde tuttuğum bir fotoğraf karesiyle izliyorum, televizyonlardaki Gezi Parkı eylemcilerinin ‘masumiyetini’ anlatan haberlerini.

-Esprili çocuklarmış! Çevre duyarlılığıymış! Yaşam tarzına müdahaleymiş! Erdoğan diktatörmüş! AK Parti demokrasi konusunda samimi değilmiş! Elimde 25 yaşında bakmaya kıyamayacağınız kadar masum, gencecik bir anne ve altı aylık bebeğinin fotoğrafıyla izliyorum olan biteni.

Ve geceleri bir albasması gibi çöküyor üzerime, bağırıyorum bağırıyorum ama kimsecikler duymuyor, sonra sesimin çıkmadığını çıkamadığını fark ediyorum.

Yüreğimdeki o sıkışmışlık hissiyle, çaresizlik hissiyle günlerdir elimdeki o fotoğraf karesini o annenin ve bebeğinin yaşadıklarını herkesin hepinizin gözünün içine sokup ‘Bu mu masumluğunuz? diyerek avazım çıktığı kadar bağırmak istedim... Ama sustum. Hepimiz sustuk. Ben ve olayı bilen bütün arkadaşlarımız tek kelime etmeden sustuk.
Soru sormaya utandım”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.